logo

reklam

HAYSİYET VE CELLÂTLARI


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

Sohbet Köşesi:  Hasan Yavaş

Bir ‘’itibarsızlaşma’’ lafı toplumun en altından en üstüne kadar almış başını gidiyor.

Oysa kendilerine, ‘’asan, kesen, meydan okuyan’’ son zamanlarda açıktan açığa hedef gösterene karşı yapılan en ufak bir eleştiri de, tepkileri de yok aslında.

AKP iktidarına karşı hele ‘dirlik ve birlik’ düzeni için en ufak bir, esastan başkaldırı da yok.   Yapılan eylemler var elbette‘’Yiğidi öldür hakkını ver’’ yapılanların hepsi usulden esastan değildir. O nedenle sömürü sistemi biraz daha kendinin çiviliyor hiç bitmeyecek gitmeyecek değişmeyecekmiş gibi.

Düğmesine basılan ‘‘damper’’in şaha kalkması gibi, ‘‘nasır’ına’’ basılmışçasına başlıyorlar cazgırlığa; iyi de sen değil miydin?

‘’Bişey olmaz, nasıl yıkacaklarmış cumhuriyeti, yıksınlar da bir göreyim’’ diyen.

Hadi bakalım, gör nasıl göreceksen eğer.

Yıkılmadık bir yer mi var?

Yıkılmadık bir kalemi kaldı?

Söylenmedik bir söz mü kaldı?

Bedenin canlı, Fiziğın yerin de,  ayaktasın diye yıkılmadın mı sanıyorsun?

Nerdesin o zaman nerde?

Ülkemizde olduğu kadar bu ilçede, Samandağ da kalem-i sanki bir ‘’ruj’’ veya ‘’badana fırçası’’ gibi kullanıp, insanları ‘’boyayan’’, onlara ‘’kara’’lar çalan ve dolayısıyla muhalefet olan, kendiden olmayan gazetenin ‘’itibarını beş paralık etmeye’’ soyunan çürük yumurtaları omlet yapmadınız mı ?

İsim vermeyeceğim.

Solcu olup da sistemi-düzeni çaktırmadan entegre olan ama evinde arabasında Selda Bağcan, Ahmet Kaya müzikleri dinleyen bol sollu laflar eden yani çok rahat, ben deyim ‘bana bir şey olmaz’ rahatlığı siz deyin ‘ben gidersem çok kişiyi götürürüm’ rahatlığı olan insan tanırım.

Dede Korkut’un dediği gibi;

‘’Kahpe içerden olunca kapı kilit tutmaz oğul’’ Bakın belediyenin iş tutup iş yapanlarına boylarına poslarına bir bakın ucu yukarılara mı çıkıyor aşağılara mı iniyor.

Trabzonlu öğrencinin EKG çektiren için tasarladığı ‘mahrem önlüğü’ TÜBİTAK proje yarışmasında birinci seçildiği gibi hepinizi birincisiniz bulunduğunuz yerde velhasıl.

Hepinizin çocuğunun karnesi zeki, akıllı, başarılı, ahlaklı, odalar duvarlar masalar ‘Teşekkür Belgesi’nden geçilmiyor.

Ya Türkiye’nin karnesi?

Ya Samandağ’ı yönetenlerin idarecilerinin iş adamlarının karnesi.

Çoğunuz mutlu ve gururlusunuz falan ya…

Siz bu halkı birbirine gammazlattıktan sonra çocuğunuz takdir alsa ne olur, almasa ne olur diye takıldı işte aklıma!

Dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan, işçi sınıfının insan yerine bile koymayan, sadece bulundukları makamlardan dolayı ‘sanal saygı’ duyulan şahsiyetlerin ‘’yaralı parmağı sarmayacağını’’ bu halk çok iyi biliyor!

Ne dersek diyelim, ne yazarsak yazalım durumumuz ‘paran yoksa öl’ demekten öteye geçmedi çünkü.

Bazen bir gün bir saat yarım saat yaşadığınız bir an, ondan sonra bütün hayatınızda geri kalanını düşündürecek kadar anlamlı ve değerlidir.

Bugün mutsuzsanız, ruh sağlığınız bozuluyorsa bunun en büyük müsebbibi sizsiniz ey millet!

Share
386 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “KAHROLSUN PKK…O…ÇOCUĞU SAMANDAĞ”

    09 Nisan 2018 Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    12 Eylül 1980 askeri darbe sonrasında örtü olarak kullanılan Atatürk sevgisi ve milliyetçiliği yalanlarıyla “radikal ırkçı, bizden başka herkes helak olsun Türkçü ve Sünnici” devlet politikaları egemen oldu. Dış politikada komşulara düşman içte toplumsal ahengi ve bütünleşmeye zarar veren, herkesi potansiyel devlet ve Türk düşmanı kabul eden bir zihniyet hâkim olundu. Bu politikalar Emperyalist devletlerin talebi ve projeleri ile teşvik edildi. “Türk olmayan” bölgelere içerden ve dışardan “Türk ve Sünni” yüzlerce aile iskân edildi (yerleşti...
  • YAŞAMIMIZDA MEYAN KÖKÜ

    26 Mart 2018 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Yerel

    Eskiden iş bulmak, para kazanmak zordu. Mahalle insanının; zeka ve becerisi, yen bir çalışma alanı yaratıyordu. Mahallemizin bakkallarında Reşit Sürmeli ‘’ Reşit Hilk’’ Çalıştırdığı bakkal dükkânının arka bahçesini, vatandaştan satın aldığı meyan kökü için stok sahası olarak kullanırdı. Meyan kökünün kilosu 25 kuruştan alıyordu. Çocuk denecek yaşta olanlarla genç ağabey ve ablalar meyan kökü toplamaya giderlerdi. Herkes topladığı meyan kökünü Reşit Sürmeli’ye’’ Reişt Hilk’e’’ getirirdi. Bu işle uğraşan tek Reşit amca vardı. Başka mahalleler...
  • SAMANDAĞ’IN DEMOGRAFİK (NÜFUS) YAPISI ve SİYASİ EĞİLİMLERİ (2)

    26 Mart 2018 Dünya, Eğitim, Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Yerel

      Yazımın ilk bölümünde 1965 ten başlayıp 1983 yılına kadar gelmiştik. Bu bölümde 1987 yılından başlayıp 2000li yıllara gelip bırakacağız. 1987 yılı milletvekili seçimlerinden önce 1985 yılında nüfus sayımı yapılmıştır. 1985 sayımına göre: İlçemizin: Merkez nüfusu: 27 477 (13050 erkek - 14427 kadın) Köy nüfusu: 55 457 (26804 erkek - 28653 kadın) Toplam Nüfusu: 82 934 kişidir. Buna göre nüfus 1980 sayıma göre 17. 936 kişi artmıştır. 1980 yılında nüfus artışında azalma yaşanırken 1985 yılına gelindiğinde hızlı bir ar...
  • SURİYE, SEKİZ YILDIR DİZ ÇÖKMEDİ!

    17 Mart 2018 Köşe Yazıları

    Suriye'ye yönelik başlayan kirli emperyalist saldırının bugün sekizinci yılına girdik. 15 Mart 2011 yılında Dera'da ABD istihbarat teşkilatı CİA ve İsrail istihbarat teşkilatı MOSSAD'ın desteği ve yönlendirmesi ile başlayan sözde muhalif gösteriler, küresel havuz medyasında "Arap Baharı Suriye'ye ulaştı, halk demokrasi ve özgürlük istiyor" şeklinde servis edildi. Bu gösterilerin demokrasi ve özgürlük temelli olmadığının anlaşılması çok uzun sürmeyecekti. ABD ve İsrail'in eğitip donattığı El Kaide tandanslı çeteler, 6 Haziran 2011 y...