logo

reklam

İLETİŞİMDE İFADE HATALARI


ümit sağaltıcı
umit_ofset2013@hotmail.com

SEN DİLİ

Anne- baba ve çocuk arasındaki anlaşmazlıklar, çocuğun yaptığı olumsuz davranışlar sonucu oluşur. Çocuğun olumsuz davranışları ya da sözleri anne-baba da hoşnutsuzluk, kızgınlık gibi duygular yaratabilir. Bu duygular karşısında tepkilerini genellikle aniden ve sözel olarak şöyle ifade ederler! ’Ne laf anlamaz çocuksun’ ,’Sana bin kere tembih ettim’, ’Neden dikkat etmiyorsun’,gibi. Buradaki ifade tarzı çocuğa yönelik SEN mesajı, sen kelimesi, sen-dilidir. Bu ifade fiziksel cezalardan daha olumsuz etki yapar. Sen dili kızgınlığın gerçek nedenini açıklamaz. Bu nedenle çocuk anne babasının neden kızdığını anlayamaz. Ancak çocuk, ’Benim annem her şeye kızar’ der. Sen dili ile gönderilen kızgınlık ifadeleri, davranışa değil, kişiye yönelik açık saldırıdır. Kızgınlığın kişiye yönelik olması çocuğu sarsar, gücendirir, kızdırır, onun karşılık vermesine yol açar. Zamanla çocuk içine kapanır iletişimini keser. Çocuk sevilmediğini düşünebilir. Onuru kırılan çocuk, “Ama siz de hatalı davranıyorsunuz” diyerek karşılık vermeye başlar. Böylece genç de kızgınlık duygularını sen dili ile ifade etmeyi öğrenir. Bu durumda anne-babalar çocuğa daha fazla ceza vermeye başlarlar.

BEN DİLİ

Ben dili, anne-babanın olumsuz davranış sırasında yaşamakta olduğu olumsuz etki ve duyguları açıklayan dürüst ve sorumlu bir kızgınlık ifadesidir.

ÖRNEK: ‘Oooo, buyurun içeri girin lütfen!’ yerine’ Geldiğine çok sevindim, gelmekle beni çok mutlu ettin’ şeklinde bir ben dili mesajı bizde daha sıcak bir duygu uyandırır.

ÖRNEK: Ziyaretine gitmediğimiz bir büyüğümüz ’Şimdiki nesil artık böyle, büyüklerini asla umursamazlar, ne zamandır ziyaretime gelmiyorsunuz, biliyor musun?’ gibi suçlayıcı sen dili yerine “Uzun zamandır seni görmediğim için seni özlemiştim, seni gördüğüme sevindim keşke sık sık gelebilsen!” gibi gerçek duyguları anlatan bir ben dili mesajı bizi o anda savunmaya geçmekten alıkoyduğu gibi ziyaretlerimizi daha sık ve daha istekli yapmamızı sağlar. Ben dili ile konuşmak duygu ve düşünceleri anında ilettiği için kullanan kişiyi rahatlatır.

ÖRNEK: Neden böyle yaptın? Yerine “Bu davranışına çok üzüldüm”(kızgınlık ve öfke gibi birikimleri önler). Duyguların açıklanması çok önemlidir Çünkü düşünceler, zevkler değişse de duygular aynıdır. Çocukların duyguları daha yoğun olduğundan, duyguların ifade edilmesi onların, durumu daha iyi anlayabilmelerine, kendilerini anne veya babanın yerine koymalarına ve onlardaki etkiyi fark ederek davranışlarını onlar için değiştirmek isterler. Böylece çocuk olumsuz davranışını anne-babaya yardımcı olmak için değiştirebilir.

“Ben Dili” ile iletişim kurulmuş çocuklar, ebeveynlerinlerine sürekli “kızdın mı, üzüldün mü, beni seviyor musun” sorularını sorarlar.

“Ben Dili” ile iletişim kurulmuş çocuklar, “başkaları ne der” diye yaşamayı bir alışkanlık haline dönüştürmeye yatkındırlar.

Etkin iletişimde bulunabilmek için hepinizin dünyayı farklı şekilde algıladığımızın ve bu algılamalarımızı diğerleriyle iletişimimizde rehber olarak kullandığımızın farkına varmalıyız!

Ezgi YEŞİLDAĞ/ Okul Öncesi Öğretmeni- Özel Eğitim Alanı

Share
403 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TALEP EDİYORUZ

    24 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    İlçe insanımızın, eko-politik istemleri gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Ekonomik hayatın canlandırılması ile ilgili talepleri daha sık duymaya başladık. İlçemiz ekonomik hayatında:‘’Devlet buraya yatırım yapmıyor. Bizi öteki görüyor.’’  şeklindeki eleştirileri sizler de duymuşsunuzdur. Zaman zaman ilçemizi yöneten yerel yöneticilerin de: ‘’Samandağ insanı muhalif fikirlere sahip olduğu için yatırım yapılmıyor.’’ Şeklinde, fikirlerini beyan ettiklerini duyuyoruz. Neden hizmet yapmadıklarını vatandaşa böyle anlatıyorlar. Bu yorumla...
  • “HAD(İ)O ORDAN”

    20 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      Siyasetçiler halkı kandıran birer profesyoneldir. Her seçim arefesinde kürsüye çıkıp "sevgili halkımız, biz sizler için varız" diyerek koltuğa oturana kadar halkçı olurlar, seçildikten sonra ise "şu şu mahallede muhtarımız ile halkımızın sorunlarını dinledik" diyerek sadece sorun dinlerler, dinledikleri sorunlara çözüm üretmeden de sosyal medyada kendi reklamlarını yaparlar. Halbuki aynaya dönüp baksalar halkın önünde duran en büyük sorunun kendileri olduğunu görecekler. *    *    * Bu sorun Türkiye'nin her yerinde old...
  • ARTIK VİCDANIN SESİ DUYULMUYOR

    20 Eylül 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Günümüz insanı gürültü kirliliğini had safhada yaşıyor. Gün boyu kargaşa keşmekeş koşmaca ve  koşturmaca yetmezmiş gibi bir de bin bir çeşit gürültü deposu olan telefonların gönüllü hamallığını yapılıyor. Yediden yetmişe herkes akıllı telefonlara adeta mecbur ve de mahkum. Akıllı telefonlarda ise o kadar çok o kadar çeşitli sesler var ki aynı ortama oturan insanlar artık birbirlerini duymuyor ve de dinlemiyor herkes kendi telefonundan çıkan bin bir çeşit sesin dayanılmaz baskısı altında, oğlunuz ya da kızınız elindeki telefonun esaretinden ...
  • TORPİL GİRİŞİMİ

    19 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

      Mersin ilk Öğretmen Okulu 2. Sınıfındayız. Sene sonu gelmişti. Yüksek öğretmen okuluna gidecek olanları bir telaş sarmış, sınıfa tartışılır hale gelmişti. Kimler gidecek? İsmen seslendiriliyordu. Konuyu Safa Bey’e açtım. Ölçü nedir? Kimler gidebiliyor? Türünde sorular sordum. Karnesinde zayıf olan öğrencilerin notları ne kadar iyi olursa olsun gidemeyeceklerini öğrendim. Benim iki tane zayıfım vardı. Biri Müzik, diğeri Kompozisyon dersiydi. Müzik on üzerinden ‘’1’’, Kompozisyon da on üzerinden ’’4’’ü.  Buna karşın not ortalamam yüksekti...