logo

reklam

SAVAŞ, GÜNDEME DAİR KONUŞTU

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Hrt’de yayınlanan ve Erkan Şirin’in sunduğu ‘Gündeme Dair’ adlı programda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Savaş’ın ilk açıklaması Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili oldu.

Türkiye Kendi Geleceğini Seçeceği Önemli Bir Seçime Giriyor

Başkan Savaş yaptığı açıklamada, “Seçim yaklaştıkça Sayın Muharrem İnce daha rahat ve gelecekle ilgili umut veren mesajlar veriyor. Sayın Recep Tayyip Erdoğan ise daha telaşlı ve 24 Haziran’ın gerginliğini yaşıyor. Seçimlerimiz bu ülkeyi rahatlatan sonuçları doğuracaktır. Siyasi partiler düşman kampları değildir. Sadece bu ülkeye daha iyi hizmet vermek için çalışan yarışmacı gruplardır. Bu grupların liderleri vardır. Bu liderlerin 24 Haziran akşamı tüm vatandaşları rahatlatacak ve gerilimi tırmandırmayacak bir tavır sergilemesi lazım” dedi. Konuşmanın devamında, sunucu Erkan Şirin, Başkan Savaş’a,  Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin, “Ben kazanırsam tüm Türkiye kazanacak” sözlerini sordu. Başkan Savaş bu soru üzerine, “Sayın İnce’yle birbirimize benziyoruz. Siyaset tüm toplum için yapılır. Siyaset sadece partidaşların için yapılmaz. Türkiye kendi geleceğini seçeceği önemli bir seçime giriyor. Sonuç ne olursa olsun Türkiye kazansın. Sayın İnce Tüm Türkiye’nin gönlünü kazandı. Her mitinginde toplumların umudu olmaya devam ediyor. Görünen o ki Muharrem İnce seçimde ipi göğüsleyecek. Artan bir sinerjiyle çalışmalarına devam ediyor. Sayın İnce kadrosunu donanımlı, deneyimli, devlet terbiyesi olan, ruhunu kinle, intikam duygularıyla bezemeyen kişilerden seçecektir. Türkiye’de her ferdin, her görüşün, her rengin kucaklanmaya ihtiyacı var” açıklamalarında bulundu.

Hatay’da Millet İttifakı Seçimi Önde Tamamlayacak

Hatay’da oluşacak seçim tablosuna ilişkin de tahminlerini paylaşan Başkan Savaş, Millet İttifakı’nın Cumhur İttifakı’ndan  %10 oranında fazla oy almasını beklediğini ifade etti. Başkan Savaş, HDP’nin ise baraj sorunu olmadığının altını çizdi.

CHP’deki vizyon değişikliğini de değerlendiren Lütfü Savaş, iktidar partisinin metal yorgunluğu yaşadığını ve bununla beraber Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin daha fazla sorumluluk aldığını belirtti.

Lütfü Savaş, Türkiye’nin son 16 yılını da açık yüreklilikle değerlendirdi. Özellikle dış politika konusunda yanlış adımlar atıldığını ifade eden Başkan Savaş, “İktidarın ilk yıllarındaki bazı yöneticileri dış politika konusunda başarılıydı. Ancak geçen süre zarfında bunların tamamı ya emekli edildi ya da partiye küstürüldü. Bundan dolayı şu an özellikle komşularımız ile olan negatif durum ortada. İç işlerimizde vatandaşlarımız hep ‘acaba bugün işime rahat gidebilecek miyim, yoksa cezaevinde mi olurum’ diye düşünmeye başladılar. Bunlar bizim 16 yıl önce hayal etmediğimiz durumlardı. 24 Haziran günü vatandaşlarımız bunları düşünerek sandık başına gidecek” dedi.

“Önemli Olan, Sosyal Barışı Sağlamak”

Bundan sonraki cumhurbaşkanına ve hükümet temsilcilerine büyük görevler düştüğünü de belirten Lütfü Savaş, özellikle sosyal barışı sağlamak, diğer devletlerin Türkiye üzerindeki emellerine izin vermemek ve ekonomik refahı arttırmak konularında kararlı adımlar atmalı. Bunlarla beraber yargı ve eğitim sisteminde de reformlar yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Başkan Savaş, seçim güveliği ile ilgili düşüncelerini de paylaştı ve bu konuda müşahit ve sandık başkanlarına önemli sorumluluk düştüğünü ifade etti. Bazı mahalle muhtarlarına elden para verilerek oy istendiği duyumlarını da aldığını aynı zamanda bazı işverenlerin işçilerine oy baskısı yaptığını ve attıkları oyun fotoğrafını çekip göstermeleri istendiğini de açıklayan Lütfü Savaş, “Bırakın kim hangi partiye ve adaya oy vermek istiyorsa ona versin. Verilen oylar insanın kendisiyle Allah arasındadır. Bunları duyduğuma çok üzüldüm. Demek ki iktidar için işler iyi gitmiyor” ifadelerine yer verdi.

“Misafirler, Ülkemizin Yöneticileri Seçmemelidir”

Başbakan Binali Yıldırım’ın, 24 Haziran seçimlerinde 30 bin Suriyelilerin oy kullanacağı açıklamasını değerlendiren Başkan Savaş, “Misafirler, ülkemizin yöneticileri seçmemelidir” dedi.

Başkan Savaş sözlerinin devamında; “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.  Bizim başımıza savaş hadisesi gelseydi, değil başka ülkede oy kullanmak yaşayamazdık. Türk milleti kendi coğrafyasında savunmasını yapan ve kanının son damlasına kadar vatanı için mücadele eden insandır. Bu nedenle ben hep şunu söylüyorum, bizim başımıza böyle bir şey gelseydi bizi hiç kimse kabul etmezdi. Çünkü 2 tane Türk bir araya gelse, orada devlet kurmaya kalkar, bundan diğer ülkeler korkuyor. Biz Türk milleti olarak tabi ki mazlumun yanında olacağız. Ancak bunlar misafirdir, misafir statüsünde kalmaları gerekiyor. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını ve hükümetini seçiyoruz. Ortadoğu’da bir devlet hükümetini seçmiyoruz. Burada kendi milletimize, kendi halkımıza inanmakla mükellefiz.” açıklamalarında bulundu.

HBB Başkanı, konuk olduğu tv programında ülke ekonomisini de değerlendirerek,”

“İktidar, CHP seçimi kazanırsa yokluk, yağ eksikliği, şeker kuyruğu diye anlatıyor ama şuan zaten ekonomik tablo çok kötü. İktidara kim gelirse gelsin, ortalama 4-5 yıl Türkiye Cumhuriyetinde kemer sıkılacaktır. Çünkü 16 yıllık hükümette, yaklaşık 80 yıllık hükümet zamanından çok daha fazla para harcandı. Bu paranın harcanmasına karşılık ortaya bir tablo konulması gerekiyordu. Açılan fabrikalar, inovasyonlar, proje çalışmaları, Nobel ödüllü bilim adamları, Ar-ge çalışmaları, gayri safi milli hasılaya getiriler, alınan patentler, endüstriyel kazanımlar gibi başarılar sağlayarak bu harcama yapılsaydı hoş görülürdü. Ancak tüm dünyanın bilgisayar ağıyla donatıldığı bu dönemde, hastaların %80’ine robotlar tarafından bakılacağı teknolojiden, yenilebilir enerjide doruk noktaya erişmekten bahsediliyor, biz daha endüstride 2,5’u zor yakalamış durumdayız. Yol, köprü, ev yani betonarme üretmişiz, tüketim toplumu olmuşuz.  Bilgisayar çağının ortalarında, bir tarafta endüstri 4.0, diğer taraftan Türkiye’de ise 2,5. Ekonomiyi geliştirmeye yönelik, maddi getirisi olan işler yapmamız lazım.  16 yılda, dünya çapında yer alabilecek bir markamız olmamış. Bundan 20-25 yıl önce Güney Kore ile aynı kategorideydik. Şuan ise Güney Kore’nin çok önemli lokomotif ürünleri var. Dünya çapında yer alan Samsung ve Hyundai gibi önemli markaları var. Bizim bir markamız yok. Elektronik sistemde makine sanayide hep dışarıdan devşirme iş yapıyor veya direk getirip distribütörlük yapıyoruz. Cumhuriyet döneminin son 16 yıllık döneminde 3 kat fazla harcamaya göre hiçbir kazanım sağlamamışız. “ ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi

Share
133 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+4 = ?