logo

reklam

“KAHROLSUN PKK…O…ÇOCUĞU SAMANDAĞ”


ümit sağaltıcı
umit_ofset2013@hotmail.com

12 Eylül 1980 askeri darbe sonrasında örtü olarak kullanılan Atatürk sevgisi ve milliyetçiliği yalanlarıyla “radikal ırkçı, bizden başka herkes helak olsun Türkçü ve Sünnici” devlet politikaları egemen oldu. Dış politikada komşulara düşman içte toplumsal ahengi ve bütünleşmeye zarar veren, herkesi potansiyel devlet ve Türk düşmanı kabul eden bir zihniyet hâkim olundu. Bu politikalar Emperyalist devletlerin talebi ve projeleri ile teşvik edildi. “Türk olmayan” bölgelere içerden ve dışardan “Türk ve Sünni” yüzlerce aile iskân edildi (yerleştirildi). Osmanlı’da geleneksel olarak uygulanan, “öteki olanı” zorla tehcir ve güvenlik için “bizden olan ile” boşluğu doldurma politikası Osmanlı sonrası Türkiye Cumhuriyetinde de devam etti. Eski Kızılderili muamelesi görürken yeniye aş, iş, toprak ve devletin şefkatli eli bonkörce devreye girdi. Buna gösterilecek onlarca örnek mevcuttur.

Henüz geçen hafta oynanan Samandağ-İskenderun futbol karşılaşmasında “bozkurt” işareti yapan bir güruhun, Türkiye tarihinde Mustafa Kemal’e, devletine, bayrağına, kardeşliğine, Cumhuriyete, demokrasiye ve laik hayat tarzına yürekten bağlı olan huzur ve hoşgörü ilçesi Samandağ takımı ve taraftarını, “Kahrolsun PKK, O…çocuğu Samandağ” sloganı ile protesto edenler bölgemiz algısında mevcut olan, “Türk kendisinden başka kimseyi sevmez. Türk için ne kadar emek harcarsan harca onun gözünde sadece “güvenilmez ötekisin” Kızılderili’sin” inancını pekiştirmektedir.

Şüphesiz ki bu tür hasta beyinler Türk Milletinin ezici çoğunluğunu temsil etmemektedir. Zira aynı gruba, onların içinde yer alanlar tepki göstermiş ve susturmuştur. Bir kesim Turancı Türklük propagandası ve faaliyetlerini getirimi olan ve “Türklüğe” hizmet olarak sunmaya çalışsa da son merhalede aklıselim ve makbul olan Emperyalizme karşı halkların kardeşliği ve adaleti temsil eden Atatürk Milliyetçiliği galebe gelecektir. Mazlumun umudu olan Türk’ün damarı, özellikle “umudun tükendiği noktada” zuhur eder. Bunun ispatı tarih ile tescil edilmiştir.

Benzer süreçleri Arap Âlemi de yaşadı. Bu Âlemin Emperyalizme, Siyonizm’e ve Vahhabizm’e karşı öncü gücü Suriye idi. Arap Milli tarihin kalesiydi. Arap Âlemin umuduydu. Koruyucusuydu. Güvenli Limanıydı. Mazlumun sığındığı diyardı. Medeniyetler Beşiği idi. Dinler ve Milletler arası gerçek diyalogun okuluydu. “Arap’ın Arap’tan başka düşmanı yoktur” ifadesi aslında “Arap’ın Suriye’den başka düşmanı yoktur” olduğu anlaşıldı. “Arap” devletlerin yüzlerce milyar dolar harcayarak yok etmeye çalıştığı Suriye, halen ve gelecekte Arap Milletinin umudu ve şahlanış tarihini yeniden yazacak Şam’ı Şerifi olacaktır. Türk ve Suri Milli tarihi ve iradesi bölgemizin makûs talihini iyileştirecek yegâne formüldür.

Mehmet Yuva

Devamı Yarın

Share
191 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “KAHROLSUN PKK…O…ÇOCUĞU SAMANDAĞ”

    09 Nisan 2018 Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    12 Eylül 1980 askeri darbe sonrasında örtü olarak kullanılan Atatürk sevgisi ve milliyetçiliği yalanlarıyla “radikal ırkçı, bizden başka herkes helak olsun Türkçü ve Sünnici” devlet politikaları egemen oldu. Dış politikada komşulara düşman içte toplumsal ahengi ve bütünleşmeye zarar veren, herkesi potansiyel devlet ve Türk düşmanı kabul eden bir zihniyet hâkim olundu. Bu politikalar Emperyalist devletlerin talebi ve projeleri ile teşvik edildi. “Türk olmayan” bölgelere içerden ve dışardan “Türk ve Sünni” yüzlerce aile iskân edildi (yerleşti...
  • YAŞAMIMIZDA MEYAN KÖKÜ

    26 Mart 2018 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Yerel

    Eskiden iş bulmak, para kazanmak zordu. Mahalle insanının; zeka ve becerisi, yen bir çalışma alanı yaratıyordu. Mahallemizin bakkallarında Reşit Sürmeli ‘’ Reşit Hilk’’ Çalıştırdığı bakkal dükkânının arka bahçesini, vatandaştan satın aldığı meyan kökü için stok sahası olarak kullanırdı. Meyan kökünün kilosu 25 kuruştan alıyordu. Çocuk denecek yaşta olanlarla genç ağabey ve ablalar meyan kökü toplamaya giderlerdi. Herkes topladığı meyan kökünü Reşit Sürmeli’ye’’ Reişt Hilk’e’’ getirirdi. Bu işle uğraşan tek Reşit amca vardı. Başka mahalleler...
  • SAMANDAĞ’IN DEMOGRAFİK (NÜFUS) YAPISI ve SİYASİ EĞİLİMLERİ (2)

    26 Mart 2018 Dünya, Eğitim, Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Yerel

      Yazımın ilk bölümünde 1965 ten başlayıp 1983 yılına kadar gelmiştik. Bu bölümde 1987 yılından başlayıp 2000li yıllara gelip bırakacağız. 1987 yılı milletvekili seçimlerinden önce 1985 yılında nüfus sayımı yapılmıştır. 1985 sayımına göre: İlçemizin: Merkez nüfusu: 27 477 (13050 erkek - 14427 kadın) Köy nüfusu: 55 457 (26804 erkek - 28653 kadın) Toplam Nüfusu: 82 934 kişidir. Buna göre nüfus 1980 sayıma göre 17. 936 kişi artmıştır. 1980 yılında nüfus artışında azalma yaşanırken 1985 yılına gelindiğinde hızlı bir ar...
  • SURİYE, SEKİZ YILDIR DİZ ÇÖKMEDİ!

    17 Mart 2018 Köşe Yazıları

    Suriye'ye yönelik başlayan kirli emperyalist saldırının bugün sekizinci yılına girdik. 15 Mart 2011 yılında Dera'da ABD istihbarat teşkilatı CİA ve İsrail istihbarat teşkilatı MOSSAD'ın desteği ve yönlendirmesi ile başlayan sözde muhalif gösteriler, küresel havuz medyasında "Arap Baharı Suriye'ye ulaştı, halk demokrasi ve özgürlük istiyor" şeklinde servis edildi. Bu gösterilerin demokrasi ve özgürlük temelli olmadığının anlaşılması çok uzun sürmeyecekti. ABD ve İsrail'in eğitip donattığı El Kaide tandanslı çeteler, 6 Haziran 2011 y...