logo

reklam

“HER GÜN 8 MART OLABİLİR”

Birlikteliğe ve dayanışmaya en çok ihtiyaç duyulan bir süreçte olduğumuzu ifade ederek haber merkezimize konuşan Pelin Yatkın Oruç, “sesini yükseltip hak talebinde bulunmak için Kadın olmak yetiyor” dedi.

Gazetemize dün konuşan Pelin Yatkın Oruç, “1857’de Newyork’ta emekçi kadınların fabrikada yakılarak katledilişi ile damgasını vuran kanlı tarih. O tarihten günümüze ne değişti? Tarihsel Süreç özellikle bedeli Ödenmiş geçmiş!… Bize kendimizi; bize kendimizi ayaklar altına alınan insani değerlere tanıklığımızı hatırlatıyor.

Değişen sadece tarihtir. Yaşatılan acıların kılıflarını bulmak çok zor değil. Teknolojik Çağda kadın şiddet görüyor. Öldürülüyor. Alınıp satılıyor. Modernizm adı altında en ağır bedeli yine kadın ödüyor. Babanın boyunduruğundan, kocanın hâkimiyetine kendini tanımak bir yana kabuğunu sıyıramayan tutsak bir nesne haline getirilmektedir.  Özgür olma telaşında, kendini bulma uğraşında ve kendini kanıtlama kaygısı ile hemcinsine rakip ve de takip tutulan kadın kapitalizmin tuzağındadır.

Her alanda var olması gereken kadın eve hapsedilmeye çalışılıyor. Nesnel bir varlıkmış gibi modayı simgeleyen kadın ister patron ister emekçi ister anne, ister eş konumunda olsun yine de potansiyel suçlu olma durumundan kurtulamıyor. O kadar çok seviliyor ki öldürülüyor!  Öyle değerlidir ki satılıyor! Ve en kötüsü insan değil, “kadınlığında kal, akıllı ol deniliyor.

Her türlü sömürüye tabi tutulan kadın kimlik arayışındadır. Artık tasmalı sahiplenilmek istemiyor.  Ölümüne sevgiyi de ret ediyor.  Yeter insanım, İsyanlardayım diye haykırıyor! Mini eteğimle, uzun saçımla, kaba gücün karşısında aklımın kılıcıyla,  sivri dilli ve cadı tanımınıza rağmen ben insanım. Kadınım. Duyan insanlığa haykırıyor.  Özgür düşler yeşerebilsin diye, geleceğe ışık tutar gibi artık susmayacak.  8 Mart Çok Ciddi bedeller ödenerek tarih yazıldı. Fakat günümüzde ticari amaçlarla bunca bedeli ödenmiş yaşanmışlığı suiistimal ederek eğlence ve hediye gününe dönüştürülerek tarihe çok ciddi saygısızlık yapılmaktadır. Hâlbuki 8 Mart yaşanan acıların anısına hüznün ve yasın isyanını haykırma günüdür.

Dünyada savaşların bile şova dönüştürüldüğü, katliamların üstü örtüldüğü, gözyaşların yutturulduğu bir sistemde yaşıyoruz.

Daime cüretkâr yaşamak, yani işte burada her an, her nefeste 8 MART

Her gün ve her yerde 8 Mart” dedi.

Haber : Ümit Sağaltıcı

Foto : Arşiv

 

Share
126 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?