logo

reklam

PARALEL


Hüsamettin Kazan
deneme18@hotmail.com

 

PARALEL

Paralel: matematiksel bir ‘’kavram…’’  ‘’Aynı yönde çizilen, iki doğru’’ anlamında kullanılır.

 

 

Şekil yukarıdaki gibidir. ‘’Aynı yönde giderler’’ ve ‘’hiç bir zaman kesişmezler’’.

‘’Paralel devlet yapısı’’  (PDY)   ‘’siyasi bir kavram’’ olarak kullanılmaktadır.   Matematiksel kavram ile ‘’bazı yönleri benzer’’ olsa da;  matematiksel kavramdan ‘’çok farklı yönleri’’ de var.

Devlet örgütlenmesinde, ‘’paralelin’’ olması, iki anlama gelebilir. Birinci anlamı; ‘’iki devletin olması’’ demektir. Aynı coğrafyada ve aynı insanlarla iki devletin olması anlamındadır. Ki bu da mümkün değildir. İkinci anlamı ise devlet gücünün ikiye bölünmesi demektir. Devletin kurumlarına ‘’sızıp’’ ‘’anayasal devletten başka’’ ‘’yeni bir güç odağı haline gelip’’ ‘’devletin gücünü yasal zeminde kullanıp’’  ‘’farklı amaçlar’’ için çalışmaktır.  Duruma uygun olan açıklama da budur.

Yalçın Küçük’ün  ‘’Devlette paralel olmaz.’’ sözü ile kasıttı,  daha önce birinci anlamda kullanılan kavramın yanlış olduğudur. İkinci anlam itibariyle; durum ‘’somuttur’’.  Özetle anlatılmak istenen devlet gücünün farklı merkezler arasında bölünmesidir.

Devletin üç gücü vardır: ‘’Yasama, yürütme, yargı.’’   Bütün bu güçler, ‘’devletin ana amaçları doğrultusunda’’ ‘’yasalarla kombine edilmiştir’’.   Bu güçleri kendilerinde toplayan bütün yapılara ise derin yapıdır veya derin yapılar denir.

Bu yapıların; kendi yasaları, yürütme organları ve yargı mekanizmaları olabileceği gibi; devletin kurumlarına sızıp yasama, yürütme, yargı kurumlarını kendi amaçları doğrultusunda kullanabilmektedirler.

Daha önceki adı ‘’derin devlettir’’. Şimdiki adı ‘’paralel devlet yapısıdır’’. ‘’Derin devlet’’ veya  ‘’paralel devlet yapısı da’’ ‘’yasa dışı, halk karşıtı, çıkar eksenli yapılanmalardır. Kendilerine göre yasaları, kendilerine göre yürütmeleri, kendilerine göre cezaları vardır.

‘’Yasal süreçleri kullanarak’’, ‘’yasadışı amaçlar için’’ hareket etmişlerdir.  Sağdan, soldan, ortadan, yandan; çeşitli din ve mezhepten kişileri kullanmak ile beraber;  gerektiğinde kendilerine ‘’hizmet etmeyen’’  veya ‘’hizmeti bırakan’’ veya ‘’karşıt gördükleri’’  her insanı da cezalandırmaktadırlar.  Bu yapıların bulunduğu her olay ‘’karanlıkta kalmakta’’  ‘’faili meçhul’’  olarak tarihimizde yer almaktadır.

Neden? ‘’Emperyalizmin amaçları ve ekonomik rantlar yüzünden soldurulan insanlar…  Mağdur edilen insanlık…

Özellikle yurt dışındaki ‘’küresel aktörlerin’’ finanse ettiği bu yapılar ‘’küresel aktörlerin amaçlarına hizmet ederler.’’

Ülkemizin her tarafını sarmış sarmalamış bu tür örgütlenmelerin ilimizi ve özelliklede ilçemizi ‘’PAS’’ geçmesi düşünülmez. ‘’Ranta’’ bu kadar açık, ‘’stratejik’’ böyle bir ilçenin bu yapılar tarafından görülmemesi imkânsız olsa gerek.

Eski adı ‘’derin devlet’’ olan bu yapı her zaman bu coğrafyadaydı ‘’galiba’’. Örnek: ‘’Jitem kurucularından Veli KÜÇÜK  1970’li  yıllarda Samandağ ve civar ilçelerde   bulunmuştu. Kaynak olarak kullandığım Hürriyet Gazetesinin haberi özetle  şöyle:  Üsteğmen rütbesiyle Samandağ İlçesi’nde ‘’Çevlik Seyyar Karakolu’’ görevi yapıyordu. (‘’Şahlankaya’daki’’ metruk yerde.) Veli Küçük, sınırda kaçakçılık yapanlara karşı bir mücadele başlattı. Suriye sınırından kaçakçılık yapanlar, kendilerine göz açtırmayan üsteğmen Veli Küçük’ü kaza süsü vererek öldürmek istediler. Üsteğmen Veli Küçük, eşi ve 5 yaşındaki oğlu Cem’le birlikte Samandağ’da gezmeye çıktıkları bir sırada, birileri üzerlerine hızla otomobil sürdü. Eşi yara almadan kurtulurken, Veli Küçük’ün ayağı kırıldı, 5 yaşındaki oğlu Cem otomobil altında can verdi. Uzun süre hastanede yatan üsteğmen Küçük, kaçakçılara karşı başarılı çalışmalarından dolayı rütbe verilerek ödüllendirildi. Yüzbaşı olan Veli Küçük, Samandağ’dan alındı ve İskenderun İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı’na atandı.  (http://www.hurriyet.com.tr/olen-oglunu-unutamiyor-39008663)

‘’Solun kalesi’’ diye bildiğimiz  ayrıca ‘’kaçıkçıların geçiş noktasıymış’’.Veli Küçük;  ‘’Dink Cinayeti , Susurluk’’ gibi  bir çok politik olayda ismi geçmektedir. Türkiye onu ‘’kaçakçılık’’ ile mücadelesinden çok; ‘’derin yapıların’’ olduğu politik olaylarla tanıyor.

Yakın tarihte Tekebaşı Beldesi, Belediye eski başkanı İrfan Baklıkçı’nın Harbiye’de ‘’kaza sonucu ölmesi’’ de, Samandağ Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi (ESKKK) eski Başkanı İlhan Gülşen’in, kendisine ait bağ evi yakınlarında ‘’intihar etmesi’’ de çok  ‘’garip’’ gelen ölümlerdir.

İrfan Bey’i tanıyanların geneli ve yakınları da hiçbir zaman olayın ‘’kaza’’ olduğunu düşünmemiştir.

İlhan Bey de benim tanığım kadarı ile intihar edecek biri değildir. Ki intihar etmenin Samandağın doğasına aykırı bir durum olduğunu herkes bilir. Bölge inancına göre intihar etmek Allaha isyan etmek anlamına gelir ki; bölge inancının kırıntılarını taşıyan hiç kimse Allahın huzuruna çıkmadan son amelinin  isyan olması düşünülemez.(İlhan beyin bazı mesai arkadaşlarının, vefatından sonra da onu çok eleştirmelerini de anlamış değilim. İlhan beyin ölümünden sonra kooperatifte kötü giden her şeyin sorumlusunun merhum İlhan bey olduğu gibi söylemleri doğru bulmuyorum. Merhum ilhan beyin yeni yönetime sorunlu durumlar bıraktığı yönündeki söylemleri de doğru bulmuyorum. Zira ekip aynı ekip sadece başkanı değişti. Ayrıntılarda göremediğim bir durum mutlaka vardır. Ayrıntılar bana ulaşırsa onları da yazarım.)

Türkiye’nin her yerini kaplamış olan paralel yapının Samandağı teğet geçmesi beklemiyorum.Bu yapının liderinin 45 yıl boyunca  yanında bulunan Latif Erdoğan 8 Ağustos 2016’da bir televizyon programındaki  açıklamalarında; Yapının; Alevi din hizmetleri bölümünün olduğunu  ve Alevilerle ilgili çalışmanın  askeriye gibi özel hizmetler sınıfında olduğunu belirtmesi de; bu coğrafyada; bu yapının ciddi çalışmalar yapabileceğine ciddi kanıttır. Adı ‘’derin devlet’’ ya da ‘’paralel yapı’’ ; Samandağ’ında geçmişten beri çalışmalar yaptığını düşünüyorum.  Zannımca Derin yapı veya paralel her zaman buradalardı.

Not: bir önceki yazımda tarih hiçbir zaman insanlığın önüne çözemeyeceği sorunlar koymaz demiştim. Dış siyasetteki gelişmeler çok olumlu bundan kaynaklı içerde hızlı bir şekilde ekonomik hayat canlanabilir. Batılıların şimdiki hedefi ekonomik kriz ve uluslararası suçlar mahkemesi ile mevcut yönetimi yargılamak, şimdiki göstergeler bunun olmayacağı yönünde…

 

Share
686 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SURİYE Ülke Genelinde Durumlar Normal

    03 Ocak 2018 Köşe Yazıları

        İran İçişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Zulfikari ülke genelinde durumların gayet sakin olduğunu, son olarak bir kısım bölgelerde yaşanan kaosun yakın bir süre içinde sona ereceğini belirtti. İranlı yetkili Şura Meclisinin bir kısım göstericilerin şiddet ve kaos eylemlerinde bulunmalarıyla durumları yatıştırmak ve kontrole almak için etkin icraatlar aldığını ifade etti. Isfahan İl Emniyet Müdürü Yardımcısı Kahdreycan Kentinde bir polisin yakıldığı yönündeki haberlerin aslı gerçeği olmadığını belirtti. Teröristlerin İh...
  • KURAN KURSUNDA ÖRENCİLİK GÜNLERİM

    03 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Kuran’ı Kerim dersleri almak için Deniz Mahallesi halkından ve aynı mahallede yaşayan Hilal Hocanın yanına gönderdiler beni. Kurs yeri; Şimdiki Girne Caddesinin Tünel caddesiyle kesişme noktasından denize doğru 300metre mesafede sol yanda bir ara sokakta olup, Girne Caddesinden 100m. Solda bir yerde idi. Hocanın Edip, Süleyman ve Mehmet Selim adında üç erkek çocuğu var. Süleyman İlkokul 4. Sınıfına devam ediyordu. Diğerleri okula gitmiyordu. Süleyman, Okulda yaşadıklarını bizlere de yaşatıyordu. Örneğin; Öğretmenden dayak yese, birimize dayak a...
  • İÇ SAVAŞ HAZIRLIKLARI

    03 Ocak 2018 Köşe Yazıları

     Geçen haftaki yazımda; anayasanın nasıl askıya alındığını, yorum gerektirmeyecek derecede açık olan hükümlerinin nasıl yok sayıldığını elimden geldiğince izah etmiştim. Bu hafta da gündemdeki “iç savaş yasası” olarak nitelendirilen ve OHAL KHK’sı ile düzenlenen “ultra-mega” afa değineceğim. İçeriğinden ve ülkeyi nasıl bir duruma sokcağından çok, işin hukuki boyutunu anlatacağım. Yazmadan af müessesinin ülke tarihinde nasıl uygulandığını bir araştırayım dedim; bizden öncekiler nasıl uygulamışlar neler yapmışlar falan filan. Konuyu ele alan a...
  • 2018’E DAİR…!!!

    02 Ocak 2018 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Sevgili dostlar, Yeni bir yıla girdik...  Her seferinde olduğu gibi, yeni yılın güven, barış ve huzur dolu bir yıl olmasını elbette ki dileyeceğiz ancak, yarının karanlığını şimdiden haber eden, iç açıcı olmayan bir süreçten geçtiğimizi de görmezden gelemeyiz maalesef... Bunun için dayanışmamız şart... Dayanışma diyorum... Çünkü güven, barış ve huzuru tesis etmenin bana göre yegane yolu dayanışmadan geçiyor... Günümüz emperyalizminin, böylesi bir dayanışmayı tesis edememiş apolitik toplumları bölüp parçalayarak, esarete mahkum eder...