logo

reklam

FETÖCÜLÜK ÜZERİNDEN PRİM


ümit sağaltıcı
umit_ofset2013@hotmail.com

Ne garip şey değil mi? Bir zamanlar “Hoca Efendi, Hoca Efendi” diye Gülen’in dizi dibinden kalkmayanlar şimdi kalkmışlar, şunu kanıtlamazsan namertsin, bunu kanıtlamazsan şerefsizsin diye ağızlarından çıkanı kulaklarının duymadığı sözler sarf ediyorlar. Evet, kim AKP iktidarının Fethullahçılarla hem de candan ciğerden ilişkilerinin olmadığını söyleyebilir? ABD emperyalistleri ve ortakları Irak’ı işgal edip milyonlarca insana kıydıklarında AKP iktidarda değil miydi? Bu iktidar değil miydi tezkereyi geçirip ABD’nin Irak’ı Türkiye üzerinden işgal etmesi için kolları sıvayan? Tezkere reddedildi de ne oldu? Yine bu iktidar aracılığı ile Türkiye’nin havalimanları, limanları, ABD’nin hizmetine verilip her türlü lojistik destek sunulmamış mıydı? O dönemde AKP’de politika yapan ne kadar Fethullah Gülen çırağı zibil politikacı varsa Irak’ın işgali için alkış tutup desteklerini sunmamışlar mıydı? Diyanet’te, camilerde kümelenen din tüccarları bu ülkenin sade yurttaşlarının Irak’taki savaşı ABD kazansın diye kafalarını ütülemiyorlar mıydı? Ve hatta iddia ediyorum, Erdoğan’ı BOP Eşbaşkanı olmaya ikna edip ABD’nin bölgede bir numaralı savunucusu haline getirenler de Fethullahçılar değil miydi? Fethullahçıların isteği ve etkileri doğrultusunda İsrail’le ilişkiler ve anlaşmalar akıllara durgunluk verecek noktaya AKP iktidarı zamanında çıkarılmamış mıydı?

Miting meydanında Muharrem İnce “partinizi kurmak için kiminle Amerika’ya gidip Gülen’den icazet aldınız mı” sorusu ortalığı karıştırıyor ve birileri bir yerlerine basılmış gibi ağzından çıkanı kulağı duymayan sözler söylüyor? Haydi söylüyor diyelim, bu konuda Fethullahçıları kast ederek “ne istediler de vermedik” diyen bizzat Recep Tayyip Erdoğan değil miydi? Söyler misiniz; “ne istediler de vermedik” sözünün kapsadığı şeyler nelerdir acaba? Bugün terör örgütü olarak nitelenenlere “ne istediler de vermedik” sözünün bu ülke yurttaşlarına anlattığı hiç mi bir şey yok? AKP 16 yıllık iktidarı döneminde Fethullahçılara neler sunmadı neler. Her şeyden önce yargı bunların gözlerinin önünde Fethullahçıların eline geçti. Ordu bunların döneminde Fethullahçıların cirit attığı bir yere çevrildi. Üniversitelerin sınavları dahil Fethullahçıların kontrolüne geçmesinde bugün atıp tutan Erdoğan’ın hiç mi suçu yok? KPSS sınavlarından tutun da oraya buraya memur yerleştirilmesine kadar oynanan rolün hiç mi önemi yok? Ülkenin her tarafında pıtrak gibi okullar, dershaneler, üniversiteler açılması hangi siyasi iradenin eliyle oldu? Yetmez, Ekonomik hayatı kontrol etmek için finans piyasasına Bank Asya nasıl girdi, açılışını kim yaptı? 2010 yılında anayasa değişikliği sırasında ölülere de oy kullandırılması gerektiğini söyleyen ve bu sözlere alkış tutan hangi iradeydi?

Şimdi bizler kalkmışız Recep Tayyip Erdoğan parti kurmak için Pensilvanya’ya gidip icazet aldı mı almadı mı bunu konuşuyoruz. Oysa bu iktidar döneminde polis teşkilatı tamamıyla Fethullahçıların kontrolünde değil miydi? Hükümet tarafından atanan Fethullahçı valileri, kaymakamları ben mi atadım? Belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar nasıl olmuştu da AKP içinde kümelenip çarkı bütünüyle döndürür hale gelmişlerdi? Yoksa Recep Tayyip Erdoğan o zamanlar ayda ya da uzay boşluğunda yitip gitmiş biri miydi? Kim kimin sırrını en ince noktasına kadar bu denli içli dışlı olunmasa nasıl bilirdi?

İşte değerli yurttaşlar artık bu ülkede Fethullahçılık üzerinden tartışmak ve prim yapmak bence gereksiz hale gelmiştir. Gereksiz hale gelmiştir çünkü bu iktidar ekonomik, sosyal, her anlamda bizlere ağır hem de çok ağır hale gelmiştir. Sağlam bir irade göstererek ve de arkasında durarak bu iktidarı bir fiske ile bile göndermek olasıyken ve de Recep Tayyip Erdoğan umarsız hale düşmüşken Fethullah üzerinden ana tartışma olarak çalışma yürütülmesi gereksiz hale gelmiştir. Oysa elinize nereye atsanız lime lime dökülen bir iktidar söz konusudur. Bu iktidarın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun konuşmalarına baktığımız zaman bile her şeyi bundan daha güzel anlatan bir şey bulamazsınız. Neymiş efendim doğu ve güneydoğu illerine huzur gelmişmiş de bu huzur Akşener başta muhalefete batıyor muymuş? İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan adama bakın ve de verin kararınızı verecekseniz. Ya da; “Recep Tayyip Erdoğan’ı bu ülkede başkan yapmadan bize uyku haramdır. Bize çoluk çocuğumuz haramdır ailemiz haramdır. Eşimiz haramdır dostumuz haramdır” diyen AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş’ın sözlerinin siyasetin yapılış şekliyle ilgili olarak hiç mi önemi yok?

AKP ve saray iktidarı aslını sorarsanız felç olmuş bir iktidardır. Başka bir deyişle moloz yığını haline gelmiştir. Bu molozlar kimin üzerine yıkılırsa hayati tehlike var demektir. Bu yüzden de bu iktidar moloz olup tepemize çökmeden bizler 24 Haziran günü verdiğimiz oylarla bu iktidarı göndermeliyiz ki, 25 Haziran sabahı aydınlık bir güne uyanalım. Göreceksiniz kimi olumsuzluklara karşın uyanacağız da…

Bundan böyle bu iktidarı kim arkalarsa arkalasın iki ayağının üzerinde tutmasının ne olanağı vardır ne de tutmaya kalkanların bu molozu taşımaya güçleri…

Turgut Koçak

Share
77 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • GENE Mİ? : ‘’ORTADOĞU’’

    11 Haziran 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Ülkemiz, seçim gündemine kilitlenmişken; Suriye devlet başkanı, ‘’Rusya’da Bugün’’  televizyon kanalı ile yaptığı röportajda;  ‘’Önümüzdeki günlerde çatışmaların, Suriye’nin kuzeyinde yoğunlaşacağını söyledi. Kendisini ‘’Suriye Demokratik Güçleri’’  diye kendini niteleyen yapıların hedef alınacağını çünkü bu yapıların ABD tarafından, ABD çıkarına hizmet amacıyla desteklendiğini söyledi.’’ Suriye devlet başkanı; Rakka,Kamışlı,Haseki ve Deyrzor’un kuzeyinde bulunan bu yapılara, ABD’nin her türlü desteği verdiğini, bu yapıların ellerinde so...
  • SERHAT ÇAKIN’DAN “HAFTALIK” DEĞERLENDİRMELER:  02 – 09  HAZİRAN 2018

    11 Haziran 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      1- Boğaziçi Üniversitesi’nde Afrin Harekâtı için dağıtılan lokumlardan dolayı tepki gösterip durumu protesto eden 14 öğrenci, 2 aylık bir tutukluluktan sonra çıkarıldıkları ilk celsede serbest bırakıldılar. Böylece tutuklanmaları ve hüküm giymeleri için hiçbir demokratik ve sağlam bir yasal gerekçenin olmadığı mahkemenin bu kararı ile tescil edilmiş oldu. Ancak bu öğrenciler boş yere iki ay tutuklu kaldılar. Bütün bu uygulamalar, iktidarın ve sarayın muhalif gençleri ve gençliği yıldırmak, düzen güçlerinin onları yıldırıp...
  • SAMANDAĞ’INDA YALAN DOLAN VE KANUNSUZLUK DÖNEMİ

    07 Haziran 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      Bir ülkede, bir ilde, bir ilçeden ‘yalan’ resmi belgelere girmeye başlarsa, işin sonu kargaşa ve toplumsal bozulma olur. Memlekette ‘’Kim kime, dumduma’’ havası eser. Toplumsal düzen bozulur. Yaşam koşulları risk altına girer. Herkes haklılığını ispatlamak adına yetkililere yalan beyanda bulunmaya başlar. İspiyonculuk koşulları oluşur. Memleket sis altına girer. Hava kurşun ağırlığını aratmaz. Doğruyu güzeli seçmek zor olur.  İşte bu notadan itibaren, adalet mekanizması tökezler. Anarşiye yol açılır.  Ülkede, ilde ve ilçede terör ...
  • İLETİŞİMDE İFADE HATALARI

    07 Haziran 2018 Eğitim, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    SEN DİLİ Anne- baba ve çocuk arasındaki anlaşmazlıklar, çocuğun yaptığı olumsuz davranışlar sonucu oluşur. Çocuğun olumsuz davranışları ya da sözleri anne-baba da hoşnutsuzluk, kızgınlık gibi duygular yaratabilir. Bu duygular karşısında tepkilerini genellikle aniden ve sözel olarak şöyle ifade ederler! ’Ne laf anlamaz çocuksun’ ,’Sana bin kere tembih ettim’, ’Neden dikkat etmiyorsun’,gibi. Buradaki ifade tarzı çocuğa yönelik SEN mesajı, sen kelimesi, sen-dilidir. Bu ifade fiziksel cezalardan daha olumsuz etki yapar. Sen dili kızgınlığın ...