logo

reklam

 ‘’KARAMSARLIK’’ MI?  ASLA!!


Hüsamettin Kazan
deneme18@hotmail.com

 

Ne tarih, ne coğrafya, ne akıl, ne de mantık karamsar olmamıza izin vermez.   2012 yılından bu yana Ayna Gazetesi’nde yazıyorum. Herhalde Samandağ’ın köşe yazan ilk yazarlarından biriyim. Gördüklerimi, bildiklerimi yazıyorum. Bu coğrafya için her koşulda ve durumda ileriye doğru gidiş, gelişme gördüm. Onu yazdım.  Karamsarlık- ümitsizlik yazanlar da oldu.  Güya toplumu uyandırmak istiyorlar. Asıl gayelerinin bu olmadığını tahmin ediyorum.

Uyandırmak, korkutarak olmaz. Korkutmak varsa; bağımlı kılmak var. Özgüven eksikliği var. Mehdi aramak var. Lider peşinde koşmak var. Sürü psikolojisi var. Değersizlik psikolojisi var. Depresyon var. Çaresizlik var.

Canlı; canlılığını sürdürdüğü sürece hareket ve eylem halinde olacaktır. Can’ı olanın karamsar olması; yaşarken ölü taklidi yapmasına benzetilebilir.

Heybesinde;  mantığa uymayan söylemler ile felaket tellallığı yapanlar hayat motivasyonumuzu bir süreliğine azaltmak dışında bir şey yapmadılar.

Gene buradayız. Onlarca felaket senaryosu tutmadı. Tutmayacak.

‘’Gelişme ve ilerleme’’  hem tarihsel- hem de coğrafi bir zorunluluktur. Hem dünya, hem ülkemiz, hem de ilçemiz için.

Güzel günler ilçemiz Samandağ için neden tarihsel ve coğrafi bir zorunluluk? İzah edelim. (Aynı izahat, ülkemiz ve dünya için de geçerli.)

‘’Gelişme ve ilerleme’’  ilçemiz Samandağ için tarihi bir zorunluluktur. Çünkü; sınırları Hindistan’a kadar uzanan bir imparatorluğa başkentlik yapmış tarihte gelişmiş bir yerin, tarihin hiçbir evresinde sıradan olmasını bekleyemezsiniz. 2018 ve sonrası dahil….

Keza ülkemizin jeopolitik konumu dünya tarafından konuşuluyor.

Dünyanın da milyarda bir olabilecek kombinasyonların bir araya gelmesiyle oluştuğunu da unutmamalıyız.

‘’Gelişme ve ilerleme ’’  ilçemiz Samandağ için coğrafi bir zorunluluktur. Çünkü; Dünyanın son şeklini aldığı  4. Jeolojik zamandan bu yana Samandağ bir kıyı kenti. Her dönemin önemli bir liman kenti. Baharat ve İpek Yolları’nın karadan bitim;  denizden Avrupa ayağının başlangıç noktası.

Ülkemizin coğrafi değerleri ders kitaplarına sığmıyor.

Dünya coğrafyasının idrakine ise bir ömür yetmez.

Bizler zamanımızın hakkını vermeli; ilçemizin tarihi ve coğrafi potansiyelini canlandırmalıyız.

Deniz yolunun Hatay Deniz Otobüs Seferi ile canlandırılması zamanı geldi de geçiyor.

Jeo-politikte kuraldır. Ulaşım ağı gelişmiş yerlerin ekonomik hayatı verimli; sosyo- kültürel hayatı zengin olur.

Dünyanın birçok yerine çalışmaya giden insanımız, artık doğduğu yerde dünyayı ağırlamaya hazırlanmalı.  Ulaşım ağını çeşitlendirmeli ve canlandırmalı.

Malum, 2021 yılında BOTANİK EXPO fuarı Hatay’da yapılacak.  Bu vesile ile Hatay’ın yıldızının dünyada parlaması gerekiyor.

BOTANİK EXPO için çalışmaların ciddiyetle yapılması gerekiyor. Yerelde, yeterli kadro ve imkân yoksa merkezin yardımı şart.

Fuar öncesi bütün alt yapı –  üstyapı hizmetlerinin bitmesi bir zorunluluktur. Ne biz nede gelecek misafirlerimiz ulaşımda sıkıntı çekmemeli. Altyapı ve üstyapısını tamamlamış ülkeden gelecek misafirlerimize nostalji yaşatmayalım.

Çalışması devam eden yollar Antakya- Samandağ- Arsuz yolları zamanında bitirilmeli. İlçelerin şehir planında görülen ancak açılmayan yolları açılmalı.

İlçeler arası ve ilçe içi ulaşım tekrar koordine edilmeli.

Limanlarımız gelişmeli, geliştirilmeli. Samandağ Çevlik limanı ivedilikle uluslar arası ulaşıma açılmalı. Gemi barınağı olmasının ötesine geçmeli. Gündemde olan bu çalışmalar ilimizin eko-politik yapısında hayati bir önem taşıyor.

Ortadoğu iş kapıları kapanırken ilimiz ve ilçemiz coğrafyası gelenleri besleyecek potansiyele sahip. Ulaşım ağının geliştirilmesi ekonomik hayatı canlandıracak en pratik çözüm. EXPO 2021 de kavşak noktası olsun.

Eğitimci Hüsamettin Kazan

Share
82 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EKONOMİ NASIL DÜZELİR?

    17 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    10 günlük bir tatilin ardından Ayna’nın çalışma ofisindeyim.  Çantamdan, henüz daha ajandamı masaya koymadan başladı telefonum çalmaya, dolar yükseldi ne olacak bir haber yapsan. Bir diğer telefon gazete muhabirinden; ‘’esnaflar zor durumda, dükkânlarını kapatmayı düşünüyorlar’’. Tamam dedim. Durum çok kötü çıkıp kendim görmeliyim konuşmalıyım esnafla, ahaliyle… Demek ki, denize düşen, köpüklü su kabarcığı dalgalara canhaşır el attıkça battığı misali batıyoruz. Beynimde hızla düşünceleri geçiyorum, geçiyorum çünkü bildiğim bütün dü...
  • EKONOMİ ŞARTLARIMIZ

    07 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bir Ülke Düşünün, Dünyanın en pahallı petrolünü, en pahallı etini, en pahallı elektriğini harcıyor. Dünyanın dört bir yanından toplanmış kiralık katillerini komşu ülkenin vatan hainlerini, içinde barındırıyor ve besliyor. Kendi halkı vergi borcunu, Bağ-kurunu sigortasını ödeyemezken. Esnaf kiraya yetişemezken. Mülteciler vergisiz KDV'siz kirasız işletme işletiyor, üstüne devletten kişi başına maaş alıyor. Ve bu devlet medyası, yöneticisi ve de yandaş takımı refahtan hizmetten bahsedebiliyor. Rahmetli Bülent Ecevit'in döneminde benzin 1.5...
  • ‘’DALGAKIRAN ŞART’’

    06 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    İlçemizde bazı sorunların basit çözümleri ‘’imkânsızmış’’  gibi algılanıyor. Dalgakıran da bu konulardan bir tanesi.. İlçemiz  ‘’mevsimlik turizm’’ ( yaz turizmi) için  biçilmiş kaftan. Kumsal var. Deniz var. Yaz sıcaklığı var. İlçemiz  -İl içi-  ‘’günübirlik’’  dinleme eğlenme ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda.  Böyle bir potansiyelin canlanması için çözüm basit; sahilin belirli yerlerine dalgakıran yapmak. ‘’ Dalgakıran olur mu? Olmaz mı?’’  yıllardır onu tartışıyoruz. Olur. Neden olmasın?  Adana, Karataş’taki eski DSİ plajı...
  • HANİ VERDİĞİNİZ SÖZLER!

    03 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      Yazmayalı çok oldu ! Yoğunluktan koşturmaktan bırakın yazı yazmayı kendimi unutuyorum bazen. Seçim öncesi günleri hatırlıyor musunuz? Bilmem ama ben çok iyi hatırlıyorum. Verilen vaatler. Sözde refah gelecekti! Sözde döviz düşecekti! Sözde petrol fiyatları düşecekti! Sözde eğitimde iyileştirme yapılacaktı! Sözde Vatandaş refaha ulaşacaktı! Ama hepsi sözde kaldı tabi ki. Binali Yıldırım seçim sonrası şöyle demişti. Seçimde verilen vaatler geçersizdir. O verilen vaatler sadece seçimde oy oranını artırmak için verilir. Tabi seçimden son...