logo

reklam

ELVEDA TEMSİLDE ADALET


ümit sağaltıcı
umit_ofset2013@hotmail.com

 

Temsilde Adalet, seçmenlerin iradesinin meclise tam olarak yansıması anlamına gelmektedir. Yani vatandaş bir partiye %5 oy veriyorsa, meclisteki vekil sayısının %5’inin bu partili vekillerden oluşması demek. Ancak mevcut seçim sistemimizde ne yazık ki bu mümkün değil.

Zira Temsilde Adaletten sonra seçim ilkelerimizden bir diğeri “Yönetimde İstikrar”dır. Yönetimde istikrar ise, adından da anlaşılacağı üzere ülke yönetiminde istikrarın sağlanması için çoğunluğun tek bir anlayışta toplanması anlamına gelmektedir. İşte %40 oy alan bir parti meclisteki sandalyelerin %60’ına işte bu ilke sayesinde kavuşuyor. Aynı şekilde %10 seçim barajının da gerekçesi yine bu Yönetimde İstikrar olayı… Neye bu bir kenarda dursun.

Gelelim değiştirilmek istenen seçim sistemine. Henüz uygulama hususundaki detayları çok da belli değil. Dolayısıyla sistemi tam anlamıyla masaya yatırmak mümkün değil. Ancak netleşen konular mevcut. Mesela ittifakın durumu. İttifakta yer alan partiler için barajın bir önemi yok zira partilerin toplamının barajı geçmesi yeterli yani %5 ve %6 oy alan ve ittifak eden 2 parti mecliste yer alabilecek ancak %9 alan bir parti tek başına meclise giremeyecek. Ne kadar trajik bir sonuç değil mi?

Daha ilginç bir örnek vereyim. Bütün parti seçmenleri anti-demokratik bir şekilde tercih yapmaya zorlanacak. Mesela MHP’li olup da AKP’yi istemeyen bir seçmenin ittifaka oy vermek dışında bir şansı yok, yani verdiği oy istemediği diğer paritye de yarayacak. Yine AKP’ye oy verip MHP’nin baraj atlında kalmasını isteyenler, kendi oylarıyla MHP’yi barajın üzerine çıkaracaklar.

Tabi bütün bu olumsuz gelişmeler ancak seçimler “sağlıklı” yapılabilirse gerçekleşebilecek. Ancak seçimlerin şaibeli olma ihtimalini güçlendiren değişiklikler de mevcut. Dolayısıyla bundan sonraki bütün seçimlerde “Atı alan Üsküdar’ı geçti” durumunu yaşamamız olası. Mesela yaşlı ve engelli seçmenler için seyyar sandıklar kurularak evlere servis edilebilecek artık. Peki bu sandıkların güvenliğinin nasıl sağlanacağı hususu ne olacak? Yine mühürsüz oyların geçerli sayılması için YSK’nın açık açık çiğnediği yasa hükmü değiştirilecek, peki dışarıdan pusula getirilme ihtimali nasıl önlenecek? Ayrıca bu hükmün neden değiştirildiği de muamma. Zaten kararları denetlenemeyen YSK bu hükmü görmezden geliyordu, peki o zaman neden değiştiriyorsunuz?

SMS’le talimat alıp mühürsüz oyların geçerli sayan ve ilginç bir şekilde hakimlerden oluşan YSK il ve ilçe temsilciliklerinin, seçim güvenliği hususunda gösterecekleri ya da gösterebilecekleri anayasa ve yasaya bağlılık ortadayken bu denli bir değişikliğin seçmenlerin yararına olduğunu kim söyleyebilir?

Seçim sonuçlarının “meşruluk” sorunu çıkarması halinde ülkenin yaşayacağı sıkıntılar hususunda takdir sizlerin… Hakkımızda hayırlısı…

Av. Ali Beyaz’ın kaleminden

Share
233 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TALEP EDİYORUZ

    24 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    İlçe insanımızın, eko-politik istemleri gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Ekonomik hayatın canlandırılması ile ilgili talepleri daha sık duymaya başladık. İlçemiz ekonomik hayatında:‘’Devlet buraya yatırım yapmıyor. Bizi öteki görüyor.’’  şeklindeki eleştirileri sizler de duymuşsunuzdur. Zaman zaman ilçemizi yöneten yerel yöneticilerin de: ‘’Samandağ insanı muhalif fikirlere sahip olduğu için yatırım yapılmıyor.’’ Şeklinde, fikirlerini beyan ettiklerini duyuyoruz. Neden hizmet yapmadıklarını vatandaşa böyle anlatıyorlar. Bu yorumla...
  • “HAD(İ)O ORDAN”

    20 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      Siyasetçiler halkı kandıran birer profesyoneldir. Her seçim arefesinde kürsüye çıkıp "sevgili halkımız, biz sizler için varız" diyerek koltuğa oturana kadar halkçı olurlar, seçildikten sonra ise "şu şu mahallede muhtarımız ile halkımızın sorunlarını dinledik" diyerek sadece sorun dinlerler, dinledikleri sorunlara çözüm üretmeden de sosyal medyada kendi reklamlarını yaparlar. Halbuki aynaya dönüp baksalar halkın önünde duran en büyük sorunun kendileri olduğunu görecekler. *    *    * Bu sorun Türkiye'nin her yerinde old...
  • ARTIK VİCDANIN SESİ DUYULMUYOR

    20 Eylül 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Günümüz insanı gürültü kirliliğini had safhada yaşıyor. Gün boyu kargaşa keşmekeş koşmaca ve  koşturmaca yetmezmiş gibi bir de bin bir çeşit gürültü deposu olan telefonların gönüllü hamallığını yapılıyor. Yediden yetmişe herkes akıllı telefonlara adeta mecbur ve de mahkum. Akıllı telefonlarda ise o kadar çok o kadar çeşitli sesler var ki aynı ortama oturan insanlar artık birbirlerini duymuyor ve de dinlemiyor herkes kendi telefonundan çıkan bin bir çeşit sesin dayanılmaz baskısı altında, oğlunuz ya da kızınız elindeki telefonun esaretinden ...
  • TORPİL GİRİŞİMİ

    19 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

      Mersin ilk Öğretmen Okulu 2. Sınıfındayız. Sene sonu gelmişti. Yüksek öğretmen okuluna gidecek olanları bir telaş sarmış, sınıfa tartışılır hale gelmişti. Kimler gidecek? İsmen seslendiriliyordu. Konuyu Safa Bey’e açtım. Ölçü nedir? Kimler gidebiliyor? Türünde sorular sordum. Karnesinde zayıf olan öğrencilerin notları ne kadar iyi olursa olsun gidemeyeceklerini öğrendim. Benim iki tane zayıfım vardı. Biri Müzik, diğeri Kompozisyon dersiydi. Müzik on üzerinden ‘’1’’, Kompozisyon da on üzerinden ’’4’’ü.  Buna karşın not ortalamam yüksekti...