logo

reklam

NEDEN OKUMAMAMIZI BİLGİLİ OLMAMIZI İSTEMİYORLAR?

 Biraz uzun ama günümüz islam dünyası için fikir verecektir. İbn-i Heysem 965 yılında Basra’da doğmuştur. Asıl adı Ebu Ali Muhammed b. Hasan b. el-Heysem’dir. Kendisi Batıda “Elhazen” veya “Elhacen” ismiyle bilinir Tahsilinin bir kısmını Basra’da tamamladıktan sonra, Bağdat’a geçerek matematik, fizik, astronomi gibi ilimlerde ün yapmıştır. Mısır’da hüküm süren, ilmin hâmîsi olan ve özellikle astronomiye ilgi duyan Şii-Fatimi Devleti hükümdarlarından El-Hakim İbn-i Heysem’i Mısır’a davet etmiştir. İbn-i Heysem felsefeyi bütün ilimlerin temeli olarak kabul eder. Kendisi insanların çeşitli inanç ve görüşlerine karşı, gerçeğe az veye çok yaklaşana kadar hep şüpheyle yaklaşmıştır. Onun anlayışına göre, bilim, tam anlamıyla, olgunun bağlı bulunduğu kanunları, gözlem ve deneyin sağladığı ışık altında matematiksel olarak ifade etme etkinliğidir. Bilginin “sağlamlığa” ve “tartışmazlık statüsüne” ulaşmasını ise ancak konunun bir yöntem dahilinde ele alınmasıyla sağlanacağını ve konunun mutlaka olgusal ve matematiksel boyutlarını dikkate almak gerektiğini açıkça vurgulamaktadır. Ünlü yapıtı Kitâb el-Menâzır bu tavra bağlı kalınarak hazırlanmış önemli bir çalışmadır. Kitâb el-Menâzır adlı yapıtı optik üzerine yazmış olduğu bir eseridir. Bu yapıt 17. yüzyıla kadar otorite kabul edilmiştir. İbn-i Heysem’in optik tezi üzerine tez koyabilen uzun süre çıkmamıştır. Kitâb el-Menâzır 12. yüzyılların sonu ile 13. yüzyılların başında Latinceye çevrilmiştir.

İbn-i Heysem optik alanındaki çalışmalarıyla bu bilimi kökten değiştirmiştir. Matematiksel incelemeye dayanan yaklaşımı ve yaptığı son derece özenli ve ayrıntılı deneylerle modern anlamda bir matematiksel fizik çalışmasını gerçekleştirmiştir. İbn el-Heysem, kendisinden önceki bilgilere dayanarak ve yaptığı yeni deneylerle, ışığın doğrusal yayılımı, gölgelerin özellikleri, karanlık oda, yansıma, kırılma, gökkuşağı ve halenin oluşumu gibi pek çok temel optik olguyu, niceliksel fiziğin bugün yaptığı anlamda matematiğe dayandırarak incelemiş ve yorumlamıştır. Akli ilimlerle uğraşan diğer alimler gibi İbn-i Heysem’de küfr ve zındıklık ile itham edilmiştir. Yahudi bir filozof olan İbn Meymun’un anlattığına göre Heysem’in astronomiye dair eseri Bağdat’ta yakılmıştır. Bu ve buna benzer olaylar sebebiyle onun görüşlerinin çoğunu günümüzde bilemiyoruz.

Haber Merkezi

 

 

 

Share
88 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+3 = ?