logo

reklam

ADD, YÜREKLİ YURTSEVER BAHRİYE ÜÇOK’U ANDI

 

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Samandağ Şubesi, 6 Ekim 1990´da evine gönderilen kitabın içine yerleştiren bombanın patlaması sonucu hayatını kaybeden ADD kurucularından, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi´nin ilk kadın akademisyeni,  Laiklik savunucusu SHP PM üyesi, eski senatör ve milletvekili Doç. Dr. Bahriye Üçok´u andı. Atatürkçü Düşünce Derneği Adına Samandağ Şube Başkanı Atiye SÖNMEZ ERDOĞDU imzası taşıyan anmada ‘Şehitlerimiz meşalemizdir! dendi.

ATATÜRK Cumhuriyeti’nin ne demek olduğunun yeniden hatırlatıldığı anma yazısında ADD Şube Başkanı ERDOĞDU, “ATATÜRK Cumhuriyeti; laik-demokratik, sosyal hukuk ve üniter devlet yapısıyla dünyada emperyalizmin yenilgiye uğratılabileceğinin kanıtıdır. Tüm mazlum uluslara ilham kaynağı olmuştur. Uluslararası güç odakları ve yerli işbirlikçiler, Cumhuriyetin zayıflaması için çeşitli senaryoları değişik zamanlarda uygulamaya koymuş; Atatürk’ün Model Devlet Sistemini yıkmaya yönelik çabalarını aralıksız sürdürmüştür.

ATATÜRK Cumhuriyeti’ni savunan, temel değerlerini anlayan ve topluma anlatan, kalemini, aklını, kişiliğini satmayan, namuslu, yurtsever, aydın gibi aydın insanların yok edilmesiyle rejim daha kolay dönüştürülebilecekti. Bu nedenle toplumu bilinçlendiren, aydın isimlerin seçilip susturulması gerekliydi: Kubilay’la başlayan süreç, 12 Eylül 1980 darbesiyle Cumhuriyeti yıkım projelerinin bir bir uygulamaya geçtiği, özellikle 1990’ların başından itibaren acımasızca devam etmiştir.

Kurucu Genel Başkanımız Prof.Dr. Muammer AKSOY’un 31 Ocak 1990’da katledilişinin ardından, 06 Ekim 1990’da; aynı ideal ve değerler uğruna mücadele eden Doç. Dr. Bahriye ÜÇOK, evine gönderilen bombalı kargonun patlaması sonucu şehit edildi.

Hiç şüphesiz ki Prof.Dr. Muammer AKSOY’u şehit edenlerle Doç. Dr. Bahriye ÜÇOK’u şehit edenler aynı karanlık güçlerdi. Şayet devlet devletliğini yapsa ve Prof.Dr. Muammer AKSOY cinayetini aydınlatılabilseydi, Doç. Dr. Bahriye ÜÇOK belki de katledilemeyecekti.

1990’lardaki aydın katliamının ilk halkası Prof.Dr. Muammer AKSOY, ikinci halkası da Doç.Dr. Bahriye ÜÇOK olmuştur. Devlet her iki cinayete de seyirci kaldığı için sonraki cinayetler işlenmiştir.

Dünya siyaset tarihi; bir devletin rejimi değiştirilmek isteniyorsa, önce o rejimi savunan aydınların ortadan kaldırıldığına yönelik örneklerle doludur.

Emperyalist planlar gereği; ATATÜRK Cumhuriyeti, dönüştürülmeli, başkalaştırılmalı ve temel değerlerinden uzaklaştırılmalıydı. İşte tüm aydın cinayetlerinin temelinde bu amaç yatmaktadır.

Doç.Dr. Bahriye ÜÇOK ilahiyatçı, siyasetçi ve bir bilim insanıydı. “Atatürk’ün izinde bir arpa boyu” bile yol alınamadığını açıkça söyleyerek; dinle ilgisi olmayan, fakat dini araç olarak kullanan çıkar odaklarına karşı savaş açmış, bir yiğit devrimci, inançlı bir Atatürkçüydü.

O’nun katledilmesine devlet ve maalesef toplum seyirci kalmıştır. “Kanı yerde kalmayacak” sözleri unutulmuştur. Fakat Bahriye ÜÇOK Atatürkçü Düşüncenin meşalesini taşıyan bir yürekli yurtsever olarak yıllar geçse de unutulmayacaktır.

Doç.Dr. Bahriye ÜÇOK ve tüm Cumhuriyet şehitleri mücadelemizde yaşamaktadır. Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’le birlikte yolumuzu aydınlatmaktalar”ifadeleri yer aldı.

 

 Haber: Ümit Dadük Sağaltıcı

Foto:  Arşiv

 

 

 

 

 

Share
163 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?