logo

reklam

  BABA MESLEĞİNİ, ULUSLARARASI İŞLETİYOR…

 

Hatay’ın, Altınözü ilçesinde zeytin ve zeytinyağı son derece önemli üretime sahip ilçelerimizden biridir. Altınözü zeytin dışında nar ve geçmişte tütüncülüğün önemli ekim merkezleriydi. Hatta bir dönem tütün para ettiğinden zeytin bahçeleri kesilir ve tütün tarlası haleni getirilirdi.

Hatay’a bağlı Altınözü bölgesinin yüzde ellisi halen zeytin işi yapmakta ve geçimini bu yolla sağlamaktadır. Ama bu sene Hatay’da zeytin ekicisinin elinde zeytin ve zeytinyağı kalmadı.

Altınözü ilçesinde zeytin üreticisi ve zeytinyağı ihracatçısı Yılmaz Dönmez bu konuda bir açıklama yaptı.

Dönmez yaptığı açıklamada; zeytin üretimi, zeytinyağı ihracatı, sabun ve nar ekşisi üretimi alanında fabrikası bulunduğunu ve bu alanlarda üretiminin büyük bölümünü yurt dışına gönderdiğini ifade etti.

Dönmez açıklamasının devamında; Burası, Hatay ve Suriye sınırında bir dağ ilçesidir. Bu ilçede yaşamaktan da mutluyum. Bir yere gittiğimde ilçeme nasıl ulaşacağımın şaşkınlığını yaşıyorum. Öğrenimlerinden sonra dede, baba mesleğini sürdürüyorum. Daha önce ilkel şartlarda yapıyordum. Eskiden aylarca süren bir üretim yapılırdı. Sebebi günlük kapasitesi 5 veya 10 ton civarındaydı. Toplam zeytin yüz ton, ya da bin ton, bu işe 4-5 ayda ancak yapardık, artık zeytin bozulur, kalite yok, ancak sabunluk olur. Benim hedeflerim başkaydı ama zeytin işine bulaşan artık başka iş yapmaz. Para kazan, kazanma artık ticari anlamı olmaz. 1994 Yılında Türk sanayicileri bu zeytinyağı fabrikası teknolojisine geçtiler ve bu gün ise en yüksek teknolojiyi üretiyorlar. Biz de artık bu yeni teknoloji ile çalışmaya başladık. Önce burada üç tane zeytinyağı tesisi kurduk. İkin binli yıllarda dolum tesisleri yapmaya başladık, zaten Arap ve Ortadoğu ülkelerine dökme yağı ihracatı yapmaya başladık. Şu anda işleyemediğimiz ürünü İspanya ve Avrupa’ya gönderiyoruz. Kapasitemizi aştığı zaman onlara dökme olarak gönderiyoruz. Onlar işleyip, onlar ambalajlayıp, katma değerinden, işçiliğinden onlar faydalanıyor. Sanayicileri faydalanıyor, onlar Avrupa ülkelerine ve diğer ülkelere gönderiyorlar.

İspanya ile ambalajlamada şansımız çok zayıf, sebebi ihracatçısı bir eoru üzerinde destek alıyor. İstediği zaman mal bulabiliyor. İyi kalitede yağ bulabiliyor. Dış piyasada arttığı zaman oradan aldığı desteği alternatif olarak kullanmaktadır. Biz dede bir destek var, küçük ambalajda bir buçuk lira, bir, iki litrede biraz daha düşüktür. Avrupa ihracatçısı 5 lira alırken, biz 1.50 kuruş alıyoruz. Bu şartlarda dış piyasada rekabet etmek mümkün değildir.

Türkiye’de zeytin yağı çok pahalıya satılıyor, kalite güzel, rekolte çok yüksek, her şey çiftçinin lehine görünmektedir. Bu seneki toplam zeytinyağı yemeklik çıktı. Çiftçiden 14–15 liraya alınıyor ama 25–30 liraya piyasada satılmaktadır. Aradaki büyük fark neden oluşuyor onu bilemiyorum? Öyle olmaması gerekir, tüketicinin de düşünülmesi gerekir. Benim açımdan yağ 25 lira olsun demem, üretici ne kadar önemli ise, tüketici de önemlidir. Tüketiciye kardan feragat edip, daha uygun fiyatlardan satılması gerekiyor.

İhracatımızın yüzde 60’nı ambalajlı yapıyoruz. Ağırlıklı olarak Almanya’ya yapıyoruz. Çin’de bir pazarımız var, oraya halen başlayamadık. Suudi Arabistan’a ambalajlı ürün gönderiyoruz. Çok ciddi miktarda gönderiyoruz. Gerekçesi ise bölgemizin yağını istiyorlar. Altınözü zeytinyağının Ortadoğu ve Amerika’da tanınmışlığı vardır. Bunun nedeni bölgemizdeki zeytin Akdeniz rüzgârlarından ve toprağından ötürüdür. Bu durum bizim zeytinin aromasını belirliyor.

Özellikle son dönemlerde gemlik türü zeytin ekimi çok yüksek ekiliyor, bunun durdurulması gerekiyor, çünkü zeytinin kalitesini düşürmektedir. Gemlik türü yaygınlaşırsa, bu önümüzdeki dönemde ticari olarak da yansıyacaktır. Yöresel çeşitlerimize dönülmesi gerekir.

MARKA BİZE AİT…

Zeytinyağı dışında Amerika’da çok önemli bir sabun pazarı oluşturduk. Yemeklik yağdan ve defneden sabun yaparak, oraya gönderiyoruz. Amerikalılar bize erkek eli değmeyen, tamamen kadın eli ile yapılan sabun yaptırıyorlar. Burada bu sabun üretiminin kamaralarla çekilip, orda satıyorlar. Pazarlarken ise “ Hatay’ın Altınözü ilçesi hanımların yapmış olduğu sabun” diyerek satıyorlar. Marka bize ait, o şekilde satılıyor. Ara verdik ama beş veya altı ay içinde yeniden sabun üretimine başlayıp; Amerika, İsviçre ve Hollanda pazarımıza döneceğiz.

Bölgemizde İnsanlarımızın Yüzde Ellisi Zeytincilikle Geçinmektedir.

Bölgemiz yüzde ellisi zeytincilikle geçimini yapmaktadır. Onun için önemli ekimler oldu. Yıllar önce, tütün siyasi malzeme olunca, zeytin yağının üzerine çıktı, vatandaşımız ise bu durumda 300-500 yıllık zeytin ağaçlarını kesti ve yerine tütün ekmeye başladı. Dolaysıyla büyük bir ürün kaybına neden oldu. Zeytinyağının dünyada iyi para ettiği için üretimi arttı.

Eskiden Zeytinyağı Satmak Zordu, Şimdi İse Gece 12 De Satmaya Kalksan 50 Tane Müşterisi Var.

Şimdilerde herkes zeytine döndü, 10–15 yıllık zeytin ağaçlarımız var, tabi eski ağaçlarımızda bulunmaktadır. Yüzde ile değerlendirirsek, yüzde yetmiş, genç ağaçlardır. Bir 5 yıl sonra zeytin üretiminin merkezi burası olacaktır. İlçemiz şu anda 10 bin ton üretim yapmaktadır. Bu da bizimle rekabet eden bir Akhisar var, olumlu yöndedir, kim fazla çıkaracak şeklindedir. Ama biz birkaç yıl sonra hepsini geçeceğiz. İlçe olarak Türkiye’de birinci olacağız. Şu an ilçemizde zeytinciliğe ve zeytin yağına önem verilmeye başlandı ve devlet de önem vermektedir. İlçe kaymakamımız tamamen zeytinciliğe yönelik projelere imza atıyor, bu da bize moral ve şevk vermektedir.

Devlet Eski Ağaç Bakımı İçin Üreticiyi Desteklemelidir.

Eski ağaçlarımız ürün vermekte sıkıntılı, bunların bakıma ihtiyacı var. Bunları en az bir 5 yıllık bakıma almamız gerekiyor. Eskiden büyük ağaçlardan 5 bin ton zeytinyağı alırken bu ağaçlardan bu gün 2 bin ton civarında almaktayız. Bu devlet tarafından desteklenmeli, şu anda destek veriliyor ama destek çiftçiyi teşvik etmiyor. Etmediği içinde çiftçi bakımını yapmıyor. Büyük ağaçların Türkiye genelinde bakıma alınması gerekir, bu ağaçlarda ürün kaybı çok yüksektir. Yeni ağaçlar bir yıl yüzde yetmiş veriyorsa, bir yıl yüzde otuz vermektedir. Büyük ağaçlarımız bir yıl yüzde elli veriyorsa, ikinci yıl hiç vermiyor. Onun için onların bir bakıma alınması gerekir.

Bu gün gelinen nokta da on yıllık, yirmi yıllık hatta yüz yıllık programlar yapmamız gerekiyor. Özellikle benim ilçem de on yıllık, yirmi yıllık programlar yapılsaydı, şu anda zeytinden 5 milyon TL. Elde ediliyorsa, bu kesinlikle 100 milyon tl eder. Kayıp çok büyük ve doğrudan vatandaşın cebine yansımaktadır. Vatandaş bunu idrak edemiyor ama sonunda farkına varıyor, sonuçta bir on yıl geçmiş oluyor. Bu anlamda planlı ekonomiye çok ihtiyaç var, Türkiye genelinde buna önem verilmesi gerekiyor. Zeytincilik şu anda ülkemizde ön plana çıkmış durumdadır. Bir İspanya’yı örnek verirsek, ihracatın yüzde yetmişi ambalajlı ürün, bu ambalajın yan tarafa geliri var ki; örnek şişe fabrikası, bir teneke fabrikası, bir kapak, bir etiket fabrikası, bunların o kadar yan gelirleri var ki, dökme çalıştığın zaman çok az bunlar vardır. İspanya yılların birikimi, programlı hareketler, yine bunun devamında kooperatifleşmeler, örnek, orada bir kooperatif 150 bin zeytinyağı üretebiliyor. Bu nerdeyse bizim ülkemizdeki rekolteye eşittir. Bu yılların çalışmasının sonucu oraya kadar gelmiştir. Bizim de artık bu günden sonra farklı bir politika ve uzun vadeli, çalışmalarla ama çiftçimize 70 kuruş için teşekkür ediyoruz, bunu yeterli görmüyoruz, bunun kesinlikle 1 dolar olması gerekiyor. Çiftçimiz daha az kazanıyor, daha fazla girdisi bulunmaktadır. Mazot ve şu bu destekle yürümez. Maliyetler düşürülmeli, çiftçi eğitilmeli, daha az masrafla daha fazla üretim yapmak, bu gün zeytinyağı sektöründe alt yapı müsaittir. Makineleşmede zeytinyağı fabrikalarını Türkiye’de son model olarak yapmaktadır. Bu iki veya üç firma yapmaktadır. Zeytin üreticisi olarak teknolojinin en yükseğinden yararlanıyoruz. Ülkemizin sanayicilerine teşekkür ediyorum. Dolum tesislerinde Türkiye’de teknoloji en yüksek seviyede, zeytinyağı stok yağı üretenler, en kaliteli malları pazara sunmuşlardır. Dolaysıyla bizim alt yapımız buna hazır, çiftçinin de buna hazır olması gerekir” ifadelerinde bulundu.

Haber Merkezi

Share
254 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?