logo

reklam

ORTAK TEMENNİ, EŞİT VE DEMOKRATİK BİR ÜLKEDE YAŞAM

 

         

Samandağ CHP İlçe örgütü, Samandağ CHP Kadın Kolları ve Samandağ CHP Gençlik Kollarının ortaklaşa 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü dolayısıyla düzenlenen etkinlik geçtiğimiz hafta gerçekleşti. İlçede yoğun bir katılımın gözlendiği etkinlikte Panel, Tiyatro Gösterisi ve Müzik dinletisi yapıldı. hınca hınç dolu olan salonda Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve Silah arkadaşlarının anısına Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. etkinliğin sunumunu CHP Samandağ Basın Sorumlusu Şirin Kimyon yaparken ilk sözü CHP Samandağ Kadın Kolları Başkanı Yüksel Berber’e verdi.

Patron, Paşa,  Hoca Ve Koca Kuşatmaları Azalmış Değildir

CHP Samandağ Kadın Kolları Başkanı Yüksel Berber; “1857 de Newyork kentinde bir dokuma fabrikasında binlerce dokuma işçisi kadın. Uzun iş günü ve ucuz iş ücretlerini protesto etmek için greve gider. Bu emekçi kadınların yüzlercesi fabrikada çıkan yangında ölür. Kanla bastırılan bu tarihi günü 1910 da Klara zetkin in önerisi ile 8 Mart uluslararası emekçi kadınlar günü olarak ilan edilmiştir. Ve bu tarihten itibaren 8 Mart günü uluslararası bir gün olarak özel bir yere sahip olmuştur. Türkiye de 8 Mart emekçi kadınlar günü ilk kez 1921 yılında kutlanmaya başlanmıştır.

21.yüzyılın dünyasında, her ne kadar kadınların lehine kimi kısmi iyileştirmeler olmuş iddiası ileri sürülse bile, kadınların gündelik yaşamlarındaki patron. Paşa hoca ve koca kuşatmaları azalmış değildir. AB uyum yasaları ve Kopenhag siyasi kriterlerinde kadınlar lehine yasalar üzerinde kimi kısmi değişiklikler yapılmış ise de gerçek hayatta karşılığı olmayan yazılı iyileştirmelerle sınırlı kalınmıştır.

Kadınlar halen töre-namus cinayetleri, mutfak, düşük ücret, işsizlik, yoksulluk, şiddet ve siyaset alanındaki çifte kuşatılmışlıkla içiçe yaşıyor. Kadınlar halen eğitimde ücret dağılımında ve siyasi temsiliyette en geri noktaya itilmiştir. Ve itilmeye devam ediyor.

Yöremizde mandalina işçileri, maydanoz işçileri çok az ücretle hiçbir sağlık güvencesi olmadan eşleri ise Arabistan çöllerinde yaşam mücadelesi veren ev emekçi kadınlarımız annelerimiz çocuklarına yeri geliyor annelik yeri geliyor babalık yapmak zorunda kalıyorlar. Kendi yurdunda iş istihdamının olmaması babasız eşsiz abisiz kardeşsiz bir aile tablosunun ne kadar sağlıklı bir geleceğin göstergesidir.

Selam Olsun Gurbet Sancısı Çeken Annelerimize

8 Mart tarihi emekçi kadınların mücadelesine adanmakta milyonlarca kadın sömürüye ayrımcılığa dayağa savaşa yoksulluğa issizliğe kendileri ile birlikte aynı amaç için mücadele eden erkeklerle birlikte ortak ses vermektedirler.

Sömürünün haksızlığın zorbalığın olmadığı eşitliğin ve özgürlüğün egemen olduğu bir dünya mücadelesinde kadınlar da var. Çalışanı maydanoz işçisi sigorta çalışanı tekstil işçisi doktor öğretmen hemşire bilim insani sanatçı şair sporcu öğrenci olarak anne evlat eş dost kardeş… Olarak

Eşitsizliklerin egemen olduğu gericiliğin yangınlaştırılmaya çalışıldığı bu düzende kadınlar dışlanmakta kuşatılmakta ayrımcılığa maruz kalmakta ve ikinci plana itilmeye çalışmaktadır.

Yoksulluğun issizliğin savasın yağmanın ve sömürünün egemen kılınmaya çalışıldığı bu dünyanın insana yaraşır bir yer haline gelmesi için kadınlara dönük ayrımcılığın kalkması gerekir.   Kadınların eşit özgür bireyler olarak toplumsal yaşamda daha fazla yer almaları kendilerinin ve toplumun geleceğine karar sahibi olmaları gerekir. Cumhuriyet Halk Partisi Samandağ İlçesi kadın kolu yönetimim adına Doğumdan ölüme kadar her hayatın. Her anında varlıklarını hissettiğimiz. Bizi biz yapan Değerli Kadınlarımızın bu özel 8 Mart Dünya Emekçi gününü yürekten kutluyoruz”dedi..

Meriç Gültekin’in skecinin ardından konuşan 24. Dönem CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz,

“bu güzel günün anlam ve önemine uygun etkinliği düzenleyen, ilçe örgütümüze, Kadın Kolları başkan ve yönetimine, gençlik kolları başkanı ve yönetimine huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Güzel bir etkinlik olmuş sizde güzel bir katılım göstermişsiniz teşekkür ediyorum, yüreklerinize sağlık diyorum. Türkiye de maalesef her gün bir kadın cinayeti haberiyle uyanıyoruz. Kadına şiddetin, çocuk ve kadın istismarıyla, kadına tecavüzün, kadına şiddetin her gün artığın bir Türkiye de yaşıyoruz. Bu uygulamalara karşı maalesef hükümetin yeterli bir tedbir ortaya koyamadığını ve bunu önleyecek tedbirler alamadığını görüyoruz. Maalesef şuan ki iktidar, kadını dışlayan, kadına şaşı gözle bakan, kadını sosyal siyasal ve hayatın diğer alanlarından dışlamaya çalışan, eve kapanması gereken eşine ve çocuklarına bakması gereken bir meta olarak gören bir zihniyet sahip. Bugün Türkiye de bu kadar kadın şiddeti yaşanıyorsa, kadın cinayeti yaşanıyorsa, çocuk gelinlik sayısı her geçen gün artıyorsa bunun sebebi de maalesef bu şiddeti besleyen zihniyettir. Bu nedenle diyorum ki kadınlarımızın bu sancılı ve bu sıkıntılı süreci aşabilmesi için birbiriyle daha fazla dayanışma içerisinde olması gerekiyor. Şu kadarını net olarak söyleyebiliriz, dünyada ki gelişmeler bize şunu net olarak koymuştur. Dünya da hiçbir demokrasi mücadelesi, kadınlar özgürleşmeden başarıya ulaşamaz. Onun için önce kadınlarımızın özgürleşmesi gerekiyor, biz erkekler; kadınlarımızın daha da özgür olması adına kadınlarımızla omuz omuza bir mücadele içinde olmak zorundayız. Çünkü Türkiye de yaşadığımız bu sıkıntıları ancak kadınlarla erkeklerin birlikte dayanışma içinde bir mücadeleyle bunu başarması mümkündür. Buna ihtiyaç vardır ve bunu beraber gerçekleştireceğiz. Samandağ kadını, Hatay kadını Atatürkçüdür, Cumhuriyetçidir, emekçidir, Özgürlükten demokrasiden yanadır, ailesine düşkündür bizim kadınlarımızın emeği dışında verdiği mücadelenin dışında çoğumuzun eşleri yıllardır yurtdışında çalışıyor. Evin sorumluluğunu sizler almışsınız, bu bile tek başına büyük bir sorumluluktur, büyük bir mücadeledir, büyük bir emektir. Sizleri, Samandağlı kadınlarımızı, Hataylı kadınlarımızı bu mücadelerinden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum, ayrıca kutluyorum. bundan sonra yine birlikte olacağız, sorunları birlikte aşacağız, dayanışma içinde olacağız ve tekrarda size bu güzel katılımınızdan dolayı, ilçe örgütümüze de bu güzel çalışmalarından dolayı çok çok teşekkür ediyor ve en içten saygı sevgilerimi sunuyorum”dedi.

CHP Samandağ İlçe Başkanı Av. Turgay Abacı; “Köklerini Anadolu Rumeli-i Müdafai hukuk cemiyetinden alan, kuruluşun ve kurtuluşun partisi, Cumhuriyet Halk partimizin olmazsa olmaz unsuru olan Değerli Çalışan Kadınlarımız, Anamız, bacımız, yarimiz, yol arkadaşımız, emek ve hayat mücadelemizin en değerli yarısı olan emekçi kadınlar.Hepinizi ilçe örgütüm adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Bugün, tarih boyunca hak ve özgürlükleri başta olmak üzere emeği için verdiği mücadeleleri ciltler dolusu kitaplara sığmayan emekçi kadınların,sizlerin günüdür.

Bundan 153 yıl  önce 8 Mart 1857 yılında Amerikan’ın Newyork kentinde başta on altı saatlik çalışma süresi ve düşük ücretler olmak üzere, çalışma şartlarının iyileştirilmesi için verdikleri kanla ve gözyaşıyla sona eren şanlı mücadelenin, yıldönümüdür. O gün yürüyüşe geçen kadın işçilere yapılan saldırı sonucu,118 kadın ölmüş, yüzlercesi yaralanmış, bir o kadarı da tutuklanmıştır.

8 Mart,  o günün mücadelesi adına 1910 yılından beri emekçi kadınlar günü  olarak anılmaktadır.

Kadın haklarının ülkemizde uygulanması ise Cumhuriyetle başlar. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kadın hakları peş peşe uygulanmaya başlamıştır. Böylece kız ve erkekler eşit eğitim almaya başlamıştır. Türk Medeni Kanunu kabul edilmiştir. Nüfus sayımlarına kadınlar da dahil edilmiştir. Kadınlara yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Anayasa değişikliği ile milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. İş yasası yürürlüğe girdikten sonra da kadınların çalışma hayatına düzen getirilmiştir. Cumhuriyet kazanımlarını kadınlarımız elde etti ve Cumhuriyet kazanımlarının tehlikeye atıldığı bu sorumsuz süreçte sizlerin onurlu ve dik duruşunu kutluyorum.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Siz Kadınlara Verdiği Hak Ve Özgürlükleri Yok Etmeye Çalışıyorlar, Onlara İzin Vermeyin. Sizlere Bu Hakları Veren Gazi Mustafa Kemal’i De Unutmayın,Unutturmayın.Zihinlerde Ve Yüreklerde Yaşatın,Yaşattırın Lütfen…

Ülkemizde Cumhuriyetin odak noktasında yer alan kadınlar, modern ve çağdaş günlere gelmemizde önemli görevler başarmışlardır.
Cumhuriyet kadınla, kadın da Cumhuriyetle yükselmiştir.

Cumhuriyet bir kadın devrimidir.

Cumhuriyet kadından yanadır, kadın da Cumhuriyet’ten.

Kadın, aydınlanmanın öncüsüdür.

Kadın, çağdaşlaşmanın öncüsüdür.

Kadın değişimin öncüsüdür.

Bir ülkenin uygarlık derecesi kadına verdiği değerle ölçülebilir.Son yıllarda kadına şiddet ve tecavüzler maalesef ki artmıştır.Kadınların geleceğini aydınlatmak isterken, kadın ve kız çocuklarını eve kapatmak isteyen, kadın cinselliğini öne çıkartan, kadını ikinci sınıf sayan, 6 yaşındaki kız çocukları evlendirilebilir diyen, kadın-erkek eşitliğine inanmayan,kadını bir eşya gibi gören,giyimi nedeniyle kadına saldırmayı görev edinen ve bunu din kisvesi altında yapan,kadın evinde otursun diyen zihniyetin getirdiği sonuçlardan dersler almalıyız. Artık kadın ve çocuklarımız sokağa çıkmaya korkuyorlar. Bu gözü dönmüş kişilere verilen cezaların iyi hal nedeniyle indirilmesi de bu canavar ruhlu insanların çoğalmasına sebep olmaktadır. Bu cezalar ayrıştırılmamalı ve af kapsamına kesinlikle girmemelidir. Kadınlarımız mutlaka hukuken de koruma altına alınmalıdır.

Biz CHP Samandağ İlçe Örgütü  olarak; 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün, kadınların, eşitlik, bağımsızlık, özgürlük, politik ve ekonomik haksızlıkların giderilmesi, cinsel ayrımcılığın sona erdirilmesi, kadınlara uygulanan her türlü şiddetin önlenmesi, saygın yaşam ve insan onuruna yaraşır çalışma koşullarının sağlanması yolunda verdikleri mücadelenin simgesi olduğuna inanıyoruz.

Kadınların üretime ve yönetime katılma imkânına kavuştukları her ülkede, toplumsal gelişme çabalarında etkin ve çok önemli roller üstlendiğine tanık oluyoruz. Hiçbir ülkenin kadınların emeği ve katkısı olmadan sağlıklı bir şekilde gelişmesinin, kalkınmasının, demokratikleşmesinin mümkün olmadığını düşünüyoruz.

Günümüzde de kadınların, sosyal, ekonomik ve politik katkılarına her zamankinden fazla ihtiyaç  duyulduğuna inanıyoruz.

Kadın sorunlarıyla ilgili yapılan araştırmalar,  Dünyada yoksulluk içinde yaşayan 1.4 milyar insanın yüzde 70’ini kadınların oluşturduğunu ortaya koyuyor. Dünyanın en yoksul işçilerinin yüzde 60’ını (330milyon) yine kadınlar oluşturuyor. Kadınlar erkeklere göre yüzde 20 ila yüzde 50 arası daha az maaş alıyor. Dünyada açlığın, savaşın, göçün en ağır maliyetini kadınlar ödüyor.

Geleneksel rolleri nedeniyle ne evine ne de işine ait olamayan Türk kadınlarının %39’u  “tokatlanma, itilme, yumrukla vurulma, boğazının sıkılması, bir yerinin yakılması, silah bıçak gibi aletlerle tehdit edilme ya da bunların kullanılması” sonucu fiziksel şiddete uğruyor. Başka bir ifadeyle her 10 kadından 4’ü eşi veya birlikte olduğu kişi tarafından fiziksel şiddete maruz kalıyor. Kadınların % 44’ü de duygusal şiddet görüyor. Kadınların %23’ü eşlerinin ya da birlikte olduğu kişilerin kendisinin çalışmasına engel ya da işten ayrılmasına neden olduğunu belirtiyor

Ortaya çıkan tablo yürekleri dağlıyor.  Her yıl, 8 Mart Dünya kadınlar günü geldiğinde bu ve buna benzer veriler ortaya çıkarılıyor. Çalışma hayatı  ve sosyal yaşamda ki kadın profili gözler önüne seriliyor; siyasetten sanata, eğitime, medyaya kadınların katılımlarının ne kadar az olduğuna vurgu yapılıyor, gündem böylece geçiştiriliyor.

Bizler;8 Mart’ı sadece kadınların yılda bir kez hatırlanmaları değil, sorunlarının  çözülene kadar tartışılması  için bir fırsat ve imkân olarak görüyoruz.

Değerli dostlar; Biz CHP Samandağ İlçe Örgütü  olarak, Yalnızca söylem değil,  kadın  üyelerimize ve çalışan kadınlarımıza yönelik somut olarak hazırladığımız projeler ve eylemlerle bu sürece katkıda bulunacağız.

Tüm toplumumuzun “Birinci sınıf demokrasi ve insanca yaşam” talebi ancak ve ancak kadınlarımızın elleriyle kuracakları bir gelecekle karşılanmış olacaktır.
Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük destekçisi ve güvencesi olan kadınlarımızın toplumsal barışımızı da sağlayacaklarına yürekten inanıyoruz.

Kadın İstismarı duracaksa bunu kadınlar başaracak..

Kadına Şiddet engellenecekse bunu kadınlar yapacak..

1919 yılında Aydınlık Türkiye’nin önünü Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk nasıl açtıysa 2019 yılında da Türkiye’nin Aydınlık Yüzlü,Devrimci,Yürekli,Azimli Kadınları  tüm Türkiye’ye  altı oklu şanlı bayrağımızı dikerek Korku İmparatorluğunu yıkacak ve ülkemizin önünü açacaklardır.

Bu duygularla tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum, kardeşimiz Özgecan Aslan’ın şahsında erkek egemen söyleminin ürettiği şiddet sonucu hayatını kaybeden tüm kadınlarımızın, genç kızlarımızın aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum” dedi.

Kadının Gücünü Göstereceğiz

Ardından “Kadının Siyasetteki Yeri ve Önemi” konulu paneli anlatan, CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Gülçin Timur,

8 Mart kadınlar günümüzü kutluyorum. Bu konuda birçok iş yapacağız, kadının gücünü göstereceğiz. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kadınların eşitlik, Bağımsızlık, özgürlük, politik ve ekonomik haksızlıkların giderilmesi, cinsel ayrımcılığın sona erdirilmesi, her türlü şiddetin önlenmesi, saygın yaşamla insan onuruna yakışır çalışma koşulların sağlanması yolunda verdikleri mücadelenin simgesi olduğunu unutturmaya çalışan zihniyete karşı duruşumuzla bugün buradayız. Bu Ülkede 6 yaşında ki güzel Akdeniz gibi tecavüze uğrayabilir, cesedi ormanda bulunabilir. Bu Ülkede 20 yaşında ki Özgecan Aslan gibi tecavüze edilip öldürülebilirsiniz, bu ülkede kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek diye açıklama yapan bakanlar var, bu Ülkede soru soran basın mensubuna kız mıdır, kadın mıdır bilmem diye konuşan bakanların bakanı var, bu ülkede tecavüze uğrayana doğursun devlet bakar diyen bakanlar var. Çünkü bu ülkede Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyette artık kadın olmak var, olmak suçtur. Kadın toplumun içindeyse o toplum ileridedir, kadın toplumun içindeyse o toplum medenidir, kadın toplumun içindeyse o toplum üretkendir, yaratılan bu algıyla mücadele eden yanyana duran sesini yükselten erkek ve kadınlara yeniden insan olacağız. Hep birlikte savaşacağız artık zamanı geldi kadınların gücünü göstereceğiz”dedi.

Erkek Egemen Bir Toplumda Yaşıyoruz

Hatay İl Kadın Kolları başkanı Av. Filiz Haksöz “Kadının Siyasetteki Yeri ve Önemi” konulu paneli anlatan Değerli konuklar hepiniz saygıyla sevgiyle selamlıyorum. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününüzü kutluyorum. Kadınların eşit ve Demokratik bir ülkede yaşayacakları nice 8 Martlar diliyorum. Bu mücadelede her zaman yanınızda olacağımı buradan ifade etmek istiyorum. Ben bugün kadının siyasette ki yeri ve önemine değinmeden önce kadının aslında birçok alanda olması gereken yerde bulunmadığını altını çizmek istiyorum. Sizde biliyorsunuz ki sosyal yaşamda, eğitimde, iş hayatında, meslek hayatında, hiçbir alanda buna bağlı olarak siyasal yaşamda ve hatta aile içinde dahi kadınlarımız olması gereken yerde değiller”dedi.

Eğitimle ilgili konuya girmek istiyorum Haksöz, ” Türkiye’nin birçok kesiminde özelikle kırsal kesimde, kadınlarımız, kız çocuklarımız daha doğrusu fırsat eşitliğinden yararlanamıyor. Fırsat eşitliğinden yaralanmayan kız çocuklarımızı bekleyen tek bir seçenek var, oda evlenip çocuk doğurmak. Bu seçenek dışında hiçbir hayat hakkı tanınmıyor, tabi buna bağlı olarak bizim Türkiye’ de okuma oranı yüksek illerimizde var. O illerde kız çocuklarımız okuyabiliyor, meslek sahibi olabiliyor ancak onları da mesleklerini icra etme konusunda sorunlar bekliyor. İstihdam alanlarında kadınlar erkeklerden daha az istihdam ediliyor, çünkü kadınlarımız anne oldukları zaman belki iş yaşamlarına bir miktar ara vermeleri gerekiyor. Bazen duraklamalar oluyor işverenler tarafından tercih edilmiyorlar, dolayısıyla iş yaşamında da kadınlarımız hem daha düşük bir ücretle çalışmak zorunda kalıyor hem de istihdam alanında sorunlar yaşıyorlar. Okuyamayan kız çocuklarımız ekonomik olarak özgürlüklerini kazanmadıkları için ayakların üstünde duramıyorlar ve yaşamları boyunca önce babalarının daha sonra ise evlenirlerse eşlerinin etkisi altında ekonomik olarak eşlerine bağlı olarak yaşıyorlar. Sosyal yaşama gelince, sizde biliyorsunuz ki kız çocuklarımız sosyal yaşamında biraz dışında kalıyor. Eğitim görmeyen bir çocuk zaten, evlenip çocuk sahibi olup kısıtlı bir yaşamın içine hapsediliyor ve sosyal yaşamın dışında kalabiliyor. Bir sürü yetenekleri varken bilgi alanları varken bunların hiç birini hayata geçiremiyorlar.  Dolayısıyla kadınlarımız bu noktada kısıtlı bir yaşamda oldukları için, siyasal yaşamada giremiyorlar. Çünkü erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz, kız çocuklarımız en baştan itibaren aileleri tarafından zaten siyasete yönlendirilmiyorlar. Türkiye de zaten siyasetin dili de erkek söylemleri ve erkek egemenliği altında o nedenle burada ki arkadaşlarımdan maruz görmelerini rica ediyorum bazılarımız böyle tabi. Siyasal yaşamda öncelikle dikkatinizi çekmek istediğim bir şey var. Türkiye’de 5 Aralık 1934 yılında, kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği yasa kabul edilmiş. Hemen ardından ilk yapılan seçimlerde 18 kadın milletvekilimiz meclise girebilmiştir. Ama bugün meclis aritmetiğine baktığımız zaman 539 milletvekilimiz var, bunun sadece 75 kadın ve Cumhuriyet Halk Partisine de bir şey söylemeden geçemeyeceğim. 19 kadın milletvekilimiz var yani 1934 yılında 18 kadın milletvekili kadınımız meclise girerken, bugün 19 kadınla meclisle temsil ediliyoruz. Bu gerçekten 1934 kabul edildiği tarihinde, Fransa’da kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmemişken aynı tarihte İngiltere sadece yüzde iki buçukla temsil edilirken, Türkiye de 18 milletvekiliyle aşağı yukarı yüzde dört buçukla meclis aritmetiğiyle temsil ediliyorduk. Geçen yıllara oranla bu sayının çok artması gerekirken bugün maalesef aynı noktadayız. Bunun iki tane etkisi var,  sorunun bir kısmı bizde; bizlerin bu alana yönelmesi gerekiyor. Ama buda tabi biraz ailelerimizin bizi yetiştiren insanların yönlendirmesiyle ilgili. Bunun yanı sıra kadına toplum içinde anne ve aile içinde anne ve eş rolü daha çok yüklendiği için bu alanlara da yönelmeleri de mümkün olmuyor. Anne ve aile içinde anne ve eş rolü daha çok yüklendiği için bu alanlara da pek mümkün olmuyor”dedi.

Emekçi Kadınlarımızın da Anısına Saygıyla Eğiliyorum

“Kadının Statüsü” konulu paneli anlatan Prof. Dr. Tacettin İnandı, Kadın Emek mücadelesi olarak başlayan ve bugün tüm dünyada hak mücadelesine dönüşen haksızlığa uğramış tüm kadınların hak mücadelesine dönen dünya emekçi kadınlar gününüzü kutluyorum. Ve bu uğurda yaşamını yitiren emekçi kadınlarımızı da anısına saygıyla eğiliyorum. Diyen inandı hazırladığı slaytlarla kadın statüsüne değindi.

Ardından O Ses Türkiye finaline kadar yükselen Nihat Mugil’in sahne alması ile etkinlik son buldu.

 

Share
127 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+6 = ?