logo

reklam

HOŞGELDİN REHAN HÜSEYİN…


Hüsamettin Kazan
deneme18@hotmail.com

HOŞGELDİN REHAN HÜSEYİN…

HUSAMETTINKAZAN‘’Rehan Hüseyin’’ 8 Haziran’da doğan çocuğumuzun adı… O tarihten bu yana Dünya’da ve Türkiye’de neler oluyor bakmadım… Herhalde aynı şeyler oluyordur. Uzun zamandır haber bültenleri ‘’adi vakaları’’  77 milyonun gündemine getirip toplumsal bozulmalara sebep oluyor…  Bu kadar aradan sonra haber bültenlerine baksam; ‘’sanırım’’ gene bu haberleri göreceğim. ‘’Adi vakaları’’ haber yaparak,  sosyal, siyasal ve ekonomik konular gözden kaçırılıyor… Bir ‘’hokus pokus’’ var ortada…

Oğlum bu dünyaya ‘’ağlayarak’’  geldi… Çocuklar dünyaya ‘’ağlayarak’’ geliyor… Haksız da sayılmazlar… Bir çocuk şarkısında geçiyor;  ‘’Güzel bir dünya bırakın biz çocuklara…’’

Büyüklere hitaben yazılmış bu şarkıda çocuklar;  ‘’kendilerine güzel bir dünya bırakmalarını istiyor’’ ‘’Büyüklerden’’ yani kimlerden? Ekonomik, sosyal ve siyasal mekanizmaların, ‘’köşe başlarını tutanlardan.’’ Öyle mi oluyor?  Elbette ki hayır…

Büyüyünceye kadar, umarım ülkemizin koşulları değişir… Herkesin ‘’iş-aş’’ bulup mutlu olabileceği;  hem ‘’içerde’’  hem ‘’dışarıda’’ toplusal huzur ve mutluluk tesis edilmiş olur.

O zaman gelinceye kadar; bebeklik, çocukluk ve gençlik dönemlerini beraberce geçireceğiz; REHAN HÜSEYİN’ in ailesi olarak onu hayata hazırlamak, korumak, kollamak, mutlu, huzurlu ve güvende olduğunu hissettirmek bize düşüyor….

Babalık ve anneliğin ‘’doğasında’’  çocuğa karşı,  yoğun bir sevgi, özveri, koruyuculuk, çocuk için kaygılanma gibi duygular  var.  8 Haziran’dan bu yana bu duyguları yoğun bir şekilde yaşıyorum…

Anne baba olan herkesin de bu DUYGULARI yaşadığını düşünüyorum…  Hem kariyer, hem çocuk yapanlar için veya vakit geldiği için çocuk yapanlar için durum biraz daha farklı olabilir…

REHAN HÜSEYİN’e  ne  kadar iyi bir anne baba oluruz, onu zaman gösterecek…  Ama bizler anne ve baba olmanın yanında, insanca yaşama mücadelesi de veriyoruz.  İyi bir anne baba olmak için de insanca yaşam koşullarının oluşması gerekiyor.  Asgari ücretle çalışan bir insanın hayatında tesis edilecek mutluklar belli aslında. Maddi imkânlar ile kültürel- sosyal- bilimsel birikim doğru orantılı…  50 TL kazanmak için; gününü, eşinden çocuğundan uzak geçiren bir anne ve babanın yaşamını düşünün, bir de bu ailenin çocuklarının imkânsızlıklarını…

Rehan Hüseyin’in annesi ve babasının koşulları bir nebze daha iyi belki… Ama sadece kendi çocuklarımızı düşünemeyiz. Aklı başında din adamlarımızın anlattığı bir hikaye geliyor akılıma; ‘’İki masum Hasan ve Hüseyin’in annesi dua ederken önce bütün insanlar için dua edermiş… En son çocukları için dua edermiş… Hasan ve Hüseyin’in annesi  Fatıma’dır.  Fatıma-tül Zehra İl- Betül; peygamberin kızı, Emir-il mümin’in, Ebu- Turab’ın  eşidir.

Bu nedenle sık sık yazıyorum; ‘’asıl derdimiz etnik köken- dil-din sorunlarımız değil’; ülkemizin vatandaşları olarak ‘’asıl derdimiz ekonomik kaynakların doğru bir şekilde kullanılmayıp çarçur edilmesi. Daha insanca bir yaşam için ekonomik kaynakların doğru kullanılması şart.

Rehan  Hüseyin’in annesi ve babası olarak ‘’alınteri’’ ile geçinmeye çalışıyoruz. Dönen, sosyal-siyasal-ekonomik sömürü düzenine rağmen; ‘’sevgi saygı ve iyi duygular üzerine bir çevre arzuluyoruz.’’  Emir-il mümin’in emrine uyacağız;  ‘’yüzbin defa zulüm görsek de zulmetmeyeceğiz.’’ Ama hakkımızı da savunacağız.

Güzel bir dünya bırakmamız gerekiyor. Bütün çocuklara… Bütün çocuklar birbiriyle kardeş, arkadaş olsunlar… Bütün anne ve babalar diğer anne-babalar ile;  ‘’kardeş, ağabey, abla…’’ olsunlar…

Bu koşullarda ütopya gibi gelen bu dilekler, öz insan duygularıdır. Köreltilmeye çalışılan, nifak tohumları ile örselenen ‘’öz insan duyguları…’’  Bütün ‘’masumları’’ özellikle de çocukları korumak, kollamak, her ne kadar sizin çocuğunuz olmasa da…

(Kim bir masumu kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış olur. Kim bir masumu öldürürse bütün insanlığı öldürmüş olur…)

Hoşgeldin  Rehan Hüseyin…. Güzelliklerin, masumiyetin sembolü Rehan Hüseyin…

İlk dünyaya geldiğinde ağladın ama üzülme artık… Seni görmeden bütün içtenliği ile seni koruyan şefkatli insanları da hissettin… Dr. Seydi Hanım, Dr. Enginay Hanım, Dr. Erdem Bey…. Sağlıkçı  ablaların teyzelerin;  Burcu (Bırcı), Esra,Helen,Filiz,Ruşen…. Dünya güzel… Bu iyi yürekli insanlar ile çok daha güzel…

Cennetin kokusu, masumiyetin sembolü, sen daha dünyaya gelmeden anne ve babanın yanında sevinçlerini ve üzüntüleri yaşayan yakınları, arkadaşları, dostları, senin vesilenle tanıdıkları bir çok güzel insan var…

Dünya’da hep sevineceğiz diye bir durum yok oğlum… Ama sevincini ve üzüntünü paylaşarak; sevinçlerini arttıracak, üzüntülerini hafifletecek her yaştan ve her kesimden, yakın ve uzak, dünyada milyarlarca insan var….

Adınla yaşayasın oğlum…

Share
532 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GENE Mİ? : ‘’ORTADOĞU’’

    11 Haziran 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Ülkemiz, seçim gündemine kilitlenmişken; Suriye devlet başkanı, ‘’Rusya’da Bugün’’  televizyon kanalı ile yaptığı röportajda;  ‘’Önümüzdeki günlerde çatışmaların, Suriye’nin kuzeyinde yoğunlaşacağını söyledi. Kendisini ‘’Suriye Demokratik Güçleri’’  diye kendini niteleyen yapıların hedef alınacağını çünkü bu yapıların ABD tarafından, ABD çıkarına hizmet amacıyla desteklendiğini söyledi.’’ Suriye devlet başkanı; Rakka,Kamışlı,Haseki ve Deyrzor’un kuzeyinde bulunan bu yapılara, ABD’nin her türlü desteği verdiğini, bu yapıların ellerinde so...
  • SERHAT ÇAKIN’DAN “HAFTALIK” DEĞERLENDİRMELER:  02 – 09  HAZİRAN 2018

    11 Haziran 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      1- Boğaziçi Üniversitesi’nde Afrin Harekâtı için dağıtılan lokumlardan dolayı tepki gösterip durumu protesto eden 14 öğrenci, 2 aylık bir tutukluluktan sonra çıkarıldıkları ilk celsede serbest bırakıldılar. Böylece tutuklanmaları ve hüküm giymeleri için hiçbir demokratik ve sağlam bir yasal gerekçenin olmadığı mahkemenin bu kararı ile tescil edilmiş oldu. Ancak bu öğrenciler boş yere iki ay tutuklu kaldılar. Bütün bu uygulamalar, iktidarın ve sarayın muhalif gençleri ve gençliği yıldırmak, düzen güçlerinin onları yıldırıp...
  • SAMANDAĞ’INDA YALAN DOLAN VE KANUNSUZLUK DÖNEMİ

    07 Haziran 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      Bir ülkede, bir ilde, bir ilçeden ‘yalan’ resmi belgelere girmeye başlarsa, işin sonu kargaşa ve toplumsal bozulma olur. Memlekette ‘’Kim kime, dumduma’’ havası eser. Toplumsal düzen bozulur. Yaşam koşulları risk altına girer. Herkes haklılığını ispatlamak adına yetkililere yalan beyanda bulunmaya başlar. İspiyonculuk koşulları oluşur. Memleket sis altına girer. Hava kurşun ağırlığını aratmaz. Doğruyu güzeli seçmek zor olur.  İşte bu notadan itibaren, adalet mekanizması tökezler. Anarşiye yol açılır.  Ülkede, ilde ve ilçede terör ...
  • İLETİŞİMDE İFADE HATALARI

    07 Haziran 2018 Eğitim, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    SEN DİLİ Anne- baba ve çocuk arasındaki anlaşmazlıklar, çocuğun yaptığı olumsuz davranışlar sonucu oluşur. Çocuğun olumsuz davranışları ya da sözleri anne-baba da hoşnutsuzluk, kızgınlık gibi duygular yaratabilir. Bu duygular karşısında tepkilerini genellikle aniden ve sözel olarak şöyle ifade ederler! ’Ne laf anlamaz çocuksun’ ,’Sana bin kere tembih ettim’, ’Neden dikkat etmiyorsun’,gibi. Buradaki ifade tarzı çocuğa yönelik SEN mesajı, sen kelimesi, sen-dilidir. Bu ifade fiziksel cezalardan daha olumsuz etki yapar. Sen dili kızgınlığın ...