logo

reklam
30 Ocak 2017

ARAP ALEVİ GENÇLİK MECLİSİ: KERBELA’DAN ALDIĞIMIZ MEŞALEYİ SON NEFER KALANA DEK TAŞIYACAĞIZ!

Arap Alevi Geçlik Meclisi, Suriye’de, Türkiye’de ve bütün bölgemizde yaşanan ve yaşanabilecek gelişmeleri değerlendirdikleri, manifesto niteliğinde bir açıklama yayımladı. AAGM’nin yayımladığı açıklamada şu ifadelere yerildi; ”Halkımıza, basına ve kamuoyuna;

Bu metin, sonun ilanı değildir. Daha duru, daha samimi, geleneğinden kopmayan, inanç karakteriyle bütünleşmiş, evrensel bir mücadelenin kapısını aralamak için yapılmasının sorumluluğu bilinen bir görevdir.

Arap Alevi Gençlik Meclisleri; yıllardır Suriye’deki dış müdahale ve mezhepçi saldırılara, Türkiye’de yükselen yaşam tarzı müdahaleleri, her türlü anti-demokratik uygulama ve politikaya karşı Arap Alevi halkının evlatlarının, bulundukları her yerde doğallıkları ve geleneksellikleri ile var olan sosyal ilişkilerinin, politik bir dile dökülerek bir varoluş mücadelesine dönüşüm sürecidir. Asimilasyona karşı hep bir ağızdan “Yeter!” çığlığı atmanın kültürel, politik ve özgün biçimidir AAGM”

Suriye meselesinde ilkeli ve halktan yana tavır takındıklarını belirttikleri açıklamaya şu ifadelerle devam ettiler; ”Suriye’ye emperyalist-selefi/vahhabi müdahaleye karşı ilkeli ve bizden yana, halkımızdan yana duruşumuz, birlikteliğimizi ve gelecek nesilleri güçlendirmek adına yürüttüğümüz dil, tarih, kültür, kimlik çalışmaları halkımızda ve gençlikte bir farkındalığa yol açmış ve halkın her kesiminde bu alanda çalışmaların artmasını, resmi ideolojiyi reddederek kendiyle bütünleşmeyi sağlayacak bir altyapının oluşmasını sağlamıştır.

Bizler Ali İsmail Korkmaz, Abdullah Cömert, Ahmet Atakan, Okan Pirinç başta olmak üzere bu yolda bedel ödeyen, önde gidenlerin; Suriye’de halkımızın onurunu yüceltmek için düşen, dövüşenlerin mirasını sahiplenenlerin arkadaş ve kardeşleri olarak, büyük bir kararlılıkla bu mücadeleyi sürdürme ve anılarını yaşatma sözü verdik. Yola çıktığımız bu bilinçle kimliğinin var oluş mücadelesindeki sorunları çözme noktasında gayret sarf eden, bu konuda kimlik, inanç ve en tabii insan haklarının, Türkiye’de eşit yurttaşlık hakkını talep edenlerin bir araya gelerek farklı çözümlerini tartıştırabileceği bir mekanizma olması münasebetiyle ‘Meclis’ tarzında bir örgütlenme yöntemi benimsedik. Siyasi parti ve kurumlardan bağımsız, gençliğin kendi mücadele yöntemini kendi seçeceği; akademisyenlerin, inanç ve kanaat önderlerinin ve toplumun pek çok farklı kesiminin desteğine açık bir yapı yaratma gayesiyle çalışmaları başlattık.

Bir kendini bulma süreci yaşadığımız için de, sosyal medyada ve politik toplantılarda görünme yarışlarına girmemeye ve kendi çalışmalarımıza yoğunlaşmaya karar verdik. Her zaman defalarca bahsettiğimiz şekilde değer üretme, dil ve tarihimizi bilince çıkarma yönünde bir yönelime sahip olduk. Savaş koşullarının halkımızda yarattığı ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerini, başta Suriye halkı olmak üzere savaşa zorlanmış, saldırıya uğramış mazlum halkların, acılarını ve mücadelelerini kamuoyunun gündemine taşıma sorumluğunu taşıdık ve çalışmalarımızın da hep bu sadelikte devam edeceğini umduk.”

Türkiye’nin 10 farklı ilinde üniversite gençliğinin örgütlenerek ilkelerini ve hissiyatlarını ifade ettiklerini belirten Arap Alevi Gençlik Meclisi üyeleri, şöyle devam ettiler: ”Türkiye’nin 10 farklı şehrindeki üniversitelerde, gençler olarak bir araya geldik ve hep bir ağızdan yüzlerce genç; ortak kaygıları, ilkeleri ve hissiyatı ifade ettik. Bu tarihi olayda hepimizin en büyük tasavvuru:

  • Yıllardır süregelen asimilasyon politikaları sonucu kaybettiğimiz dilimizi yeniden kazanmak,
  • Coğrafyamız ve inancımızla şekillenen tarihimizi bir daha kaybetmemek üzere yeniden bilinçlerimizde yeşertmek,
  • Sınırların ötesindeki akrabalarımızla iletişimi ve dayanışmayı arttırmak,
  • Geleneğimizi ve inancımızı korunmak;
  • Anadilde edebiyat, sinema ve müzik kültürünü bu topraklara yeniden ekmek,
  • Toplumda eksikliği açıkça fark edilen dayanışma ve beraberlik ruhunun yeniden oluşmasına zemin hazırlamaktı. Yani dedelerimizin, nenelerimizin hayallerini gerçekleştirmekti.

Bu amaçlar çerçevesinde gelişen 3 yıllık emeklerimiz ve çalışmalarımızı;

  • Bu ismin ve ruhun hepimizde yarattığı umudu kendi örgüt ve ya kişisel çıkarlarına alet etmeye çalışan bir takım art niyetli yaklaşımların,
  • Dış müdahalelerin, dar grupçu zihniyetlerin, ortak paydalarımız dışındaki gündemlerinin üretimlerimizin önüne geçecek ölçüde hareket alanımızı kısıtlaması,
  • Farklı uçlarda yer alan ve her biri birbirinden değerli mücadele yöntemi ve toplumsal bakışların artık ortaklaşılamayacak bir zeminde düğümlenmesi,
  • İnanca, geleneğe ve toplumun değer yargılarına yönelik saldırıların meclisler içine bile sirayet edebilecek noktaya ulaşması ve meclis yapısının esnekliğinden dolayı buna karşı bir yaptırım uygulanılamaması,
  • Bu toplumun ismini taşıyabilecek duruluğu ve samimiyeti oluşturabilecek zeminin kaybolması,
  • Meclislerin taşıdığı Arap Alevi isminin ağırlığının, bunu taşıyamayacak ve önemini kavrayamayacak insanlar eliyle itibarsızlaştırılmaya neden olabileceği ve kötü niyetli çalışmalara, topluma karşı saldırılara alet olabileceği durumların önüne geçmek için vicdani bir seçim yapmak zorunda kaldık.

Çoğu yerelde yola çıkarkenki değerleri paylaştığımız arkadaşlarımızın artık çalışmalardan uzaklaşması, bu boşlukların farklı amaçlarla doldurulmaya çalışılmasıyla ve bir süredir üretim ve çalışmaların durması sebebiyle var olan durumun ilanını yapmak zorundayız. Tarih boyunca bu halk için bedeller ödemiş önderlerimize karşı duyduğumuz sorumluluk bizi bunu yapmaya mecbur bırakmaktadır.

Belirttiğimiz etkenler sebebiyle ‘’Arap Alevi Gençlik Meclisleri (AAGM)’’ ismiyle yapacağımız çalışmalara iradi bir şekilde son veriyoruz. Bu açıklamadan sonra inisiyatifimiz dışında “Arap Alevi Gençlik Meclisi (AAGM)” ortak ismini kullanmakta ısrar edenlerle gerek hukuk önünde gerekse politik alanda hesaplaşacağımızı, söz konusu yapıların bu güne kadarki AAGM ruhunu temsil edemeyeceklerini deklare ederiz.

  • Savaş tüm gerçekliğiyle halkımızı tehdit ederken,
  • Asimilasyon tüm hızıyla iliklerimize kadar işlemeye devam ederken,
  • Feyruz’un, Vadi3 s-Safi’nin, Semira Tevfik’in ezgilerinin,
  • Halil Cibran’ın, Nizar Kabbani’nin, Mahmut Derviş’in dizelerinin bu topraklarda eksikliği sürerken,
  • Bir nesil kendi tarihine, geleneğine, birbirine ve toplumuna yabancılaşırken,
  • İnanç, zamane Hızır Paşa’larının elinde politika aracı haline getirilirken,
  • İnancımızın içsel manevi yönünün, unutturulmaya çalışılıp, ritüellerin içi boşaltılırken,
  • Toplumda sosyal yardımlaşma ve beraberlik duygusu hala umutsuz bir şekilde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya iken,
  • Mab3uca’nın, Cebel Muhsin’in Maan’ın, İkrime’nin İştebrak’ın hesabı sorulmadan; bir geri adım, bir vazgeçiş, terk ediş; Ali İsmail’in, Abdocan’ın, Okan’ın, Halil’in, Ahmet’in mirasını taşıyanların yapacağı bir pratik değildir. Hz. Ali’nin ‘’İnsân, hem hüviyeti, hem Hakikâtı ile insandır’’ sözünün ışığıyla ve bu hakikatin taşıyıcıları olma hedefiyle; aynı ruh, aynı heyecan ve daha büyük deneyimlerle politik alana dönme sözü veriyoruz.”

”HALKIMIZIN VAR OLMA MÜCADELESİNİ TAŞIYACAĞIZ”

Arap Alevi Gençlik Meclisinin yayımladığı açıklamada son olarak ”Arap Alevi halkının dünyanın her yerinde devam ettirdiği var olma mücadelesini büyüterek topraklarımıza taşıyacağız. Suriye savaşının halkımızda yarattığı sosyal, psikolojik ve ekonomik etkilerini iyice çözümleyerek halkımızın emperyalist müdahaleler karşısında daha etkin ve daha güçlü durabilmesi için çalışmalarımıza her alanda devam edeceğiz. Toplumsal dayanışma, bilinçlenme ve öze dönüş adına sorumluluk alıp kimliğini bilen toplumcu nesiller için elimizi taşın altından bir an bile çekmeyeceğiz. Bizler kendimizi geliştireceğiz ki toplumumuz, çocuklarımız ve geleceğimiz ışısın, aydınlansın. Tarihimize olan borcumuzun farkındayız. Direniş meşalesini Kerbela’da devraldık ve yeryüzünde sonuncumuz düşene değin o meşaleyi taşıyacağız. Hz. Hüseyin ve Hz. Zeyneb’in yolu yolumuzdur. Hayatının her alanında bu ruhu yaşatacak nesiller yaratmak umuduyla…

ARAP ALEVİ GENÇLİK MECLİSLERİ KURUCU İNİSİYATİFİ” ifadelerine yer verildi.

Share
226 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?