logo

reklam

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ  VE BAŞKANLIK


Hasan Yavaş
deneme02@hotmail.com

Millet İradesi tüm medya yandaşlaştırılarak ve bu iletişim kanallarıyla millet aptallaştırılarak ortaya çıkan iradeye denir.

Bu iradeye inananlara da dangalak denir.

Bir de şu internet sosyal paylaşım siteleri, facebook twetter gibi alanlarda, belden aşağı tabirler kullanarak solcu anlatım- değerlendirme yaptığını zanneden kişilerde cinsel- ruhsal bozukluk olduğu düşüncesindeyim. Kendini solcu- devrimci olarak lanse eden bu kişilerden rahatsız oluyorum.

‘ Bu iktidarın diğerinden farkı, toplumun genetiği ile oynaması. Türkiye’nin, Cumhuriyet’in birikimiyle oynuyorlar. Halkın yaşam tercihleriyle uğraşıyorlar. Türkiye’nin ileriye gitmesi lazım, geriye değil. Abdülhamit’i methederek Türkiye aydınlığa çıkamaz.

Evet, Türkiye’nin güçlü bir tarihi vardır ama aydınlık yüzü bellidir, karanlık yüzü bellidir.

Bellidir belli olmasına da ne yapılmalı?

Önce beklentilere yanıt bulalım. AKP ve MHP Milletvekillerinin Meclis’te göreve başlarken edilen yemine bağlı kalınacak, seçmene verdikleri sözlere, yeminlerine sadik kalacaklarına kim inanır?

Pazartesi günü mecliste ki AKP’li Adalet Bakanı ve Başbakanın konuşmalarından  anladığımız şudur. Oylamaya sundukları metnin, ‘DİKTATÖRLÜK’ içeriğini saklamak için ‘’güçlü lider, güçlü yönetim ile ülkenin içinde bulunduğu sorunların altından kalkabilir’’ soslu konuşmalardı, Bekir Bozdağ en azılı yöntem ve çarptırılan gerçeklerle Cumhuriyet ve laikliğe dahası Mustafa kemal’e dil uzatma girişimleri söz ustalığı bu sosun en yağlı tarafıydı.

Bu saatten sonra AKP ve MHP milletvekillerinden, önceden imzalatılan belgelerle oylarına nasıl el konulduğunun itirafları beklenemez.

Yurttaşın payına ise bütün bu olağan hal durumunda daha büyük sefalet düştü. İşsizlik %11 leri geçerken ki, bu resmi rakamdır, gerçek işsizlik %17’lerin de çok üstündedir. Yeni yılla birlikte başlayan zam furyası önümüzde ki günlerde de zamlar artacak, iğneden ipliğe, sebzeden tahile, undan tuza ve petrol ürünlerine her şeye zam üstüne zam gelecek . %100 mutfaklar kapanacak demektir. Haftada iki üç gün açık olacak mutfaklar…:))

Evet, bir de ilaca yapılan %11 zamdan bahsetmeye kalkarsam tümden moraller dip yapacak bu konuyu geçiyorum.

Ya üretim ne durumda?

Yerinde saydı!

Ona da hiç bulaşmayım.

Türkiye Büyük Millet Meclisi kuşatma altında başkanlık sınavı veriyor.

Türkiye, anayasa değişikliği adı altında, 12 Eylül askeri faşist darbesi kadar vahim İslamcı yobaz gerici parlamento darbesine maruz kalmak durumuyla karşı karşıyadır beyler bayanlar!

En yalın dille söylemek gerekirse, söz konusu anayasa değişikliği gerçekleştiğinde Başkan değil Padişah olacak padişah!

Cumhurbaşkanı aynı zamanda partisinin genel başkanı olacak

Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi aynı gün yapılacaktır.

Cumhurbaşkanı, partisinin milletvekili listesini yazacak, istediği tarihte Meclis-i feshedip seçime gidebilecektir.

Ülkeyi darbe ve iç savaş uçurumuna sürükleyen Erdoğan’ın tek adam diktatörlük kurmasına seyirci kalınamaz.

Türkiye Cumhuriyeti, cemaatlerin tarikatların, hayata dair bilgisi bilinci bin dört yüz yıl önceye ait müritlerin değil, ezilenlerin yoksulların emekçilerin kadınların çocukların ve gençlerin devleti olmalıdır.

Share
393 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • “KAHROLSUN PKK…O…ÇOCUĞU SAMANDAĞ”

    09 Nisan 2018 Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    12 Eylül 1980 askeri darbe sonrasında örtü olarak kullanılan Atatürk sevgisi ve milliyetçiliği yalanlarıyla “radikal ırkçı, bizden başka herkes helak olsun Türkçü ve Sünnici” devlet politikaları egemen oldu. Dış politikada komşulara düşman içte toplumsal ahengi ve bütünleşmeye zarar veren, herkesi potansiyel devlet ve Türk düşmanı kabul eden bir zihniyet hâkim olundu. Bu politikalar Emperyalist devletlerin talebi ve projeleri ile teşvik edildi. “Türk olmayan” bölgelere içerden ve dışardan “Türk ve Sünni” yüzlerce aile iskân edildi (yerleşti...
  • YAŞAMIMIZDA MEYAN KÖKÜ

    26 Mart 2018 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Yerel

    Eskiden iş bulmak, para kazanmak zordu. Mahalle insanının; zeka ve becerisi, yen bir çalışma alanı yaratıyordu. Mahallemizin bakkallarında Reşit Sürmeli ‘’ Reşit Hilk’’ Çalıştırdığı bakkal dükkânının arka bahçesini, vatandaştan satın aldığı meyan kökü için stok sahası olarak kullanırdı. Meyan kökünün kilosu 25 kuruştan alıyordu. Çocuk denecek yaşta olanlarla genç ağabey ve ablalar meyan kökü toplamaya giderlerdi. Herkes topladığı meyan kökünü Reşit Sürmeli’ye’’ Reişt Hilk’e’’ getirirdi. Bu işle uğraşan tek Reşit amca vardı. Başka mahalleler...
  • SAMANDAĞ’IN DEMOGRAFİK (NÜFUS) YAPISI ve SİYASİ EĞİLİMLERİ (2)

    26 Mart 2018 Dünya, Eğitim, Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Yerel

      Yazımın ilk bölümünde 1965 ten başlayıp 1983 yılına kadar gelmiştik. Bu bölümde 1987 yılından başlayıp 2000li yıllara gelip bırakacağız. 1987 yılı milletvekili seçimlerinden önce 1985 yılında nüfus sayımı yapılmıştır. 1985 sayımına göre: İlçemizin: Merkez nüfusu: 27 477 (13050 erkek - 14427 kadın) Köy nüfusu: 55 457 (26804 erkek - 28653 kadın) Toplam Nüfusu: 82 934 kişidir. Buna göre nüfus 1980 sayıma göre 17. 936 kişi artmıştır. 1980 yılında nüfus artışında azalma yaşanırken 1985 yılına gelindiğinde hızlı bir ar...
  • SURİYE, SEKİZ YILDIR DİZ ÇÖKMEDİ!

    17 Mart 2018 Köşe Yazıları

    Suriye'ye yönelik başlayan kirli emperyalist saldırının bugün sekizinci yılına girdik. 15 Mart 2011 yılında Dera'da ABD istihbarat teşkilatı CİA ve İsrail istihbarat teşkilatı MOSSAD'ın desteği ve yönlendirmesi ile başlayan sözde muhalif gösteriler, küresel havuz medyasında "Arap Baharı Suriye'ye ulaştı, halk demokrasi ve özgürlük istiyor" şeklinde servis edildi. Bu gösterilerin demokrasi ve özgürlük temelli olmadığının anlaşılması çok uzun sürmeyecekti. ABD ve İsrail'in eğitip donattığı El Kaide tandanslı çeteler, 6 Haziran 2011 y...