logo

reklam
29 Aralık 2016

BAB(KAPI) KAPANDI, SURİYE’DEN ÇIKIN ARTIK!


Evgin Dağ
deneme15@hotmail.com

Evgin Dağ Yazdı

evgin

Geçtiğimiz hafta Moskova’da toplanan Rusya, Türkiye ve İran Dışişleri bakanları, Suriye savaşının bitirilmesi noktasında ve Suriye Arap Cumhuriyetinin bağımsızlığını tanıyan ortak bir deklarasyona imza attılar.

Deklerasyonda yer alan maddelerden birinde şu ifadeler yer alıyor; ”İran, Rusya ve Türkiye; çok etnili, çok dinli, mezhepsel olmayan, demokratik ve seküler(laik) bir devlet olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenlik, bağımsızlık, birlik ve toprak bütünlüğüne tam olarak saygı duyduklarını yinelerler.”

*   *    *    *

Moskova’da üç bakanın imzacı olduğu deklarasyonda yer alan bu maddeden dolayı Suriye’nin mevcut ve meşru yönetimini kabul etmek zorunda kalan Türkiye’nin, Fırat Kalkanı kapsamında El-Bab operasyonunu sürdürmesi zaman ve asker kaybı, en önemlisi komşusunun sınırını, haklarını ihlalden başka bir şey değildir.

Sözkonusu deklarasyona imza atılmamış olunsa dahi Suriye topraklarına girilmesinin Suriye’nin bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne bir tecavüz olduğunu yıllardan beri söyleyip duruyorduk.

Ancak bu deklarasyon sonrasında TSK askerlerinin hala Suriye ordusu ve hükümeti ile koordinasyon içine girmeden Suriye topraklarında bulunması, beraberinde çelişkileri ve çok sayıda soru işaretini yaratmakta. El-Bab’ı ele geçirse dahi imzalanan deklarasyondan dolayı ele geçirdiği toprakları Suriye Ordusuna ve hükümetine devretmek zorunda kalacak olan özelde TSK’nın, genelde ise Türkiye’nin, Moskova deklarasyonundan sonra sürdürdüğü bu pratiğin dönütü sadece ve sadece TSK askerlerinin boşu boşuna hayatını kaybetmesi oluyor.

*   *    *    *

Mecliste oylanan ve muhalefet partilerinin de ”evet” dediği tezkereden sonra Suriye topraklarına girilmesi başlı başına bir hata iken, Moskova deklarasyonundan sonra bu hatada ve çelişkide ısrarcı olmak ve TSK askerlerinin bir hiç uğruna hayatlarını kaybetmesine sebep olmak ayrı bir fecaattir. Türkiye derhal bu çelişkili pratiğinden uzaklaşmalı ve imzacı olduğu Moskova Deklerasyonuna hem sadık kalmalı hem de TSK askerlerinin ölümüne engel olmalıdır.

Share
518 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “HAFTALIK” DEĞERLENDİRMELER: 06-13 EKİM 2018″

    18 Ekim 2018 Genel, Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    1- Türkiye Ekonomisinin giderek zora girdiği ve ekonomik krizin toplumsal etkilerinin arttığı bu dönemde bu krize rağmen karlarını en çok arttıranlar büyük bankalar oldu. 2017 yılında bankaların karı 49 milyar TL olurken; 2018 yılının sonunda bu karın 55 milyar TL.’ ye çıkması bekleniyor. 2018 yılının ağustos ayı bankaların en çok kar elde ettikleri ay oldu. Bütün bunlar finans kapitalin Türkiye’deki gücü ve etkisini gösterirken, faşizminde finans kapitalin gücü ve iktidarını koruyan ve arttıran bir yönetim olduğunun göstergesidir....
  • YAKLAŞAN YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE -2

    17 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Daha önceki yazımda Belediye Başkanlığına aday olacak olanlara sorduğum sorular çoğu kişiye ütopik geldi. Yerel iktidara kim gelirse bu hizmetlerin yapılamayacak şeyler olduğunu, facebook hesabıma özelden yazarak söyleyen onlarca kişi de oldu. Bu tarz yakalaşanlar, hizmeti onlarca yıldır iki parke taşı olarak kabullenmiş gibiler. Sorduğum soruların ütopik olduğunu söyleyenler, tarihte Ordu'nun Fatsa Belediye Başkanı Terzi Fikri ve günümüzde Dersim'in Ovacık Belediye Başkanı Mehmet Fatih Maçoğlu örneklerine bakarlarsa aslında hizmet...
  • YAKLAŞAN YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE-1

    16 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    Yerel seçimler yaklaştıkça Belediye Başkanlığı adaylığı için kulisler artıyor, kimisi de ısmarlama ödül alıyor. Yaklaşan yerel seçimler öncesinde Samandağ'da yerel iktidara talip olacak olan adaylara şimdiden birkaç soru sormak lazım. 1-Yönetim anlayışınız sadece ihale ve betona yönelik mi olacak? 2-Ajandanızda daha önce kullanılan ancak uyulmayan "halkçı belediyecilik" argümanı olacak mı? 3-Genel Merkeze biat etme kültürü ile mi yöneteceksiniz yoksa halkın talepleri doğrultusunda mı hareket edeceksiniz? 4-Turzim ilçesi olma ...
  • İNSANLIĞIN KANAYAN YARASI: ORTADOĞU

    16 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    19.YY'ın sonlarına doğru ekonomik önemi ve değeri ortaya çıkan petrol bulundu bulunalı, Ortadoğu halklarının başına bela olmuştur. Başta Fransa ve İngiltere olmak üzere bütün emperyalist ülkeler; metazori paylaşımdan pay kapmak için kudurmuş köpekler gibi bu bölge ve halklarına acımasızca işgal ve saldırıları başlattılar. Bu işgal ve saldırılar günümüze kadar devam etti. Değerli şairimiz Orhan Veli’nin bir şiirinde meşhur bir sözü vardır: “Yazık oldu nasırından ölen Süleyman Efendiye.” Bu sözü Ortadoğu’da yaşayan Arap halklarına uyarlaya...