logo

reklam
16 Ağustos 2017

JAPONLARDA UYKU

Farklı Kültürleri Tanıyalım!

Japonların her neresi olursa olsun çekinmeden uyudukları ve uyudukları yerde garip karşılanmadığı aksine önceki günden çok çalıştığüı ve yorulduğu için uyuduğu düşünülerek takdir edildiği uyku düzenine İnemuri denir.

“İnemuri”, kamu alanlarında, toplu taşımada, okulda, işyerinde vb. uyuklama anlamına geliyor. Yani Japonlar istedikleri her an ve her yerde, uyumak istediğinde hiç tereddüt etmeden birazcık kestirebiliyorlar. İnemuriden daha garip bir şey varsa: o da çalışmayı uykuya tercih eden bir toplumda; yolda, trende ayakta uyuyan insanların hiçbir şekilde yadırganmaması.

Bu konuyla ilgili araştırmanın sahibi Dr. Brigitte Steger, ilk olarak 1980’lerde Japonya’ya gittiği sırada rastlamış bu tuhaf davranışa. Ve çalışkanlığıyla ünlü, uykudan uzak bir toplumda, insanların her yerde uyuyabilmek gibi bir rahatlıklarının olması bir hayli çelişkili gelmiş ona da.

Uyku vakti, tüm toplumlarda; bizde olduğu gibi karanlık çökünce uyumak; güneş doğduğunda uyanmak kadar basit değil. Japonya’da da eskiden insanlar geç yattıklarında azarlanır; âlimlerse uyumayıp çalıştıkları için övgü alırmış. Yani uyku vakti konusunda kafalar biraz karışık olmuş hep. Uyuklama konusu ise üzerinde çok durulmayan bir konu olmuş daima.

Japonlar, canları istediği anda istedikleri yerde uyudukları yetmiyormuş gibi, bir de çocuklarını okula başlayana kadar kendileriyle aynı odada yatırıyorlar. Çünkü onlar, çocukların okul çağına kadar ebeveynleriyle aynı odada yatmasının, onları sosyal anlamda daha sağlam bireyler haline getireceğine inanıyorlar. Dr. Steger, belki de bu yüzden başkalarının yanında uyumayı da gayet normal karşıladıklarını düşünüyor. -Japonlar, 2011’de yaşadıkları tsunami felaketinden sonra da, büyük sığınaklarda birlikte uyuyorlardı. Bu şekilde kendilerini daha güvende hissediyorlarmış. İnemuri üzerine uzun araştırmalar yapan Dr. Steger, en sonunda bunun uyku olarak görülmediği sonucuna varmış. Yani bu eylem, Japonlar için ne gece uykusu anlamına geliyor; ne de öğleden sonra bir kestirme. İşin sırrı aslında kelimenin anlamında yatıyor. İnemuri, Çincede ‘orada olmak’ ve ‘uyumak’ anlamına geliyor. Uyuklayan kişi, bedensel olarak orada olduğu ve gerektiğinde katılım gösterebileceği için, inemurinin kimse için hiçbir sakıncası yok. Ne ayıp ne de günah.

Japon toplumunda ‘çalışkanlık’ büyük değer verilen bir özellik olduğu için; bir toplantıda uyuklamak da uzun saatler çalışmanın bir sonucu olarak görülüyor. Dolayısıyla tüm yorgunluğunuza rağmen o toplantıya katılmanız saygıyı hak eden bir durum. Kimseyi rahatsız etmeden, gerektiğinde toplantıya katılım göstererek mışıl mışıl uyuyabilirsiniz. Yani onlardaki “inemuri” alışkanlığı, bizdeki “Uyumuyorum, gözlerimi dinlendiriyorum” durumuyla aynı şey değil. Çünkü inemurinin tembellikle uzaktan yakından bir ilgisi yok. Aksine kişinin sorumluluklarını yerine getirebilmesi için bir süreliğine bulunduğu ortamdan uzaklaşması hali.

Düşünsenize bizim toplumumuzda yerde, okulda, toplandı da birinin uyuduğunu görsek o kişinin ya delirmiş olduğunu görürüz ya da saygısız bir kişi olarak en olmadı ölmüş olduğunu düşünürüz. Diğer davranışlarımız, kültürümüz, örf ve adetlerimiz gibi uyku düzenimizde kültürden kültüre farklılık göstermekte.

Haber Merkezi

Share
355 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+3 = ?