logo

reklam

KOMŞU ÜLKELERDE SARİN GAZI KULLANIMI ÜLKEMİZİ ETKİLER Mİ?

  

Türk Toraks Derneğinin Antalya da düzenlediği 21. Toraks Kongresinde Savaş ve Çatışma Koşullarında Akciğer Sağlığı tartışılan konular arasındaydı. Komşu ülkelerde Sarin Gazı kullanımı Ülkemizi etkiler mi? başlıklı sunumu Harran Üniversitesinden hemşerimiz aynı zamanda gazetemiz yazarı Harran Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Yardımcı Doçent Doktor Şerif Kurtuluş tarafından yapıldı.

En etkili silahımız EĞİTİMdir…

Dr.Kurtuluş konuşmasında; “Sayın Başkanlar ve Değerli katılımcılar; Terör, savaş, kaza veya doğal afetler sonucu KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyasyon, Nükleer) madde ya da ajanlara maruziyet nedeniyle insanlar ve canlılar zarar görebilmekte ve yaşam koşulları olumsuz etkilenebilmektedir. Nedeni ne olursa olsun KBRN maruziyeti bir halk sağlığı sorunudur. Kolay ulaşılabilen, ruhsal ve bedensel etkileri uzun sürebilen, kitlesel ölümlere veya sakatlanmalara neden olabilen ve ekonomik-siyasi sonuçlara yol açabilen ajanlardır.

Kimyasal Ajan: Savaş veya endüstriyel kullanım amacıyla insanlar tarafından üretilen maddeler (sinir, yakıcı, akciğer irritanları, sistemik toksinler).

Biyolojik Ajan: Canlı organizma ve toksinler (bakteriler, virüsler, mantarlar, zehirler)

Radyolojik Mataryel: Doğal olarak bulunur veya insanlar tarafından üretilir (alfa ve beta partikülleri, Gama ve X ışınları, nötronlar)

Nükleer

Explosives (Patlayıcılar)

Sınır komşumuz Suriye’de süren savaşta kimyasal silah atıldı, atılmadı, kim attı tartışmaları güncelliğini korumaktadır. Gövde gösterisi yapan küresel hakim güçlerin arenası halini alan Suriyede kimyasal silah bahanesiyle ekonomik ve siyasi dizayn amaçlı güncel tutulduğu aşikardır.

Olası kimyasal silah kullanımının etkileri hakkında konuşurken aslında insanlık suçu niteliğinde olan KBRN ajanlarını anlatmış olacağız.

Düşününki hastanenize bir savaş alanından veya bir kaza mahallinden çok sayıda kişiyi bulantı-kusma, ciltte döküntüler, yanıklar, istemsiz kas kasılmaları, vücut salgılarında aşırı sekresyon şikayetiyle getirilsin. Çok sayıda olması kargaşayı beraberinde getirecektir. Sonrasında ne olduğunu anlamadığımız bir madde, etki gücü – süresi, kirlenme bölgesi büyüklüğü gibi bilinmezliklerin olduğu bir durumla karşı karşıya kalmak ve bu durumun sağlık hizmeti sunucularına olan etkisi, risklerin eklenmesiyle oluşacak kaos…

Günümüz dünyasında olması muhtemel KBRN için acil müdahale plan ve tatbikatları ile hazırlıklı olmak elzemdir.

Olası KBRN ajanlarının kullanıldığı bir saldırı durumunda olay mahalline gidecek müdahale ekiplerinin uygun koruyucu kıyafeti ve ekipmanı olması, Sağlık kuruluşuna taşınan yaralı ya da kazazedelerin Acil’e alınmadan bol su ile yıkanması, triaja tabi tutulması buna rağmen sağlık çalışanlarının uygun kıyafet ve ekipmana sahip olması gerekmektedir.

Olay mahallinde sıcaklık, rüzgar şiddeti ve yönü, nem, yağış, gündüz/gece durumlarına göre değişen bir alanda KBRN etkisi hissedilecektir. Sahadaki uygulamalara bakacak olursak farklılık gösterse de tanımlanamayan bir madde imha edileceği zaman o günün hava durumuna göre karar verilir. Sonrasında güvenli alan ( ortalama 2 km uzaklık) oluşturularak kontrollü imha işlemi gerçekleştirilir. İlk 24 saat imha alanına girilmemesi gerekmektedir.

Ülkemizde Tuzla örneğinde olduğu gibi olası bir sarımsak, taze biçilmiş ot, çürük meyve kokusu gibi durumlarda ve duman, gaz, sıvı damlacıkları, sis görülmesi ve patlama duyulması ya da kitlesel ölüm – yaralanmaların olması durumunda KBRN ajanlarından şüphe edilmelidir. Merak edenler için akıllı telefonlar için geliştirilen ve olası etkeni tahmin etmeye yardımcı olan AFAD Imer uygulaması da mevcuttur. Ancak kesin tanı olay mahallinden alınan örneklerin laboratuar sonuçları ile olmaktadır.

KBRN konusunda devlet kurumlarında koruyucu halk sağlığı uygulamalarının hazırlık süreçleri mevcuttur. Özellikle 2011 yılında GATA Haydarpaşa tarafınca yapılan kimyasal silah tatbikatı takdire değerdir. (tatbikat videosu mevcut) Ancak sınırın sıfır noktasında çalışan bir hekim olarak bu çalışmaların sahada ki yansımaları yeterli düzeyde olmadığını belirtmek isterim.

Son olarak Savaş olması gerekiyorsa Cehalete karşı olmalıdır. Ve en etkili silahımız EĞİTİMdir.

Teşekkür ederim” dedi.

Haber-Foto: Ümit Sağaltıcı

 

Share
103 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?