logo

reklam

ÇOCUKLARDA OBEZÜİTE VE KİLO KONTROL


Deniz Selen Vahapoğulları
dnm123@hotmail.com

 

 

 

deniz selen

 

Diyetisyen Deniz Selen Vahapoğlu

 

Sömestr tatiline girmişken çocuklarınızın sağlıklı beslenmesi ve son zamanlarda çocuklarda da yaygınlaşan obezite üzerine bir yazı yazıyorum. Şişmanlık, çocukluk döneminde en sık olarak yaşamın ilk yılı (bebeklik), beş-altı yaş arası ve ergenlik döneminde olmaktadır.Bilinen bir başka gerçek de çocuklukta obezite ile erişkin yaştaki obezite arasındaki ilişkidir. Erişkinlerde obezitenin tedavisi çok daha zor olduğundan, çocukluk çağında önlenmesi çok önemlidir. Öte yandan çocukluk çağında obezite de giderek yaygınlaşmaktadır. Günümüzde televizyon izleme, video oyunları ve bilgisayar gibi daha sedanter boş zaman etkinlikleri obezitenin yaygınlaşmasının nedenlerinden bazılarıdır.Ayrıca çok kısa ve kısa olan çocuklarda obezite riski bulunmaktadır bu yüzden çocukların yaşına göre kilo, boy kontrolü yapılmalıdır.

Çocuklarda Obezite Oluşumuna Sebep Olan Etmenler

Yaş, ebeveyn-çocuk arasındaki etkileşim ve yaşanılan çevre yani beslenme rol modeli olarak ebeveynler, ebeveynlerin besin seçimi ve tüketimi, ebeveyn kontrolü, ebeveyn obezitesi, sosyoekonomik düzey, çocuğa kalıtımla geçen faktörler, fiziksel aktivite, beslenme alışkanlıkları gibi birçok etmen çocuklarda obeziteye neden olmaktadır.

Uzun süre televizyon izleyen ve televizyon izlerken yüksek kalorili yiyeceklerin tüketilmesi obeziteyi daha da arttırmaktadır. Obezite sıklığı, 4 saatten daha fazla televizyon izleyen çocuklarda 1 ya da 1 saatten daha az televizyon izleyen çocuklara göre daha yüksek olarak saptanmıştır. Obezite ve psikolojik etmenler arasında bir ilişki olduğu kabul edilmektedir. Anne-baba- çocuk arasındaki olumsuz ilişkiler çocuğun ruhsal yapısını etkileyip aşırı yemeye neden olabilmektedir. Obezite ve genetik etmenler üzerinde yapılan araştırmalarda her iki ebeveyn obez ise çocuğun obez olma riski %80, yalnızca biri obez ise oran %50, ikisi de obez değilse oran %9 olarak bulunmuştur.

Çocukluk Çağı Obezite Tedavisinde Fiziksel Aktivite

Çocukluk çağı şişmanlıkta, güncel tedavi yaklaşımı beslenme tedavisi, davranış değişikliği ve egzersizi içeren, bireysel veya gruplara yönelik multidisipliner bir çalışmayı gerektirmektedir. Obeziteye ilişkin çalışmalar tek başına beslenme tedavisinin başarılı olmadığını, fiziksel aktivite ve beslenme tedavisinin birlikte daha etkili ve uzun süreli kilo kaybı sağladığını, kilo kaybını korumak için yaşam şekli düzenlenmesi ile düzenli fiziksel aktivitenin şart olduğunu belirtmektedir.

Çocuklar bisiklete binmeye, yüzmeye ve koşmaya katılım için yüreklendirilmelidir. Ailece yürüyüş aktiviteleri yaparak çocuklara günlük yürüyüş ve fiziksel aktivite alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çocukların hayat tarzları aktif duruma getirilmelidir. Çocukların günlük artan fiziksel aktivitesi ve sporiştahı azaltır, kalori harcanmasını arttırarak zayıflamaya yardımcı olur, yağ dokusu azalır, kas kitlesi değişmez ve kilo verdikten sonra tekrar alınmasını önler.

Beslenme Alışkanlıkları

Besin alışkanlıkları belirli düzene sokulmalıdır. Yanlış beslenme alışkanlıkları düzeltilmelidir.

Öğün atlanmamalı, öğün sayısı arttırılmalı, öğünlerde dört besin grubundan alınması sağlanmalıdır.  3 ana 3 ara öğün yapılmalıdır.2-3 saatte 1 öğün ve ara öğün şeklinde beslenmeye dikkat edilmelidir.

Sebze-meyve tüketimi, tam taneli unlu besinlerin, kuru baklagillerin tüketimi arttırılmalıdır.

Yağ ve şeker içeriği yüksek besinler önerilmemelidir. Ödül olarak şekerli ve yağlı besinler abur cuburlar verilmemeli bunun yerine meyve, taze sıkılmış meyve suyu,  meyve salatası, badem/fındık/ceviz gibi besinlerle çocuklar ödüllendirilmelidir.

Tatil, çocuklarda beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi açısından ebeveynler için bir fırsattır. Kahvaltı yapmayan çocuklara kahvaltı alışkanlığı kazandırılmalıdır.

Tatil sürecinde eve şerbetli tatlı, kola, gazoz gibi şeker içeren besinler alınmamalı, çocukların tüketimi önlenmeli, bu istekler daha sağlıklı ve doğru besinlerle değiştirilmelidir.

 

 

 

 

 

Share
331 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SURİYE Ülke Genelinde Durumlar Normal

    03 Ocak 2018 Köşe Yazıları

        İran İçişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Zulfikari ülke genelinde durumların gayet sakin olduğunu, son olarak bir kısım bölgelerde yaşanan kaosun yakın bir süre içinde sona ereceğini belirtti. İranlı yetkili Şura Meclisinin bir kısım göstericilerin şiddet ve kaos eylemlerinde bulunmalarıyla durumları yatıştırmak ve kontrole almak için etkin icraatlar aldığını ifade etti. Isfahan İl Emniyet Müdürü Yardımcısı Kahdreycan Kentinde bir polisin yakıldığı yönündeki haberlerin aslı gerçeği olmadığını belirtti. Teröristlerin İh...
  • KURAN KURSUNDA ÖRENCİLİK GÜNLERİM

    03 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Kuran’ı Kerim dersleri almak için Deniz Mahallesi halkından ve aynı mahallede yaşayan Hilal Hocanın yanına gönderdiler beni. Kurs yeri; Şimdiki Girne Caddesinin Tünel caddesiyle kesişme noktasından denize doğru 300metre mesafede sol yanda bir ara sokakta olup, Girne Caddesinden 100m. Solda bir yerde idi. Hocanın Edip, Süleyman ve Mehmet Selim adında üç erkek çocuğu var. Süleyman İlkokul 4. Sınıfına devam ediyordu. Diğerleri okula gitmiyordu. Süleyman, Okulda yaşadıklarını bizlere de yaşatıyordu. Örneğin; Öğretmenden dayak yese, birimize dayak a...
  • İÇ SAVAŞ HAZIRLIKLARI

    03 Ocak 2018 Köşe Yazıları

     Geçen haftaki yazımda; anayasanın nasıl askıya alındığını, yorum gerektirmeyecek derecede açık olan hükümlerinin nasıl yok sayıldığını elimden geldiğince izah etmiştim. Bu hafta da gündemdeki “iç savaş yasası” olarak nitelendirilen ve OHAL KHK’sı ile düzenlenen “ultra-mega” afa değineceğim. İçeriğinden ve ülkeyi nasıl bir duruma sokcağından çok, işin hukuki boyutunu anlatacağım. Yazmadan af müessesinin ülke tarihinde nasıl uygulandığını bir araştırayım dedim; bizden öncekiler nasıl uygulamışlar neler yapmışlar falan filan. Konuyu ele alan a...
  • 2018’E DAİR…!!!

    02 Ocak 2018 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Sevgili dostlar, Yeni bir yıla girdik...  Her seferinde olduğu gibi, yeni yılın güven, barış ve huzur dolu bir yıl olmasını elbette ki dileyeceğiz ancak, yarının karanlığını şimdiden haber eden, iç açıcı olmayan bir süreçten geçtiğimizi de görmezden gelemeyiz maalesef... Bunun için dayanışmamız şart... Dayanışma diyorum... Çünkü güven, barış ve huzuru tesis etmenin bana göre yegane yolu dayanışmadan geçiyor... Günümüz emperyalizminin, böylesi bir dayanışmayı tesis edememiş apolitik toplumları bölüp parçalayarak, esarete mahkum eder...