logo

reklam

GENE Mİ? : ‘’ORTADOĞU’’


admin
bereket@prestijbilgisayar.org

Ülkemiz, seçim gündemine kilitlenmişken; Suriye devlet başkanı, ‘’Rusya’da Bugün’’  televizyon kanalı ile yaptığı röportajda;  ‘’Önümüzdeki günlerde çatışmaların, Suriye’nin kuzeyinde yoğunlaşacağını söyledi. Kendisini ‘’Suriye Demokratik Güçleri’’  diye kendini niteleyen yapıların hedef alınacağını çünkü bu yapıların ABD tarafından, ABD çıkarına hizmet amacıyla desteklendiğini söyledi.’’

Suriye devlet başkanı; Rakka,Kamışlı,Haseki ve Deyrzor’un kuzeyinde bulunan bu yapılara, ABD’nin her türlü desteği verdiğini, bu yapıların ellerinde son  teknoloji silahların bulunduğunu da ifade etti.

Suriye devlet başkanının açıklamalarının ardından hem Pentagon hem de ABD savunma bakanlığı açıklamalarda bulunarak; bölgede bulunan ‘’Suriye Demokratik Güçlerini’’  gene bölgede bulunan ‘’ABD askerlerinin’’  koruyacaklarını ifade etti.

DAİŞ  ile mücadele için bölgede  bulunduğunu söyleyen ABD’nin;  DAiŞ’in ortadan kaldırılmış olmasına rağmen bölgede kalmaya devam etmesi  ve DAİŞ’in yerini alan ‘’Suriye Demokratik Güçleri’’ ile ortak hareket etmesi; bizim ABD’nin asıl gayesini anlamamıza  yetiyor.  ABD’nin asıl gayesi; enerji coğrafyasında bulunan devletleri ve merkezi yönetimlerini zayıflatmak, bunun için karmaşa üretmek.

Bu hedefleri gerçekleştirmek için bölgede işine yarayan her unsuru, oluşumu kullanmak.

Burada ‘’Suriye Demokratik Güçleri’nin’’ önemli bir kısmının ‘’Kürt Milliyetçiği’’ ideolojisine sahip kişilerden oluştuğunu hatırlatalım.

Neticede Suriye Merkezi Yönetimi otoritesini sağlamak ve güçlü bir devlet olmak için kendi sınırları içinde her türlü faaliyeti yürütecektir.

Otoritesi dışındaki her oluşumu,  kim olursa olsun egemenlik altına almak isteyecektir. Suriye’ye ve bölgeye istikrar böyle gelecektir.

Hal böyle iken ilerleyen zamanlarda ülkemizin ‘’sosyal demokratlarından ve etnik mezhebe bağlı siyasal oluşumlarından’’  -Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın ‘’diktatör’’-   olduğu yönünde beyanatlar duyabilirsiniz. Neticede ABD’nin işine gelmeyen herkes üç televizyon programından sonra ‘’diktatör’’ oluverir.

Kuzey Kore, Rusya, Çin gibi ülkeler de zaman zaman ‘’diktatör’’  pastasından paylarını almışlardır. Kuzey Kore, Rusya, Çin gibi ülkeler merkezi yönetimlerini çok güçlü tutarlar. Her türlü farklılığın uluslararası bir plana ( böl-yönet) konu edildiği bir ortamda, bu devletler merkezileşmeyi çözüm olarak görmüşler.

  1. ve 20. yy.da dünya milliyetçilik ile şekillendirilirken; 21.yy’da dünyayı demokrasi gibi kavramlar şekillendiriyor. Ve her kavramda devletler yıkılıyor, bölünüyor. Yeni devletler ortaya çıkıyor. Yani dünya hala bölünüp- yönetilmeye çalışılıyor.

Tarihin bu mantık ile bir daha yazılması gerekiyor. En önemli güçlerden biri olan Sosyo- kültürel gücü; birlik ve beraberlikle beslemek gerekiyor. Sosyo- kültürel gücü zayıf olan ülkeler; diğer milli güç unsurlarını kullanamazlar. (Ekonomik güç- askeri güç- siyasal güç)

Birlik olursak bölgedeki zenginliklerden güçlü devletler değil bölge ülkeleri yararlanır. Toprak ekenin, su içenin, maden işleyenin olur.

Kardeşlik coğrafyasının özverili insanlarıyız. Tarih bu coğrafyayı hep böyle yazdı.

Konu dışına çıkalım; Coğrafyamızdaki güzel insanların saflığını Cemal Sürreya’ dan dinleyelim, ideolojiler ile yoğrulmuş insan psikolojini bir süreliğine bırakıp;  hayat mücadelesindeki insan psikolojisinin SAFLIĞI ile  bitirelim.

…….

Tanrım siz şu uzun Anadolu’yu

Çocukluk günlerinizde mi yarattınız?

……….

Afyon garındaki küçük kızı anımsa, hani,

Trene binerken pabuçlarını çıkarmıştı;

Varto depremini düşün, yardım olarak Batı’dan

Gönderilmiş bir kutu süttozunu ve sütyeni.

 

Adam süttozuyla evinin duvarlarını badana etmişti,

Karısıysa saklamıştı ne olduğunu bilmediği sütyeni,

Kulaklık olarak kullanmayı düşünüyordu onu kışın;

Tanrım gerçekten çocukluk günlerinizde mi?

………

Eğitimci – Hüsamettin Kazan

Share
60 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GENE Mİ? : ‘’ORTADOĞU’’

    11 Haziran 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Ülkemiz, seçim gündemine kilitlenmişken; Suriye devlet başkanı, ‘’Rusya’da Bugün’’  televizyon kanalı ile yaptığı röportajda;  ‘’Önümüzdeki günlerde çatışmaların, Suriye’nin kuzeyinde yoğunlaşacağını söyledi. Kendisini ‘’Suriye Demokratik Güçleri’’  diye kendini niteleyen yapıların hedef alınacağını çünkü bu yapıların ABD tarafından, ABD çıkarına hizmet amacıyla desteklendiğini söyledi.’’ Suriye devlet başkanı; Rakka,Kamışlı,Haseki ve Deyrzor’un kuzeyinde bulunan bu yapılara, ABD’nin her türlü desteği verdiğini, bu yapıların ellerinde so...
  • SERHAT ÇAKIN’DAN “HAFTALIK” DEĞERLENDİRMELER:  02 – 09  HAZİRAN 2018

    11 Haziran 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      1- Boğaziçi Üniversitesi’nde Afrin Harekâtı için dağıtılan lokumlardan dolayı tepki gösterip durumu protesto eden 14 öğrenci, 2 aylık bir tutukluluktan sonra çıkarıldıkları ilk celsede serbest bırakıldılar. Böylece tutuklanmaları ve hüküm giymeleri için hiçbir demokratik ve sağlam bir yasal gerekçenin olmadığı mahkemenin bu kararı ile tescil edilmiş oldu. Ancak bu öğrenciler boş yere iki ay tutuklu kaldılar. Bütün bu uygulamalar, iktidarın ve sarayın muhalif gençleri ve gençliği yıldırmak, düzen güçlerinin onları yıldırıp...
  • SAMANDAĞ’INDA YALAN DOLAN VE KANUNSUZLUK DÖNEMİ

    07 Haziran 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      Bir ülkede, bir ilde, bir ilçeden ‘yalan’ resmi belgelere girmeye başlarsa, işin sonu kargaşa ve toplumsal bozulma olur. Memlekette ‘’Kim kime, dumduma’’ havası eser. Toplumsal düzen bozulur. Yaşam koşulları risk altına girer. Herkes haklılığını ispatlamak adına yetkililere yalan beyanda bulunmaya başlar. İspiyonculuk koşulları oluşur. Memleket sis altına girer. Hava kurşun ağırlığını aratmaz. Doğruyu güzeli seçmek zor olur.  İşte bu notadan itibaren, adalet mekanizması tökezler. Anarşiye yol açılır.  Ülkede, ilde ve ilçede terör ...
  • İLETİŞİMDE İFADE HATALARI

    07 Haziran 2018 Eğitim, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    SEN DİLİ Anne- baba ve çocuk arasındaki anlaşmazlıklar, çocuğun yaptığı olumsuz davranışlar sonucu oluşur. Çocuğun olumsuz davranışları ya da sözleri anne-baba da hoşnutsuzluk, kızgınlık gibi duygular yaratabilir. Bu duygular karşısında tepkilerini genellikle aniden ve sözel olarak şöyle ifade ederler! ’Ne laf anlamaz çocuksun’ ,’Sana bin kere tembih ettim’, ’Neden dikkat etmiyorsun’,gibi. Buradaki ifade tarzı çocuğa yönelik SEN mesajı, sen kelimesi, sen-dilidir. Bu ifade fiziksel cezalardan daha olumsuz etki yapar. Sen dili kızgınlığın ...