logo

reklam
27 Ağustos 2016

ÇOCUKLARDA İDRAR KAÇIRMANIN BİRÇOK NEDENİ OLABİLİR

Çocuklarda görülen idrar kaçırma, özellikle anne ve babalar için önemli bir sınav. Çocuklarda idrar kaçırmanın altında pek çok etken olduğunu Uzmanlar, “Uyanma güçlüğü, gece düşük mesane (idrar torbası) kapasitesi, gece idrar üretiminin artması ve genetik eğilim bu durumu ortaya çıkarabiliyor. Uyku bozukluğu, hiperaktivite-dikkat eksikliği, epilepsi, okul- aile sorunları gibi durumlar da idrar kaçırma sorununa neden olabilmektedir. 5 yaşını tamamlamış bir çocuk haftada 2’den fazla idrar kaçırıyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır” dedi.

childhood-fears

Beş yaşından büyük bir çocuk doğumsal ya da üç aydan uzun süre haftada en az iki kez uykudayken idrar kaçırıyorsa “enürezis” varlığından söz edilebileceğini anlatan Uzmanlar  “Bu sorun, çocukların gündüz ya da gece yatağını, elbiselerini istemsiz olarak ıslatması şeklinde karşımıza çıkar. Sadece uykuda idrar kaçırma (enürezis monosemptomatik) ile sıkışma, damlatma, sık ya da seyrek idrar yapma, idrar tutma manevraları, kesik kesik işeme gibi durumların eşlik ettiği idrar kaçırma (polisemptomatik enürezis) olmak üzere iki türlüdür” açıklamasında bulundu. İdrar kaçırmanın bazen başka sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini söyleyen Uzmanlar, “Özellikle idrar yolu enfeksiyonu, idrar torbasının hastalıkları, üriner sistemin yapısal bozuklukları, idrar konsantrasyon bozuklukları, böbrek yetersizliği, kabızlık ya da diyabet bunlar arasındadır” dedi.

Suçlayıcı davranmayın!

Tüm tedavi süreci boyunca ailenin çocuğa destek olmasının kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Uzmanlar “Çocuğun, bu sorunu sadece kendisine aitmiş gibi algılamaması için özenli hareket etmeli; tedavi sırasında ortaya çıkabilecek durumlarda suçlayıcı ve cezalandırıcı davranışlardan kaçınılmalı. Aksi yöndeki her davranışın, çocukta özgüven kaybı, davranış bozukluğu ve anksiyete gibi sorunlara yol açabileceği unutulmamalı” açıklamasında bulundu.

İlkokula başlama dönemi etkin tedavi için önemli

İdrar kaçırma sorununda çocuklarda ayrıntılı fizik muayene ve laboratuvar değerlendirmeleri sonrası altta yatan organik bir hastalık saptanmazsa aile yapısı ve çocuğun olaydan etkilenme derecesine göre 2 yıl gözlem ve destek tedaviyle izlem yapılabildiğini aktaran Uzmanlar, “Ancak ilkokula başlama dönemi olan 7-8 yaş daha etkin bir tedavinin seçilmesi açısından önemlidir. Altta yatan organik bir hastalığın olup olmadığının değerlendirilmesi için laboratuvar incelemeleri ve üriner sistem ultrasonografisi istenebilir. Bazen çocuklar, uygulanacak tedavi yönteminden korkabilir. Bu noktada ailenin de tedaviye katılımı, tedavinin başarısı için çok önemlidir. Muayene sırasında çocukla doğru iletişim kurmak, dikkat etmesi gereken durumları onunla paylaşmak, zorlandığı alanlarda ona yol göstermek tedavinin sonuçlarına da olumlu yansır” dedi.

Share
320 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+5 = ?