logo

reklam
14 Şubat 2017

PHOOLAN DEVİ, BANDİT QUEN OF İNDİA(1*)

 

‘’Doğduğumda bir köpekten daha değersizdim, şimdi bir kraliçeyim. Çoktan ölmüş olmalıydım, ama hala canlıyım.

Tanıklığım, benimki gibi bir yaşamın bir daha asla yinelenmemesi için yeryüzündeki tüm yoksullara ve ezilmişlere uzanan bir el olsun…’’ Phoolan Devi 1996 yılında, kendi anlatım ve sözlerinden yazıya dökülen otobiyografinde böyle diyor gerçek adı:Bandit Queen

Bu hafta Hindistan’ın en ilgi çekici karakterlerinden birini, Hindistan’ın Haydutlar kraliçesi, Phoolan Devi’yi anlatacağım sizlere.

Phoolan Devi, 10 Ağustos 1963’te Hindistan’ın kırsal kesiminde Uttar Pradesh eyaletinin Jalaun bölgesinde, Mallaah kastindan (en alt kastlardan biri)(2*) çok fakır bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Fakir bir anne ve babanın 4 çocuğundan biridir. Sadece o ve büyük kız kardeşi hayatta kalır.

Phoolan ailesinin yarım hektar’dan küçük bir arazisi vardır ve üzerinde bir Hindistan’a özgü bir Neem ağacı vardır. Phoolan’nın babası bu ağaçtan topladığı meyveleri ile ailesini geçindiriyor ve yine bundan para biriktirip kızları için başlık parası biriktirmeyi umuyor.(Hindistan’da başlık parası var ve bunu kız tarafı ödüyor. Yine düğün masraflarının büyük kısmını da kız tarafı karşılıyor. Bu şehirlerde ve eğitimli insanlar arasında artık daha az uygulanıyor, ancak köylerde geçmişte de, bugün de çok katı bir şekilde uygulanıyor.)

Phoolan 11 yaşında iken büyük annesi ve büyük babası ölüyor. Ailenin reisliği babasının büyük kardeşine kalıyor. Ohoolan Devi otobiyografisinde amcasının kendisini, kız kardeşini ve annesini dövdüğünü yazıyor. Yine amcasının maya Din adında bir oğlu vardır. Maya Din tarlalarındaki Neem ağacının yerine daha çok gelir getireceğini düşündüğü ekinler ekmek için kesiyor. Phoolan’ın babası zayıf bir karşı çıkış sergiliyor, ancak Phoolan açıkça kendisinden yaşça büyük kuzenine karşı çıkıyor. Kendisini tarladan çıkması içöin zorladıklarında ise, büyük kızkardeşi ile birlikte tarlada oturarark bu durumu protesto ediyor. Phoolan’dan kurtulmak için amcası ona bir eş buluyor. Bu kişi kendisinden 20 yaş büyük olan birisidir ve birkaç saatlik mesafede yaşamaktadır.

Phoolan Devi defalarca koca evinden kaçıyor ve her defasında ailesi kocasına geri gönderiliyor ve kocası tarafından cezalandırılıyor. Phoolan otobiyografisinde kocasının tecavüzüne uğradığını anlatır.

Evlilikten 3 yıl sonra, 1977’de, Phoolan’ın kocası ailesinden onu geri almasını ister ve phoolan baba evine döner. Bir kadının kocasından ayrılması Hindistan’da büyük bir tabudur ve Phoolan toplumdan dışlanır.

Ancak, Phoolan Devi’nin şiddet ve tecavüzden kaçarak baba evine dönüşü kimseyi mutlu etmeyecekti. Kocasız kalmış bir kadın, hem de çocuk kadın büyük bir uğursuzluk ve yüz karasıydı. Üstelik de nehirde çıplak yıkandığına dair söylentiler çıkmıştır. Asiydi, öfkeliydi ve pervasızdı. Yoksulluklarına, haklarının yenmesine isyan ediyor, baş kaldırıyor, gerektiğinde üst kasttan insanlara kafa tutuyordu. Yaptığı işlerin parasını alamayan ailesinden bir tek o hakları için korkusuzca mücadele ediyordu.

En çok üzüldüğü de babasının ait olduğu kast yüzünden hakkını aramaması, sessizce, her türlü aşağılanmaya razı olmasıydı. Bir yandan da kocasız olduğu için köyün erkeklerinin hedefindeydi.

Uğradığı tecavüzün hesabini sormaya kalkıştığı, susup kabullenmediği için de çok suçluydu, kötü bir kadındı. Bu başkaldırıları, üst kastların haksızlıkları karşısındaki tavırları, hak arayışları, öfke ve asiliği köyün ileri gelenlerini bıktırdı. Köyün kuyusundan su alması bile şikâyet konusu oldu, o uğursuzdu.

Toprak yüzünden çatışmalı oldukları, babasının toprağını çalmakla suçladığı amcaoğlu tarafından hırsızlıkla suçlanarak tutuklandı. Tutukluluğu sırasında da sürekli dayak yedi ve tecavüze uğradı.

‘’Dakoit/ haydut’’lukla suçlandı. Bir kez daha yoksulluğun, cahil bırakılmış olmanın acısı ile öfke, isyan ve korku ile doldu. Kızlar, oldukça yaygın olan tecavüz karşısında susup oturmalı, bunu kendi utançları olarak saklamalıydı. Oysa o şikayet etme cüretini gösterdi.

Yirmi yaşları civarında bir haydut çetesi tarafından kaçırıldı. Devi, çete reisinin sürekli taciz ve istismarına uğradı. Daha sonra çete reisini öldürerek, reisin yerini alan kendi kastından Mallah Vikram’la sevgili oldu.

İlk defa ailesi dışında bir insandan ilgi ve koruma gördü, zor oldu ama ilk defa bir erkeğe güvendi. Birlikte ilk işlerinde biri de Devi’nin kocasının köyünü basmak oldu. İkisi bir arada, tren yollarını kestiler, üst kasttan evleri bastılar, rehineler alıp, adam kaçırdılar. Vikram eski çete üyesi iki haydut tarafından öldürülünce Devi, bağlanıp kaçırılarak ücra bir köy olan Behmai’de günlerce toplu tecavüz ve istismara terk edildi. Köyde çıplak gezdirilerek teşhir edildi. Vikram ölmüştü ve vahşetin içinde tek başınaydı.

Phoona Devi eski çete arkadaşlarının yardımı ile buradan kaçmayı başardı ve çeteye katıldı.

Artık aklında sadece intikam ve öfke vardı. Bir müddet sonra çete reisi olan Devi, 1981 yılında Behmai köyüne bu kez kendi isteği ile geldi. Omuzunda silahıyla köy halkına seslenerek Vikram’ı öldürüp kendisine yakalayan iki haydudu ve tecavüzcülerini vermelerini, yoksa hepsini öldüreceğinin söyledi. İstediği iki haydut ortaya çıkmayınca  da, dere boyuna götürüp, dizleri üzerine çöktürdüğü üst kasttan yirmi iki kişiyi öldürdü. Çevrede özellikle üst kastlardan zengin insanları hedef alındığı soygunlar yaptı.

Bu olaylar Phoolan Devi’nin ününe ün kattı. Hindistan’ın Dasyu Sundarı/ Güzel Haydut’u, alt sınıftan insanların kahramanıydı. Bulana ödüller konuldu, her yerde aranıyordu. Ancak alt kasttan köylüler onu seviyor ve koruyorlardı, yoksulların, hakkı yenilenlerin, hak arayamayanların kahramanı ve başkaldırısı olmuştu. Dört yıl dağlarda, çetesi ile birlikte kanun kaçağı olarak yaşadı.

İndira Gandhi hükümeti barışçıl bir çözüm için devi’yi bir yıl süren, gizli görüşme ve pazarlıklar sonucu teslim almayı ikna etti. Phoolan Devi’nin teslim şartlarına göre; kendisi ve adamları asılmayacak, hiç birine kelepçe takılmayacak, adamları sekiz yıldan uzun hapis yatmayacak ve erkek kardeşine iş, babasına hakkı olan toprakları verilecekti.

1983 yılında soğuk bir Şubat akşamı, sekiz- on bine yakın hayranı tarafından bir kalabalıkta, on iki kişilik çetesi ile birlikte teslim oldu.

Haki asker giysileri, başında kırmızı bandanası vardı. Silahlarını sadece MAHATMA GANDHİ ve Tanrıça DURGA’nin resmi önüne teslim edeceği şartını koymuştu.

Tüfeğini, fişekliğini ve zorla ikna edilerek bıçağını teslim etti. ‘’Çürüme’’ olarak hatırladığı cezaevi yıllarında yazar Mala Sen ile tanıştı. Mala Sen’in ‘’HAYDUT KRALİÇE’’ kitabı daha sonra 1990 yılında filme çekildi ve Phoona Devi dünya çapında ün yapıp meşhur oldu.

Oysa Devi, kendi hakkında yapılan bu filmi hiç beğenmemişti. Filmde kendi kararları ile hareket edemeyen ve sürekli tecavüze uğrayan bir kurban olarak gösterildiğinden şikayet etti. Kadınların kurban olarak gösterilmesine, üst kastlara ait erkeklerin; alt kast kadınlarını kendi malları, taciz ve tecavüzü de hakları olarak görmelerine dikkat çekti.

Phoona Devi, hem bedenen hem ruhen çok acı çekmiş, tacize, tecavüze uğramış ancak ömrü de bunun öfke ve başkaldırısı ile geçmişti. ‘’KURBAN’’ olmayı hiç kabullenmedi.

Otuzun üzerinde suçla tutuklanmıştı, ancak hiç mahkeme önüne çıkarılmadı ve on bir yıl hapiste yattı. Diğer çete üyeleri sekiz yılda serbest kalmışlardı. Sonunda 1994 yılında hakkındaki suçlamalar düşürüldü ve affedilerek cezaevinden çıktı.

Affından iki yıl sonra aşağı kast ve azınlıklardan destek gören Samajwadi Partisi’ne katıldı.

Evlendi, kendini eğitti ve politikacı oldu. 1996 yılında parlamentoya girdi. Bir sonraki seçimlerde kaybettiyse de 1999 yılında seçimleri tekrar kazanarak Parlamentoya geri döndü.

Teslim olana kadar hiç fotoğrafı olmamıştı. Hindistan’ı sarsan bu haydut, görenleri şaşırtan, minicik bir kadındı. Otobiyografisinde ki son söz bölümünde, ‘’ Sadece saygı görmek’’, ‘’Phoolan Devi bir insandır demelerini istedim’’ diyor. Bulabildiği tek yol kanun dışı ve şiddet de olsa o kendi insanlığından hiç vazgeçmedi.

Hapisten çıktığında onu yepyeni, çok değişik bir hayat bekliyordu. O güne kadar bir din kitap olan Ramayana dışında tek bir kitap bile görmemiş olan Phoolan Devi’nin sözleri ile kendi hayatının kitabı yazıldı:

‘’Aynı insan olmaktan çıktım. Yeryüzünün ırmak ucunda bittiğini ve güneşin su içinde boğulduğunu sanan korkmuş küçük bir kız çocuğu değilim artık. Durga gibi hayatta kalmak için ormanda vahşice savaşan yabani bir hayvan değilim.

Yüreğimde intikam duygusu yok artık.’’

KRALİÇE ÖLDÜ!

Phoolan Devi’nin 2001’de evinin önünde üç maskeli adam tarafından vurularak öldürülmesini böyle duyurdu dünya basını. Cinayetten suçlanan üç kişi, Behmai katliamının intikamını aldıklarını iddia ediyordu. Ancak kimilerine göre asıl neden Phoolan Devi Hindistan’ın kadım kast sistemine meydan okumasıydı.

Phoolan Devi Hindistan’nın acımasız kast sistemi içinde en alt kastlardan birinden gelen bir kadın olarak 38 yıllık ömrüne çok şey sığdırdı. Alt kastlar için Hindistan’ın Robin Hood’uydu. Üst kastlar içinse sosyal düzene kast eden bir toplum düşmanı.

Bu çalışmayı tamamlarken tüm zamanlarımın en büyük duygusunu yaşadığım Phoolan Devi’nin şu sözleri oldu: ‘’ Phoolan Devi bir insandır demelerini istedim, sadece saygı görmek istedim’’. Şaşırmayın gözlerim doldu ağladım bu kadın için. İnsan olduğu için. Kocaman yüreği için.  Hemcinsim  olduğu için…

Phoolan Devi’nin

Önünde saygıyla eğiliyorum.

ÜMİT SAĞALTICI

Phoolan Devi: Çiçek gibi, çiçek tanrıçası

Kast sistemi: Hindistan’ın ve Afrika’nın bazı bölgelerinde günümüzde de uygulanan bir sistemdir. Sınıf ayrılıklarına dayanır.

Eş ve iş seçimi: Kast sistemine grup içinde evlenmeler (endogami= akraba evliliği gibi) söz konusudur. Kimin hangi mesleği yapacağını kast sistemi belirler. Birlikte yeme- İçme Hindistan’da önceden insanların hep birlikte yemek yemeleri yasaktı.

Kast sisteminde sınıflandırma zenginlik ya da fakirlik durumuna göre yapılmaz. Ritüel saflık ve meslek durumları ölçütlerdir. Sınıflandırma Hinduizm inançlarından kaynaklanmaktadır.

Kaynaklar:

Amargi – Feminist Dergi, Gülden Tereske

Viva Hiba- Özgür Akbulut.

Sinema. Com.

 

Share
795 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+7 = ?