logo

reklam

EĞİTİM SEN: BÜTÜN ÇOCUKLAR NİTELİKLİ EĞİTİMİ HAKKEDİYOR…

Samandağ’da sınav tek adreste; Adem Nural Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

Eğitim Sen Hatay Şube Yürütme Kurulu Adına Deniz Ezer, yönetim kurulu üyelerinin de bulunduğu bir toplantı düzenleyerek, 10 Nisan 2018 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan  “Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Yapılacak 2018 Yılı Merkezî Sınav Başvuru ve Uygulama Kılavuzu” hakkında konuşu. Eğitim Sen Hatay Temsilciliğinde, yayınlanan kılavuza göre sınavla öğrenci alan liseler üzerine konuşan Ezer, ‘her çocuk güzel yarınlar ı hakkediyor..eğitimde ‘’fırsat eşitliği’’ istiyoruz’ dedi.

Eğitim Sen Hatay Şube Yürütme Kurulu Adına Deniz Ezer, konuşmasının devamında; “10/04/2018 tarihinde açıklanan liste ile Hatay’da (bize göre skandal nitelikteki ayırımdır) nitelikli okul listeleri yani sınavla yerleşilecek okul listeleri açıklandı.

TEOG sınavının kaldırılması ile ilgili tartışmalar yaklaşık 6 aydır sadece sınava girecek öğrenciler ve velilerinin gündemini değil, tüm yurttaşların gündemini işgal etmişti. 5 Kasım 2017 tarihinde Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, TEOG yerine getirilen yeni sistemi açıklayarak zaten karışık olan zihinleri daha da karıştırmış, öğrenci ve velilerde oluşan kaygıları büsbütün arttırmıştı. Yıllardır eğitim sistemini oyun tahtasına çeviren Milli Eğitim Bakanlığı Eğitimde sorun çözme yerine eğitimi daha karmaşık hale getirmeye devam ediyor. Eğitimde onca sorunlar varken kendilerinin anlata anlata, öve öve getirdiği TEOG sınavını yine kendileri tarafından bir sürü olumsuz gerekçe sayarak değiştirme kararı almıştı. Aynı milli Eğitim bir gün proje okullarla karşımıza çıkıyor bir gün tematik okullar adıyla, aynı milli eğitimin ilçe müdürlükleri köy köy, kasaba kasaba dolaşıp ortaokulların imam hatipleştirilmesi için çaktırmadan 4.sınıf velilerine anket yapıyor.

Aynı Milli Eğitim Öğretmenlerini aşağılıyor veli önüne atıyor, performans denilen hiçbir bilimsel ve objektifliği olmayan değerlendirme yöntemini dayatıyor, yönetici atamalarında torpil ulusal basında ve sosyal medyada listeler almış başını gidiyor. Öğretmenlere yönelik saldırılar ülke gündeminden inmiyor ve sürekli artıyor daha bugün Bursada bir veli okulu basıp müdür ve müdür yardımcısını silahla vurdu, geçen hafta Altınözü ilçesi Tepehan ilkokulunda gerçekleşen olay v.s. Bu karmaşa bu beceriksizlik üstüne nitelikli-niteliksiz okul ayırımı ile kendi okullarını aşağılayan bir bakanlığın eğitim kalitesini yükselteceğini beklemenin ne kadar doğru olabileceğinin sorgulanmasını kamuoyuna bırakıyoruz.

Milli Eğitim Bakanı “Eğitim Bölgesi ve Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi” adı altında yeni bir sisteme geçiş yapıldığını açıklamıştı. Yeni sistemde özetle öğrencilerin %90 ‘ı adresine en yakın olan 5 okulu tercih edecek ve bunlardan birine yerleşecek. Böylece ortaöğretim çağındaki 1 milyon 200 bin öğrenciden 1 milyon 80 bini bu şekilde bir ortaöğretim kurumuna yerleştirilecektir.

Milli Eğitim Bakanı’nın talihsiz bir şekilde ‘nitelikli okullar’ olarak ifade ettiği (fen lisesi, sosyal bilimler lisesi, proje okulları vb.) yine yapılacak merkezi sınavla öğrenci almaya devam edecektir. Türkiye’deki bütün okulların niteliğinden sorumlu olanların ‘nitelikli okullar’ vurgusu yaparak, Türkiye’deki okulların yüzde 90’ının niteliksiz olduğunu kabul etmesi, iktidarın eğitimdeki başarısızlığının bize göre en açık itirafıdır.

Kandırılıyoruz…‘Sınav Kalktı’ Söylemi Büyük Bir Kandırmacadır!

Açıklananın aksine temel eğitimden ortaöğretime geçişte sınav kalkmamıştır. Öğrencilerin önemli bir bölümü Haziran ayında yapılacak olan sınava katılacaktır. Doğal olarak Bakan Yılmaz’ın TEOG’un kaldırılmasına gerekçe olarak sunduğu ‘okul dışı kaynaklara yönelme’nin beliğin bir şekilde artması kaçınılmazdır. Çünkü sınavla öğrenci alan okul sayısının azalması bu okullara girmek için daha yüksek puan almayı zorunlu hale getireceği için kurs, etüt ve özel derse yönelim daha da fazla olacaktır.

Hatay’da merkezi sınavla öğrenci alınacak liselerin listesi yayınlandı.

İlçe Okulun Adı Kontenjan

Antakya Antakya Hz. Ayşe Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi 120

Antakya Antakya Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Anadolu İma 120

Antakya Hatay Besim Ömer Akalın Mesleki ve Teknik Anadolu L 30

Antakya Hatay Erol Bilecik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 60

Antakya Şehit Ahmet Benli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 30

Antakya Yıldız-Selahattin Mıstıkoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu 30

Antakya Hatay Fen Lisesi 150

Antakya Karlısu Sosyal Bilimler Lisesi 120

Antakya Osman Ötken Anadolu Lisesi 180

Defne Selim Nevzat Şahin Anadolu Lisesi 150

Dörtyol Recep Atakaş Mesleki ve Teknik Anadolu Lises 30

Dörtyol Fen Lisesi 150

İskenderun İskenderun Paşa Karaca Anadolu İmam Hatip Lisesi 120

İskenderun İskenderun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 30

İskenderun İskenderun Cumhuriyet Anadolu Lisesi 150

İskenderun İskenderun Tosçelik Fen Lisesi 150

İskenderun İstiklal Makzume Anadolu Lisesi 150

Kırıkhan Hatay Kırıkhan Melikşah Anadolu İmam Hatip Lisesi 90

Kırıkhan Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 30

Kırıkhan Naim Atakaş Anadolu Lisesi 150

Payas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 30

Reyhanlı Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 30

Reyhanlı Yahya Turan Fen Lisesi 120

Samandağ Adem Nural Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 30

Yukarıda yazılı olan okullar sınavla öğrenci alan öğrencilerin listesi olup ilçe bazında dağılımını göstermektedir. Örneğin Defne ilçesinde Harbiye veya Aknehir Mahallesi’nde olan başarılı bir öğrenci Defne ilçesinde ilk 150 içinde olmaz ise en yakın ilçe Antakya’ya ..Hassa’lı bir öğrenciyi direk Kırıkhan’a veya İskenderun’a git diyoruz. Antakya İlçesine bu kadar kontenjan ayrılmasının (ki bize göre yinede azdır) diğerlerinin bu kadar az kontenjan verilmesinin kriterini biri açıklasın. Siz bazı ilçelerdeki öğrencilere özel okullara gidin mi diyorsunuz.

Bu okulların ayırımı yapılırken hangi kriterler ön planda tutulmuştur sorusuna cevap bulamıyoruz.

Örneğin; Eğitim öğretim kalitesi bakımında Defne ilçesi bu kadar başarılı iken sadece 1 okulun nitelikli sayılmasının, Hassa da hiçbir okulun olmamasının nedeninin ne olduğunu bilemiyoruz.

Samandağ’da hiçbir Anadolu Lisesinin nitelikli sayılmaması hangi kritelerden dolayı olduğunun cevabını istiyoruz. Sınav kalktı denilirken sınava girip iyi puan alan öğrencileri ilçelerinde okul yoksa veya varsa kontenjan yoksa başka ilçelere yollamanın eğitime katkısı nedir? Velilere külfeti nedir? Sorularına mantıklı cevap bekliyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim’e ideolojik baktığını dile getirdi. Eğitimi gerici vakıflara bıraktı, Diyanet veya vakıflarla ile ortak projeler adı altında gerici laik olmayan bir eğitim dayatmasıyla ideolojik dayatmayla eğitimi yönlendiriyor. Sınavla öğrenci alacak olan okulların büyük bir bölümünün imam hatip liseleri olması hiç şaşırtıcı değil. Proje okullarının ve önünde hazırlık sınıfı bulunan Anadolu liselerinin öğrenci kontenjanlarının yönetmelikle 5 sınıfla sınırlandırılması, sınava girecek yüzde 10’luk kesimin hangi okullara yönlendirileceği ile ilgili fikir vermektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı eğitim’i sermayeye açıyor. Özel okullara verilen teşvik, özel okullardaki artış bunun en önemli göstergesi. Kaygısı olan veliye özel okula gönder diyor. Bugün ülke genelinde farklı cemaat yapılanmasının bariz bir şekilde geliştiğini hepimiz görmekteyiz.

‘Adrese dayalı kayıt sistemi’ sorunları çözmek bir yana daha da arttıracaktır. Her öğrencinin istediği okula gitmesi en doğal hakkı olmalıdır. Sınavsız ve her öğrencinin istediği okulda eğitim alması savunulması gereken en temel yaklaşım olmalıdır. Adrese dayalı bir sistemin öncelikle öğrencilerin seçme hakkını kısıtlamakta, öğrencileri sadece oturduğu mahalle ya da eğitim bölgesine hapsetmektedir. Semtlerin ekonomik ve sosyal farklılıkları ve eşitsizlikleri okullara da kaçınılmaz olarak yansımaktadır. Okulların teknolojik donanımlarından, öğrencilere yönelik olarak sunulan olanaklara, velilerin okul yaşantısına katkısına kadar pek çok alanda bu farklılıkları ve eşitsizlikleri görmek mümkündür. Sanki tüm okullar eşit ve aynı olanaklara sahipmiş gibi bir ön kabul ile öğrencileri kendi bölgelerinde/mahallelerinde bulunan okullara gitmeyi zorlamak sınıfsal eşitsizliklerin devamını ve öğrencilerin ait olduğu toplumsal sınıfa göre eğitim almaya zorlamak anlamına gelecektir. Bu durum pek çok velinin öğrencinin gitmesini istediği okulların bulunduğu bölgeye taşınması veya adresini taşımasına neden olacaktır ki bu durumun yaratacağı sosyal ve ekonomik sorunlar oldukça ciddi sonuçlar üretecektir.

Velilerimize ve tüm eğitim paydaşlarına sesleniyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığı bugüne kadar benimsediği eğitim politikaları ile eğitim sistemini siyasal iktidarın ihtiyaçları ve hedefleri doğrultusunda yap-boz tahtasına çevirmek dışında eğitimde somut ve çözüme dayalı politikalar geliştirmemiştir.

Temel eğitimden ortaöğretime geçişte yapılan son değişiklik, bakanlığın asıl amacının sağlıklı, herkesin memnun olacağı bir ortaöğretim sisteminin oluşturulması olmadığını açıkça göstermektedir. Nitekim MEB’in açıkladığı yeni ortaöğretime geçiş sistemi, sadece özel okulları ve emlakçıları sevindirmiştir.

Eğitimin hiçbir kademesinde öğrencilere ve dolayısıyla ailelerine dayatmada bulunmamalı, eğitim sisteminin öncelikli sorunu olan “sınav merkezli eğitim” anlayışı derhal terk edilmelidir. Her öğrencinin kendi ilgi ve becerisi doğrultusunda hangi alanda okuyacağını kendisinin belirleyeceği bir eğitim sistemi oluşturmayı hedeflemeden atılacak her adım, eğitimde yaşanan kaosu derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Görüşünüz ne olursa olsun hayata bakış açınız ne olursa olsun mevzu çocuklarımızın geleceği ise lütfen eğitimimizi ve geleceğimizi siyasi kaygılara kurban etmeyelim.Her çocuk özeldir ve her çocuğun iyi bir eğitim hakkı vardır bu hak anayasal bir haktır..Yarınlar güçlü eğitim üzerinden kurulur.Tepkimizi koyalım” dedi.

Haber – Foto : Ümit Sağaltıcı

 

Share
212 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+8 = ?