logo

reklam

İRİ YAPILI DEV ADAM (SÖYLENCE)

 

Eskiden Samandağ – Antakya arası, ulaşım zordu. Ana yolun bir bölümü şose, bir bölümü ham topraktan oluşuyordu. Yolun 15. Km Sinde bir gölet vardı. Bataklık alanlarıyla çevrili idi. Gölet ve çevresinde Sığırcık, Karabatak ve Yaban ördeği gibi kuş türleri yaşardı. Gündüzleri oradan geçmek tehlikeliydi. Av bahanesiyle orada bulunan kimileri kervancıları soyarlardı. Şikâyet edecek makam bulamazlardı. Memlekette ‘’kim kime, dumduma’’ havası esiyordu.( Bu terim her ne kadar şehirleşme adına söylenmiş olsa bile, burada düzen bozukluğuna dikkat çekmek için kullanılmaktadır.) Bu nedenle Samandağ ve köylerinden yola çıkacak kervancılar;  Gölet’e yakın olan çevre sakinleri uyanmadan sabaha karşı bataklık alanlarını geçecek şekilde zaman ayarlaması yapmaları gerekiyordu. Antakya’dan dönüş, insanlar uykuya daldıktan sonra başlardı. Samandağ’ına dönüş yolculuğu, bu şekilde güvence altına alınırdı.

Yağmur yağdığında ulaşım bir kat daha güçleşiyor, bazen de tamamen imkânsız hale geliyordu. Motorlu taşıt işlemezdi. Zaten yoktu.

Yolun virajları normalden fazlaydı. Ulaşım araçları olarak; at, eşek ve katır gibi yük hayvanları kullanılıyordu.

Katır; erkek eşek ile dişi atın çiftleşmesinden doğan eşek ile at karışımı bir hayvandır. Yapısal görünümü; eşeye benzer.  Yalnız eşekten büyük attan küçük bir yapısı vardır. İnatçıdır. Keçi inadını aratmaz. Halk arasında söylenen bir değiş var.’’ Adamda katır ya da keçi inadı var’’ denir’’ İnat eden kimseler için kullanılan bir terimdir./ Bir değiştir. Yani anlayacağınız; katırın babası eşek, Anası attır. Katırlarda Kromozom bozuklukları olduğu için, üremedikleri söylenir. Eşekle atın karışımından meydana gelen katır, eşeklerden daha iri yapılı ve daha kuvvetlidir. Engebeli arazilerde ve dağlık alanlarda yük hayvanı olarak kullanılır. Samandağ – Antakya yolu benzer özelliklere sahipti. Yol 36 km’dir. ( şimdiki yol; 24km’dir) şu soru akla gelebilir. Erkek atla dişi eşek birleşirse ne olur? Melez bir hayvan doğar. Başka bir anlatımla; bu birleşmeden doğan hayvan, eşeye daha fazla benzer. Eşeğin özelliklerini taşır. Katıra nazaran güçsüzdür. Bu tür hayvanlara ‘Bardo’ adı verilmektedir.

Samandağlı; Antakya’ya alış verişe giderdi. Kimi at sırtında, kimi katır sırtında kimi de eşeksırtında eşyalarını yükler 36km’lik yolu aşmaya çalışırlardı. Uzun boylu, pala bıyıklı, sarışın mavi gözlü, İri yapılı bir Samandağlı vardı. Bu vatandaşında katırı vardı. O da diğer dostları, akrabaları ve komşularıyla birlikte ticaret yapmak üzere Antakya’ya gider gelirdi.. Geçimini bu yolla sağlardı.

Bir kış günü idi. Rüzgâr, karlı dağların tepelerini yalayarak ovaya iniyordu. Nemli ve soğuk havada, sabaha karşı herkes hayvanını yemledi, yolculuk hazırlıkları tamamlandı. Önceden belirlenmiş olan toplanma noktasına gider, kalabalık bir grup oluştururlardı. Sarışın mavi gözlü, iri yapılı dev adamla beraber Antakya’nın yolunu tutarlardı. Eşekler, katırlar ve en sonda da atlar sıralanırdı. Yürüyüş nizamı böyle oluşturulurdu. Sabaha karşı saat 03’te yürüyüş başladı…

Rüzgâr ve yağmur ilerleyişi zorlaştırıyordu. Beklenenden daha az hız yapıyorlardı. Ufuklar yavaş yavaş aydınlanmaya başladı…

O saate kadar 15km yürünmüş, aradan 5 saatlik bir zaman dilimi geçmişti. Kervancılar, Gölet mevki ine varmış oldular. Gölettin oluşturduğu bataklığa saplanmamak için herkes azami çapa harcıyordu. Sarışın mavi gölü pala bıyıklı, iri yapılı dev adam, benzer çapaları oldu. Ancak arkadaşları kadar başarılı olamıyordu. Katırını Gölet’in bataklığına saplanmaktan kurtaramadı.

Hayvan Çırpındı, çırpındıkça batıyordu. Gövdesi bataklığa dayandı.  Kervancılar yardım etmek istedilerse de sarışın mavi gözlü, pala bıyıklı iri yapılı dev adam yardımlarını kabul etmedi. Ancak ‘’ Memlekette Altı kardeşim ve sekiz tane Amcam oğlu ne güne durur. Gider getiririm. Kimseye de minnet etmem’’. Cümlelerini birkaç kez içinden tekrarladı Bu ara da hayvanının yükünü sırtından indirmeyi unutmuştu. Yüklü haliyle terk etti.

İri yapılı dev adam, akrabalarını almak üzere 15 km’lik dönüş yolunu tekrar yürümeye göze alarak yola koyuldu…

Samandağ’ına vardığında, akrabalarını arayıp buldu. Yaşadığı hikâyeyi anlattı. Hayvanı saplandığı bataklıktan kurtarmak için yardım istedi. Teklife olumlu bakanların yanında normal karışlamayanlar da oldu. Kardeşlerinden üç, amcaoğullarından iki kişi olmak üzere 5 kişilik yardım kafilesi olarak yola çıkmayı kabul ettiler. amca çocuklarıyla beraber olmak üzere 8 saat sonra Gölet’in olduğu yere gelindi. Hayvan yerinde duruyordu.  Ancak fazla dayanmayıp ölmüştü.

Sarışın, mavi gözlü, pala bıyıklı, iri yapılı dev adam; hayvanına çok üzülmüştü. Hayvanı bataklık yerinden, Kardeşleri ve amca çocukları yardımıyla aldılar.

Gölet’in kenarında ve havadar bir alanda mezar kazıp, katırı gömdüler. Dev yapılı adam, kardeşleri ve amcaoğullarıyla beraber bir kez daha 15km’lik dönüş yoluna tekrar koyuldular…

Gölet denilen mevki, Antakya – Samandağ Karayolunun Tekne pınar ( Batı ayaz) Karayoluyla kesiştiği noktada, geniş bir bataklık alanıydı. Eskiden buralar boştu. Issızdı. İskân edilmemişti. Geceleri ürkütücü bir ortam oluşuyordu. Engellere ve korkulara rağmen yaşam devam ediyordu.

Asaf Hişmi

Share
257 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+1 = ?