logo

reklam

GÜYA HALK TOPLANTISI !

Değerli okurlar, halkın haber alma hakkını koruyan bir noktadan tarafsız bir gazetecilik anlayışı gereği; yasaları çiğneyerek, hakkımızı gasp etmesine rağmen Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir’in tertip ettiği toplantı haberini sizlerle paylaşıyoruz. Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair 195 Sayılı Kanun Uyarınca Yayınlanacak İlan ve Reklamlar İle Bunları Yayınlayacak Mevkuteler Hakkında Genel Kurul Kararını çiğneyen Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir, toplantıyı halka bilgi vermekten öte icraatlarını yeterli gömeyen çeşitli önerilerde bulunan  partidaşlarıya hesaplaşmaya çeviren bir tutumla gerçekleştirdi. 24. Dönem Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz’a herkesin huzurunda hakaret eden Başkan Nehir, Samandağ CHP İlçe Başkanı Turgay Abacı’nın ‘ hiçbir gazeteci arkadaşımızı, vatandaşımızı adliye koridorlarında görmek istemiyoruz, Sayın Belediye Başkanımızı bu arkadaşlara bir zeytin dalı uzatmaya davet ediyoruz” çağrısına ‘onlar bize uzatsın” şeklinde cevap verdi. Başkan Nehir’in icraatları anlatma davetini dinlemeye giden birçok vatandaş resmi belge beklerden, sözlü ifadeler dışında bir şey dinleyemedi. Halkın soruları cevaplanacak denilen toplantıda sorular yazılı alınıp, cevabı gizli tutulanların yine sır perdesini aralanmadı. ‘Hesabını veremeyeceğimiz bir kuruş dahi yok demiştik’ diyen Belediye Başkanı, tek kuruş için fatura göstermedi. Samandağ Ayna Gazetesi’nin halk adına Belediye Başkanına soracağı soruları yarınki sayımızda yayınlanacaktır.

Basın İlan Kurumunun yayınına aracı olduğu ilan ve reklamlar her zamanki gibi ilçede Başkan Nehir tarafından yasa delinerek yayınlandı. Kanuna göre; Kurum’un yayınına aracılık BİK tarafından gerçekleştirilir.  a) Kanun, tüzük veya yönetmelik gereği yayınlanması zorunlu olup da reklam niteliği taşımayan ilanlar (özel derneklerinki hariç),

  1. b) Merkezi yönetim bütçesine tabi idareler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu iktisadi teşebbüsleri, kamu hukuku tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile sermayesinin yarısından fazlası bu kuruluşlara ait veya bunların % 50’den fazla sermaye payı olan iştiraklerinin resmi ilanları,
  2. c) Yukarıdaki (b) bendinde anılan idarelere ait hususi ilan ve reklamlar,
  3. d) Kanunla kurulan müesseseler ile bunların iştiraklerine ait hususi ilan ve reklamlar.

Kurum’un ve valiliklerin görevi

Madde 3 – Kurum, şubesi bulunan yerlerin belediye ve varsa büyükşehir belediyesi sınırları içinde, 2 nci maddenin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen resmi ilanlar ile (c) ve (d) bentlerinde belirtilen hususi ilan ve reklamların yayınına aracı olur.

Deprem Etüt Merkezi  Ve Denetim Sistemi Kurulmasını Öneriyoruz

Samandağ CHP İlçe Başkanı Turgay Abacı’nın ilk konuşmacı olduğu toplantıyı, CHP Hatay İl Başkan yardımcısı Av.Halil İbrahim Özgün yönetti.

Samandağ CHP İlçe Başkanı Turgay Abacı, toplantıların 42 mahalleye yaygınlaştırılmasını istediklerini belirterek Avrupa ve Dünya şehirleri ile karşılaştırıldığında, Samandağ ilçesinin hak ettiği hizmetleri bugüne kadar alamadığının altını çizdi.

Samandağ CHP İlçe Başkanı Turgay Abacı, konuşmasındaBelediyecilik, insanın doğumundan ölümüne kadar her alanı kapsıyor. Çocuk parkından, düzenli trafiğe, kanalizasyondan, gezi ve bisiklet yollarına, mesire alanlarından, temiz içme suyuna, kamusal hizmetlere kolay ve hızlı ulaşımdan, göz estetiğine uygun mimariye, düzenli mezarlıklara kadar insan yaşamının her alanında öncelikle yerel yönetimle yüz yüzeyiz…

Her gelen yönetim elinden geleni yapar. Bilgisi ve becerisi oranında hizmet üretmek için çalışır. Şimdiki yönetim bugüne kadar elinden geleni yapmıştır. Sayın Başkan nezdinde tüm yönetime teşekkür ediyorum. Ancak bunlar güzelim Samandağ’ımıza yeterli midir? Kesinlikle değil. Dünya ve insanlık hızla ilerliyor. Eskiden Antakya’ya gitmek bile bir olaydı. Oysa şimdi Samandağ insanının ciddi bir kısmı dünyanın bütün ülkelerine dağılmış halde. Samandağ insanı dünyadaki şehirlerin nasıl güzelleştiğine , belediyecilik ufkunun vardığı güzelliklere tanıklık ediyor. Ancak Samandağ’ına geri döndüğünde Samandağ’ın bu gelişmelerin çok gerisinde kaldığını, ilçe insanının ihtiyaçlarını karşılayacak ortamın bir türlü oluşmadığını görünce ciddi bir hayal kırıklığı yaşıyor. Bu hayal kırıklığını gidermek yerel yönetimlerin en temel görevidir…

İlçemizde 100 yıl öncesinin sorunları henüz çözülememiş. Sosyal çevre, yeşil alanlar, kültürel çalışmalar yeterince yapılamamış.

Biz ilçemizde halen sebze halini, otogarı, kanalizasyonu, imar düzenini, ilçemize yakışır mezarlık alanlarını tamamlayamamışız.Bu durum güzelim ilçemize hiçbir şekilde yakışmıyor.

Bakın uygar ülkelerde yemyeşil bir şehirde,güzellikler içinde yaşayanlar bizden daha zengin değil.daha akıllı da değil.neden biz böyle kalalım ki ?

Bakın sevgili  arkadaşlar; sizlere belediyecilik ufkuyla ilgili somut bir örnek vermek istiyorum.

Yıl 1988.Güssing,Avusturya’nın en az gelişmiş bölgesi Burgenland içindeki en düşük gelirli ve 4.000 nüfuslu küçük bir kasabadır.

Geçim kaynağı Mısır,Ayçiçeği ve Kereste olan bu kasabada halkın %70’i iş için Viyana’ya gidip gelirken Peter Vadasz diye bir Belediye Başkanı seçiliyor.Kasabanın elektrik ve enerjiye ödediği faturanın yıllık 6 milyon Euro olduğunu gören başkan ve ekibi, orman atıklarını yüksek sıcaklık altında gaza dönüştüren ve buradan enerji elde eden bir sistem kurar. Çalışanlar o kasabanın mühendisi ve halkıdır. Yıl 2009.Kasaba kendi elektrik ve enerjisinin tamamını kendisi üretmeye başlamıştır.

27 küçük ölçekli enerji tesisi var. Ek olarak yıllık vergi geliri 1.5 milyon Euro’ya ulaşmış. Yılda gelen turist sayısı 30.000.Dışarıya işçi göçü tamamen tersine dönmüştür.

Bizde Büyükşehir yasasından kaynaklı yeni sınırlarla birlikte yalnızca çöplerimizi yakıta dönüştüren bir tesis bile enerji ihtiyacımızın önemli bir kısmını karşılar. Güneşi ve rüzgarı en bol yerde bedava enerjiyi heba ediyoruz.Güneş panelleri ile elektrik üreten kooperatiflerimiz olsa dışarıdan enerji almamız gerekmeyebilir.Sırtımızda bir çuval altın taşıyoruz ama cebimizde ekmek alacak paramız yok.Bu önerinin önümüzdeki süreçte Belediye Yönetimimiz tarafından değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz…

Farklı amaçlarla çıkarılmış olsa da Büyükşehir Yasası bize yeni olanaklar sunuyor. Büyükşehir Belediyesinin ilk defa partimize nasip olması ilçemiz için büyük bir nimet.Hatay Büyükşehir Belediyesi Bütçesi Türkiye’nin sayılı bütçelerinden olmasına rağmen bunun ilçemize yansımalarını maalesef ki diğer ilçelere oranla zayıf hissettik.Halen beldelerimiz 10 sene öncesinin şartlarında yaşamaktadır.Bunun sebebi olarak kamuoyunda Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne sunamadığımız projelerden kaynaklı olduğu inancı hakim.İlçemizde eksik olan otogar,sebze hali,mezarlık kompleksleri ve yeşil alanlar gibi önemli ihtiyaçlar yönünden gerekli ön hazırlıkların yapılarak bu eksikliklerin Hatay Büyükşehir Belediyemiz ile yapılacak işbirliği sonucunda giderilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini düşünüyoruz…

İlçemizin en önemli sorunlarından biri de imar düzenidir. Ruhsatlar maalesef ki çok pahalı. Binalarımızın çoğu düzensiz ve ruhsatsız. Ama biz buna rağmen inşaat yaparken neredeyse inşaat maliyeti kadar bir parayı özel bürokrasiye ödüyoruz. Biz Belediyemiz nezdinde bir deprem etüt merkezi  ve denetim sistemi kurulmasını öneriyoruz. Böylelikle ruhsatların maliyetleri düşürülerek halkımızın gurbet ellerde bin bir emekle biriktirip binalara döktüğü alın terinin çarçur edilmemesini istiyoruz.Ayrıca bu şekilde belediyemize de ciddi bir gelir kalemi yaratılabileceğini düşünüyoruz.

Genel başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun her seferinde üzerinde ısrarla durduğu gibi, Sosyal Belediye, kamusal hizmetleri kamu eliyle yapan Belediyedir. Dolayısıyla kamusal hizmetlerini İhalelerle, özelleştirmelerle ve taşeronlaşmayla yürütmek genel başkanımızın telkin ettiği esaslara uygun değildir…  Sosyal Belediyecilik, yarınları kurmaktır.

Bu çerçevede şu aşamada devam eden ihaleler ve taşeron firmalar eliyle yapılan çalışmalara son verilerek belediye hizmetlerinin belediye eliyle yapılması gerektiği kanaatindeyiz.Bu şekilde tasarruf ve istihdamın önü de açılmış olacaktır…

Dünyanın en büyük ikinci sahil şeridine sahip olmamıza rağmen ilçemiz adına önemli bir istihdam ve gelir kalemi olan turizmi canlandırmak adına mega hiçbir projenin üretilmemiş olması ilçemiz adına ciddi bir eksikliktir. Bizler, sahip olduğumuz bu güzel denizimizin sadece her sene ortalama 20 gencimizin boğulduğu olaylarla anılmasını istemiyoruz. Bu denizimiz sayesinde, yurtdışında hemşehrimiz olan bir çok yatırımcıya bu ilçeye yatırım yapacak olanaklar sağlanarak Büyükşehir Belediyemizin desteği ile turizmin ilçemizde ciddi bir gelir kaynağı olması sağlanabilir.

Kamuoyunda  18. Madde olarak bilinen uygulamadan elde edilen gelirlerin,

Kıyı kenar çizgisinden kaynaklı iptal edilen parsellerden elde edilen gelirlerin,

Deniz-Çevlik arasında yapılan büfelerin maliyetlerinin ne kadar olduğu ve bunların kiralanmasından elde edilen gelirlerin,

Belediye tarafından yapılan taşınmaz satışlarından elde edilen gelirlerin ne kadar olduğu, bu gelirlerin nereye harcandığı, bu gelirler ile hangi hizmetlerin yapıldığı hususlarında soru işaretleri ve bilgi kirliliği mevcuttur. Bu durum partimize zarar verecek noktalara gelmiştir. Kamuoyunun bu hususlarda şeffaf bir biçimde aydınlatılması ve bu soru işaretlerinin giderilmesi partimize yönelik oluşabilecek eleştiri ve tepkileri de ortadan kaldıracaktır.İlçe örgütü olarak belediye yönetimimizden bu bilgi kirliliğinin ortadan kaldırması amacıyla gerekli adımların atılmasını parti menfaatlerimiz açısından yararlı görüyoruz.

Kamuoyunda Belediye Yönetimimize yapılan eleştirilere karşı partimize yakışan yeterli bir tahammülün olmadığı inancı hâkimdir. Genel Başkanımızın Basın Özgürlüğü konusunda çok hassas davrandığı net olarak izlenmektedir.Bizler ilçe örgütü olarak hakaret ve karalama kastı içermediği sürece eleştirilerden dolayı hiçbir gazeteci arkadaşımızı, vatandaşımızı adliye koridorlarında görmek istemiyoruz. Bu konuda Sayın Belediye Başkanımızı bu arkadaşlara bir zeytin dalı uzatmaya davet ediyorum.

AKP zihniyetinin ülkemizi uçuruma sürüklediği bu süreçte kendilerini her türlü gücün üstünde görenler halkın gücünü yenemeyecektir. Yüzyıllardır barış ve hoşgörü içinde kaynaşmış Hatay Halkının bir parçası olan Samandağlılar örnek bir şehir, uygar bir kent ve huzurlu bir ilçede yaşamak hakkına sahiptir. Bunu sağlamak amacında olan herkesle kol kola,omuz omuza çalışacağımızı bütün içtenliğimle ifade ediyor,hepinize ilçe örgütüm adına saygı ve selamlarımı sunuyorum.”

Halk buluşmasında konuşan Milletvekili Serkan Topal ise konuşmasında, hem genel siyaset hem de yerel siyasetle ilgili gelişmelerden söz etti.

Başkan Nehir ne dedi?

‘Kavga etmek en son arzumuz’ dedi, 24. Dönem Hatay Milletvekiline verdi veriştirdi…

Sıkça dillendirilen 24 milyonluk gelirle ilgili 10 Milyonu, daha belediye kasasına girmeden belediye borcu olarak devlet tarafından kesildi. Geriye kalan para ile de 30 yeni araç alınırken, piyasaya borçlar ödendi, 7000 m2’lik alan kamulaştırıldı.

Zaten müfettişler her gün belediyemizin konuğu, ki zaman zaman yalan şikayetlerle de bizi ziyaret ediyorlar. Ancak bir şey bulamazlar. Her şey bilgisayar kayıtlarında şeffaf çalışıyoruz.

Ülkemizde bölgemizde ve dünyada siyasetin çirkinleştiği zamanlardayız. Üzücü olanı sol ve evrensel değerlerin önemli limanlarından biri olan Samandağ’ının bu modaya fazlasıyla ayak uydurmuş olmasıdır.

Hem de ilçemizde siyaseti çirkinleştiren figürlerin ve aktörlerin sözde halkçılık ve toplumcu hassasiyet adı altında sosyal demokrat ve sol değerlerin nasıl ayaklar altına alındığını hayretle ve ibretle gözlemliyoruz.

Siyaset kurumunun bu kısır ve kirli cendereden kurtarılması gerekmektedir. İlçemiz adına bizim de böyle bir misyonumuz olduğunu düşünüyoruz. Aldığımız terbiye, geçmiş tecrübelerimiz, ait olduğumuz toplumun kadim öğretisi bize siyasetin bir kavga sanatı olmadığını, toplumsal sorunlara çözüm bulma sanatı olduğunu, ateşi sönmeyen bir hizmet sanatı olduğunu anlatır.

Bu gün yaklaşık 9 yıldır aynı heyecanla karşınızdaysak bunun nedeni değerli halkımıza hizmet etmenin tarifsiz mutluluğudur. Bizi ısrarla hizmet etme yolundan çevirmek isteyenler oldu. Siyasetin sığ, bulanık sularına çekmek isteyenler oldu. Kimdi bunlar? Bunları tek tek ismen zikretmeyeceğim. Bunları sizler de en az bizler kadar biliyorsunuz.

Bu kişiler dün eski belediye başkanı ve milletvekillerinin de iş yapmasına izin vermediler. Bu gün de bizim hizmet üretmemizi engellemeye çalışıyorlar. Bunlar asalak,çalışmadan, üretmeden, emek harcamadan yaşamaya alışmış kirli yapılardı.

Bu gün sağda solda hakkımızda konuşan, kirli dedikodular yayan, iftiralar atan ve bu söylentileri dolaşıma sunan kişiler hiç şüphesiz ki musluğu kesilen kişilerdir. Etrafınızda böyle kişiler varsa biraz kurcalayın. Göreceksiniz ki mutlaka şahsi bir menfaati zarar görmüştür.

Acı olan aynı partide yoldaşlık yaptığımız kişilerin bu tiyatroya katılmış olmalarıdır. Bu kişiler incelendiğinde görülecek ki bunların bir ayağı partimizdedir, bir ayağı başka siyasi oluşumlardadır. Bunlar bir gün milliyetçi, bir gün antiemperyalist, bir gün devrimci, bir gün liberal, bir gün de sosyal demokrat davranabilirler.

Aslında siyaseten bunlar hiçbir şeydir. Bunların sosyal medya hesaplarını inceleyin. Bunların medyaya verdikleri mesajları inceleyin. Göreceksiniz ki bunlar hiçbir zaman bu ülkeyi 16 yıldır yöneten AKP Hükümetine bir cümle bile söylememişlerdir. Varsa yoksa CHP’yi eleştirirler.

Bir gün Sn. Genelbaşkanımızı, bir gün belediyemizi, bir gün yapılan herhangi bir hizmeti eleştirirler. Toplantı yaparsın niye toplantı yaptın diye eleştirirler, toplantı yapmazsan niye yapmadın diye eleştirirler. Toplantıda neyden bahsedersen onu eleştirirler veya mutlaka bahsetmediğin bir konu bulur onu eleştirirler. Ama AKP’yi asla eleştirmezler. Hesapta bunlar bizim partilimiz…

Hani siz anti emperyalisttiniz, hani büyük fikirleriniz vardı…Ne yapmışız …Samandağ’ın yaşanabilir bir hale gelmesi için çalışmışız, sokakları, yolları yürünebilir hale gelsin diye emek etmişiz.

Mesela onbinlerce metrekare parke döşemişiz,

mesela, binlerce tonluk su depoları yapmışız,

mesela binlerce ağaç dikmişiz,

mesela parasını ödeyerek binlerce ton asfalt dökmüşüz,

mesela işçilerin geçmişe dönük bütün alacaklarını ödemişiz,

mesela geldiğimiz günden beri düzenli maaş ödemişiz,

mesela hayvan barınağı yapıp bunu Büyükşehire devretmişiz,

mesela düzenli yapılar inşa edip Samandağ müteahhitleri için model oluşturmuşuz, arıtma tesisinde ciddi ilerlemeler sağlayıp büyükşehire devretmişiz,

mesela imar planlarını revize etmişiz, onlarca çocuk parkı yapmışız,

mesela çocuk kreş ve bakımevi açmışız,

mesela çok amaçlı salonlar inşa etmişiz, onlarca sosyal etkinlik yapmışız,

kadınlar para kazanabilsin diye onlara ipekçiliği yeniden hatırlatmışız,

kültürümüz ve Arapça dilimize sahip çıkmışız, mesela meselamesela…

Eğer bu insafsızca saldırılarınızın nedeni bu hizmetlerse, saldırmaya devam edin, çünkü biz hizmet üretmeye devam edeceğiz.

Bu kadar kızgın olmanızın sebebi rant kapılarınızın kapanması ise ne yaparsanız yapın, o kapıları sımsıkı kapatmaya devam edeceğiz.

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını size yedirmeyeceğiz.

Hatırlayın değerli dostlarım, çetelere dövdürülen belediye işçilerini hatırlayın. Otomobillerin giremediği yolları ve sokakları hatırlayın. Dize kadar çamura batılan sokakları hatırlayın. Memuruna işçisine maaşını ödeyemeyen, oturulabilecek bir binası olmayan belediyeyi hatırlayın. O günlerden bu günlere geldik.

Bu tabloya rağmen sayın eski vekil bize saldırıda sınır tanımıyor. Dün Suriye’de doğru tutum alırken alkışladığımız, destek verdiğimiz eski vekilin, bu gün nelerle uğraştığına bakın.

Sayın eski vekil AKP ile ABD ve İsrail ile kavga ettiğin vekillik yılların geride kaldı. Mecliste değilsin, karşında AKP yok. Karşında düşman yok. Bizler Samandağlıyız. Burası Ankara değil, Samandağ. Bizler kardeşiz. Senin ve etrafındakilerin bu öfkesini anlamakta güçlük çekiyoruz. Neyin hırsıdır bu..

Sayın eski vekil. Hala direniş ruhundan kırıntılar varsa bunu Samandağlı kardeşlerine karşı değil, Kudüs’te Filistinli kardeşlerimize karşı zulmeden İsrail’e karşı sergile.

Hala direniş ruhun canlıysa ülkeyi talan eden AKP yerinde duruyor. Hem de her zamankinden daha pervasız. Büyük fikirlerinin, kahraman edalarının dönüp dolaşıp bir park meselesinde heba olması trajik bir son olur açıkçası.

Değerli dostlar, başta da belirttiğim gibi kavga etmek en son arzumuz. Biliyoruz ki didişme demek daha az hizmet demek. Kavga etmek demek daha az sorun çözmek demek.

Biz siyasetin kalitesinin yükseltilmesinin gayesindeyiz. Siyasette kalite yükseldikçe, eğitim, işsizlik, altyapı ve üstyapı hizmetleri, tarım, hayvancılık, ve teknoloji alanındaki sorunlar da çözülür. Bunun için birbirimizi sevmeli ve birbirimize saygı duymalıyız.

İki hafta önce bu salonda CHP ilçe kongresi gerçekleşti. Öncelikle gururluyuz, önceden kongrelerimizi yapacak düğün salonları arardık. Şimdi böyle bir salona sahibiz.

Bir kısmınız da buradaydı. Kürsüye çıkan birkaç konuşmacı, hakkımızda asılsız ve çirkin isnatlarda bulundu. Ben o gün dedim ki kazanan kim olursa olsun, o benim ilçe başkanımdır. Ben onunla çalışmaya devam ederim. Çünkü biz büyük CHP ailesiyiz.

O gün kongrenin gölgelenmemesi için sorumlu davrandık. Salonda sükûnet ve suhuletin devamı için cevap vermemeyi seçtik.

Bu suskunluğumuzun nedeni verilecek cevabımız olmadığından değildi. Söz gümüştü, biz sükutu seçtik.

Ancak kongrede hesabını veremeyeceğimiz bir kuruş dahi yok demiştik. Bu gün size her kuruşun hesabını vermek için buradayız.

Bize yapılan eleştirileri 4 ana başlıkta toplayabiliriz.

  1. Yeşil alanlar azaltıldı: Belirtmemiz gerekir ki yeşil alanlar biz yönetime geldikten sonra azalmadı, arttı.
  2. Belediyeye ait taşınmazlar satıldı: Biz yönetime geldikten sonra belediyeye ait taşınmaz sayısı ve metrajı azalmadı arttı (sayılar rakamlar)
  3. Yolsuzluk iddiaları ve borçlar: Belediyeye geldiğimizde yıllık ekonomik büyüklüğümüz 6.5 milyon TL iken Şimdi yıllık bütçemiz yaklaşık 50 milyon TL oldu.Belediyeye geldiğimizde borçlarımız 74 milyon TL idi, bugün 44 milyon TL’ye kadar düşürdük. Yani kişi başına düşen borç miktarı belediyeye geldiğimiz 2009’da 1666 TL iken, bu gün 376 TL.
  4. İstihdam sorunları: İşsizliğe çözüm bulma konusu ise bütün güç kaynak ve imkanları tırpanlanan Samandağ İlçe Belediyesi’nin değil, hükümetin ve milletvekillerinin sorunudur. Biz elbette elimizden geleni yapacağız..İş adamlarımız da elinden geleni yapsın, ama nihai çözüm hükümettedir, nihai çözüm Ankara’dadır.

Bu noktada büyükşehir yasası ile birlikte normal şartlarda Samandağ Belediyesi’ne ait olacak kaynak ve yetkilerin bu gün Hatay Büyükşehir belediyesinde olduğunu gözardı etmemek lazım. İstihdam konusunda gücümüz HBB ile kıyaslanmayacak kadar azdır. Buradan sayın büyükşehir belediye başkanımıza sesleniyorum: Samandağ’lı gençler seni seviyor, gençler adına konuşuyorum, sana rekor oranda oy verdiler, ilgi bekliyorlar, iş bekliyorlar…

İşsizlik sorununa Samandağ Belediyesi’nin çözüm bulmasını öneren hiçbir düşünce samimi ve gerçekçi değildir. Bu konudaki vaat ve söylemler hayal vaatlerdir.

Elbette eksiklerimiz var. Daha çok yol alacağız. Yol alırken değerli fikirlerinize eleştirilerinize hep açık olduk, bundan sonra da hep açık olacağız. Yeter ki samimi ve yapıcı olsun.

24 saat sonrasına ilişkin bile planlaması olmayanların, tek hesabı makam mevki olanların, binbir emekle buralara getirdiğimiz belediyemizi harap etmelerine izin vermeyeceğiz.

Alnı ak, başı dik bir kardeşiniz olarak sizleri saygıyla selamlıyor, katılımınızdan dolayı teşekkür ederiz.”

Yeni Çarşı salonunda gerçekleştirilen toplantıya Hatay Milletvekili Serkan Topal, Samandağ CHP ilçe Başkanı Turgay Abacı, Samandağ Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kamacı, Samandağ Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Yıldız, Samandağ Belediye Başkan Yardımcısı Adem Yılgın, CHP Samandağ ilçe örgütü yönetim kurulu üyeleri, Belediye Meclis Üyeleri,Antakya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Berber, İlçe kanaat önderleri, sivil toplum örgütleri, siyasiler, basın ve halkın geniş kesimlerinin katılımı sağlanarak hizmetleri ve geleceğe dair hedefler konuşuldu.

Soru ve cevap bölümüne gelindiğinde yazılı olarak kabul edilen soruların bir kısmı yanıtlandı.

İlçemiz İnşaat Mühendislerinden Abdullah Cabaroğulları, sorusunun yanıtlanmaması üzerine tepki göstererek, gazetemize konuştu “Başkan Nehir halktan kabul edeceği soruların yazılı olmasını talep etti. Bizde size kağıt üzerinde sunduk. Sorular masaya Halil İbrahim Özgün, yanında bir bayan ve Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Yıldız’ın eline teslim edildi. Benim sorum cevaplanmadı. Bu tertip önceden planlanmış. Ben bunun üzerine tepkimi dile getirerek ‘yazıklar olsun sana’ dedim. Sonra masaya giderek Halil İbrahim’e yazımı gösterdim. M.Yıldız ve o bayana isyan etim. Madem orada cevaplamadılar sizden ricam siz yazın. ben kağıdımda

Abdullah Cabbarın İstekleri;

* Halk pazarı halkını üzmüş. Yeri kiralıktır, sonu hazinenindir.

* Şükrükanatlı’da o yüksek inşaatlar kimin. Arsalar Belediyenin, Belediyenin karı nedir?

* Hz. Ali’nin temsili kabul edilmez. Samandağ’ın kaderi her kim başkan gelmiş ise biri bir diğerinden daha fazla parayı sevmiştir.

* Sayın Başkanım vergi dairesi 35 yaşında, gayet sağlam, Belediyemiz 70 yaşında her tarafı çatlak kolonları çok zayıf. Neden Vergi Dairesini yıktınız da belediyeyi yıkmadınız?

Eminim gerçekleri açıklayamazdınız. Anlatacak gücünüz yoktu” dedi.

Haber : Ümit Sağaltıcı

Foto : Ali Doğru

Share
192 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?