logo

reklam
19 Ağustos 2016

CABİR; “SAVUNMA HAKLARININ KISITLANMASI SİYASİ İADEMİZE YÖNELİK BİR HAMLEDİR”

 

HDP Hatay İl Eşbaşkanı Av. Şükran Dağ Cabir gazetemize basın açıklamasında bulundu. Yaptığı basın açıklamasında Cabir: “ Aralarında Erzin ilçe eşbaşkanımız Diyadin Sırça , Dörtyol ilçe eşbaşkanımız Halil Baybariz,Dörtyol ilçe yöneticimiz Mahmut Adar ve partililerimizin bulunduğu 9 kişi 12.08.2016’da sabaha karşı gözaltına alınmıştır” dedi.

cabit

Cabir; “OHAL yasası bahane edilerek avukatlarıyla dahi görüştürülmemektedirler. İlçe eşbaşkanlarımız ve partililerimizin gözaltına alınması , avukatları ile görüştürülmeyecek savunma haklarının kısıtlanması siyasi iademize yönelik bir hamledir.

Olağanüstü Hal’in ilk icraatlarından biri olan gözaltı süresinin uzatılması, bu yayılan şiddetin payandası olmuş; insanlar güvencesiz bir biçimde 30 güne varan sürelerde gözaltında tutulmaya başlanmıştır. İlk Kanun Hükmünde Kararname’nin hemen ardından, Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde, aralarında Belediye Eşbaşkanı’nın da olduğu on kişi gözaltına alınmıştır ve bu kişiler halen gözaltında tutulmaktadır. 1 Ağustos’ta da Erzurum’un Karayazı ilçesinde HDP ve DBP’lilere operasyon düzenlenmiş, 67 kişi gözaltına alınmıştır. Baskınlar esnasında dökülen kan kameralara yansımıştır.

Gözaltı ve tutuklama operasyonları Diyarbakır, Hatay, Adana, Van, Dersim, Muş, Bitlis, İstanbul, İzmir, Mersin, Ankara ve diğer birçok kentte şiddetli bir biçimde devam etmektedir. Bugün operasyonların hedefinde belediye eşbaşkanları, belediye meclis üyeleri, HDP ve DBP’de siyaset yapan kişiler, Eğitim-Sen emekçileri, kamu çalışanları ve esnafın da içinde olduğu çok geniş bir kesim bulunmaktadır. Darbe girişiminde bulunanlara yönelik çıkarılan KHK ile, bu girişimle ilgisi olmayan kişileri sindirmeyi amaçlayan operasyonlara da zemin hazırlanmaktadır.

14 Nisan 2009’da başlayan ve 8 bini aşkın kişinin hapsedilmesiyle sonuçlanan KCK operasyonlarını düzenleyen, yöneten ve kovuşturma sürecinde görevli olan hakim, savcı ve polisler teker teker tutuklanırken, partili siyasetçiler daimi günah keçisi olarak yeniden devletin hedef tahtasına oturtulmuşlardır. Kişi güvenliği ve özgürlük hakkıyla bağdaşmayan uzun gözaltı sürelerinde kişilerin avukat görüşmeleri 5 güne kadar engellenebilmekte, bu durum da işkenceye kapı aralamaktadır.

Barış ve demokrasiden yana olan kişilerin mesnetsiz, rastgele ve şiddet uygulanarak gözaltına alınmalarının darbe girişimine karşı mücadeleyle ilgisi olamaz. Anayasal düzeni yıkma girişimi olarak darbe girişimi ne kadar hukuk dışıysa, temel insan haklarını ve özgürlüklerini hiçe sayan son derece keyfi bir OHAL rejimi de o kadar hukuksuzdur.

Halkın seçilmiş temsilcilerini ve meşru siyaset zemininde çalışanları hedef alan bu gözaltı ve işkence furyası halkın iradesini yok saydığı için toplumdaki kutuplaşmayı güçlendirecek, barış imkanını bir adım daha uzaklaştıracaktır.

İşkence ve uzun gözaltı süreleri evrensel hukuka ve temel insan haklarına aykırıdır. Bu uygulamaların derhal sonlandırılması gereklidir” dedi.

 

 

 

Share
412 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?