logo

reklam

MARKET VE PAZARLAR YANGIN YERİ


Sabah Aslan
deneme@hotmail.com

Adını ne koyarsanız koyun, Türkiye ekonomik olarak zor günler yaşıyor. Daha zor günler bizi kapıda bekliyor. Ağustos ayının başından itibaren yükselişe geçen döviz kurları içme suyundun, temizlik malzemelerine, sebze ve meyveden, bakliyata neredeyse tüm ürünlere zam olarak yansıdı. Şu sıralar süper marketlerde elemanlar yoğun bir şekilde etiketlerle meşgul durumda. Harıl harıl etiket değiştiriyorlar. Hangi ürünlere zam geldi. A’dan, Z’ye kadar her şeye zam geldi. Gerçektende öyle iki hafta önce 40 kuruşa satılan yarım litrelik su 75 kuruş ile 1 tl arası fiyatta satılmaya başlandı. Özellikle ithal ham maddeden imal edilen temizlik malzemelerinde yüzde 20’nin üzerinde fiyat artışı var. Özellikle ithal edilen kuru yemişler ve bakliyat zamdan nasibini aldı. Bisküvi çikolata ve şekerleme fiyatlarında zam geldi. Sebze ve meyve fiyatı uçtu. Barbunyadan fasulyeye kabaktan, patlıcana kadar yerli muzun kilosu 10 liraya satılırken ithal muzun kilosu 13-15 tl arasında, bu etikete sahip esnafa neden her şey pahallı sorduğumuzda ürünü pahallı aldık, mazot, benzin ve dolar arttı diyorlar. Vatandaşın geliri hiç artmıyor. Gelir seviyesi artmayan vatandaşın alım gücü ciddi olarak etkiliyor. Daha geçen gün sokağımızdaki büfeye gittim. Üç beş çakmak var. Başka çeşit yok mu diye sordum.  Abi yeni mal alamadık dedi. Neden? Dolar yüzünden abi, ne alakası var diye sorunca, Abi plastiği dolar ile aldıkları için zam gelmiş. Bir milyoncu dükkanlara gidin bakın, bütün fiyatlar değişmiştir. Geçen hafta şu kadardı, bugün bu kadar. Neden diye sorduğumuzda da, yurt dışından dolar ile geldiğini bu yüzden ürünlerin dolar ile alındığını ve fiyatları arttırmazlarsa yeni mal alamayacaklarını bu sebeple dükkan bile kapatmaya gidebileceklerini söylüyorlar. Bunlar en basit örnekleri daha net alanları bir ay sonra yaşarsak öğreneceğiz. Çünkü devletin borcunu da vatandaş ödemek zorunda kalacak. Dolar 6,5 tl’nin üzerinde ve daha da yükseleceği ifade ediliyor. Dünya bir avuç kapitalist tekelin, emperyalist haydutların tahakkümü altında kaldığı sürece ezilen halklar için giderek yaşanılmaz bir cehennem yeri haline getirildi. Durumun neresinden bakarsak bakalım çok vahim. Bu kokuşmuş kapitalist yağma düzeni kanımızı emerek aç susuz bırakarak, hasta ederek hayatımızı bitirecekler. Sağlıcakla kalın.

Sabah Aslan

 

 

 

Share
43 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “HAD(İ)O ORDAN”

    20 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      Siyasetçiler halkı kandıran birer profesyoneldir. Her seçim arefesinde kürsüye çıkıp "sevgili halkımız, biz sizler için varız" diyerek koltuğa oturana kadar halkçı olurlar, seçildikten sonra ise "şu şu mahallede muhtarımız ile halkımızın sorunlarını dinledik" diyerek sadece sorun dinlerler, dinledikleri sorunlara çözüm üretmeden de sosyal medyada kendi reklamlarını yaparlar. Halbuki aynaya dönüp baksalar halkın önünde duran en büyük sorunun kendileri olduğunu görecekler. *    *    * Bu sorun Türkiye'nin her yerinde old...
  • ARTIK VİCDANIN SESİ DUYULMUYOR

    20 Eylül 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Günümüz insanı gürültü kirliliğini had safhada yaşıyor. Gün boyu kargaşa keşmekeş koşmaca ve  koşturmaca yetmezmiş gibi bir de bin bir çeşit gürültü deposu olan telefonların gönüllü hamallığını yapılıyor. Yediden yetmişe herkes akıllı telefonlara adeta mecbur ve de mahkum. Akıllı telefonlarda ise o kadar çok o kadar çeşitli sesler var ki aynı ortama oturan insanlar artık birbirlerini duymuyor ve de dinlemiyor herkes kendi telefonundan çıkan bin bir çeşit sesin dayanılmaz baskısı altında, oğlunuz ya da kızınız elindeki telefonun esaretinden ...
  • TORPİL GİRİŞİMİ

    19 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

      Mersin ilk Öğretmen Okulu 2. Sınıfındayız. Sene sonu gelmişti. Yüksek öğretmen okuluna gidecek olanları bir telaş sarmış, sınıfa tartışılır hale gelmişti. Kimler gidecek? İsmen seslendiriliyordu. Konuyu Safa Bey’e açtım. Ölçü nedir? Kimler gidebiliyor? Türünde sorular sordum. Karnesinde zayıf olan öğrencilerin notları ne kadar iyi olursa olsun gidemeyeceklerini öğrendim. Benim iki tane zayıfım vardı. Biri Müzik, diğeri Kompozisyon dersiydi. Müzik on üzerinden ‘’1’’, Kompozisyon da on üzerinden ’’4’’ü.  Buna karşın not ortalamam yüksekti...
  • 12 EYLÜL VE KAHRAMANMARAŞ KIZ İLK ÖĞRETMEN OKULU

    18 Eylül 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Yıl 1982, aylardan Mayıs, Vakit 31 Mayısı, bir Hazirana bağlayan gece, saat 01 idi. Kapı çalındı, acıttığımızda karşımıza üç sivil görevli çıktı. Görevli olduklarını, sıkıyönetimden geldiklerini ve evde arama yapacaklarını söylediler. İçeri aldık. Usulüne uygun arama yapıldı. Evimizde yapılan aramadakitaplıktan: ‘’Uğur Mumcunun Suçlular ve Güçlüler kitabı, Felsefenin temel ilkeleri kitabı, Tekin Sönmez’in Bir Günün Apansız Açıklaması adlı kitapları ile birlikte bana ait bir şiir karalamasına el konuldu.’’ Tutanak tutuldu eve zarar vermed...