logo

reklam

2018’E DAİR…!!!


ümit sağaltıcı
umit_ofset2013@hotmail.com

Sevgili dostlar,

Yeni bir yıla girdik…  Her seferinde olduğu gibi, yeni yılın güven, barış ve huzur dolu bir yıl olmasını elbette ki dileyeceğiz ancak, yarının karanlığını şimdiden haber eden, iç açıcı olmayan bir süreçten geçtiğimizi de görmezden gelemeyiz maalesef…

Bunun için dayanışmamız şart…

Dayanışma diyorum… Çünkü güven, barış ve huzuru tesis etmenin bana göre yegane yolu dayanışmadan geçiyor… Günümüz emperyalizminin, böylesi bir dayanışmayı tesis edememiş apolitik toplumları bölüp parçalayarak, esarete mahkum ederek ayakta kalabildiğini Ortadoğu coğrafyalarında hep birlikte görmedik mi?

En büyük görev şüphesiz ki siyaset kurumuna düşmektedir… Bilinçli ve politik bir nesil yetiştirebilmek için siyasetin birleştirici gücünü kullanmalıyız…

Ancak genele de yerele de baktığımızda siyasetin aldığı maalesef acı ve ortak bir hal görüyoruz ki o da gücünü aldığı halkını, politikleştirip bilinçlendirmek  yerine basit menfaat hesaplarıyla yetinen bir kıvamda kontrol altında tutma halidir… Yüzü bireysel beklentilere dönük, komşusundan bihaber, itiraz etmeyen, edemeyen bir toplum yaratma halidir… Böylelikle oluşan muhalefetsiz yaşam alanlarında kibir ve güç sarhoşluğu içinde diktatörcülük oynama halidir… Tıkandığı yerde de gerek menfaat gerek güç sopası ile hizaya çekme halidir… Muhaliflere olduk olmadık gerekçelerle açılan bunca davalar, itibarsızlaştırma gayeleri, açılıp kapatılan musluk hikayeleri bu sopalara birer örnek değil midir…?

Bana göre çağın en büyük ihaneti budur… Halkın kendi eliyle zirveye taşıyıp güç kattığı siyasi karakterlerin zaman içinde, halkına karşı pirincin beyaz taşı olmayı tercih etmeleri evet bana göre çağın en tehlikeli siyasi hastalığıdır… Ve mutlak surette değişmesi elzemdir…

Bu nedenle sevgili dostlar, güvene, barışa, huzura varabilmek için yeni yıl adına dilemeliyiz ki 2018 yılı,

Siyasi varlığını toplumu ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı bir dil üzerinden değil birleştirici ve uzlaştırıcı bir dil üzerinden ortaya koyanların,

Siyaseti, biat kültürünü, rant kültürünü, koşulsuz yandaşlık kültürünü esas alan; eli, dili sopalı kalabalıklara değil, nitelikli, aydın ve ilçesini medeni seviyelere taşımayı esas alan nesillere açanların,

Halkın verdiği gücü, aynı halkı kişisel menfaatlerle terbiye etmek ve biat ettirmek için değil, toplumsal hassasiyetlerle hareket edebilen bir nesil yaratmak için kullanmayı ilke edinenlerin,

Yaşadığı mekanı modern dünyanın hızına yetişmiş bir yerde görmek isteyen ve bu nedenle eleştiren aydınını linç kültürü ile itibarsızlaştırmayı ilke edinenleri değil eleştiriyi bir artı değer olarak görebilenlerin,

Vatandaşın iradesini satın alma ahlaksızlığını hala kurtuluş olarak görenlerin değil, irade satın almanın gelecek nesillere bana dokunmayan yılan bin yaşasın kültürünü aşıladığını ve bunun sakıncalarını görebilenlerin,

Toplumun, kadın emeği gibi, anadil gibi, din gibi değerlerini vitrine koyup perde arkasında bu duyguları siyasi ranta dönüştürenlerin değil bu değerleri koltuk mevki ile  ölçmeyi zul sayanların,

Sırtını halkın dayanışmasına, yüzünü de bitmek bilmez aç gözlülüğüne dönmüş, siyaseti bir geçim kaynağı olarak gören siyasilerin değil geleceğe umut vaad eden siyasilerin yılı olsun…

2018 adına bunları dileyip zorlayalım; şu halde huzur güven ve mutluluk zaten kendiliğinden gelecektir…

Hepinize mutlu yıllar dilerim…

Ecz. Özcan Yılmaz

Share
239 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EKONOMİ NASIL DÜZELİR?

    17 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, Üst Haberler, Yerel

    10 günlük bir tatilin ardından Ayna’nın çalışma ofisindeyim.  Çantamdan, henüz daha ajandamı masaya koymadan başladı telefonum çalmaya, dolar yükseldi ne olacak bir haber yapsan. Bir diğer telefon gazete muhabirinden; ‘’esnaflar zor durumda, dükkânlarını kapatmayı düşünüyorlar’’. Tamam dedim. Durum çok kötü çıkıp kendim görmeliyim konuşmalıyım esnafla, ahaliyle… Demek ki, denize düşen, köpüklü su kabarcığı dalgalara canhaşır el attıkça battığı misali batıyoruz. Beynimde hızla düşünceleri geçiyorum, geçiyorum çünkü bildiğim bütün dü...
  • EKONOMİ ŞARTLARIMIZ

    07 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    Bir Ülke Düşünün, Dünyanın en pahallı petrolünü, en pahallı etini, en pahallı elektriğini harcıyor. Dünyanın dört bir yanından toplanmış kiralık katillerini komşu ülkenin vatan hainlerini, içinde barındırıyor ve besliyor. Kendi halkı vergi borcunu, Bağ-kurunu sigortasını ödeyemezken. Esnaf kiraya yetişemezken. Mülteciler vergisiz KDV'siz kirasız işletme işletiyor, üstüne devletten kişi başına maaş alıyor. Ve bu devlet medyası, yöneticisi ve de yandaş takımı refahtan hizmetten bahsedebiliyor. Rahmetli Bülent Ecevit'in döneminde benzin 1.5...
  • ‘’DALGAKIRAN ŞART’’

    06 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

    İlçemizde bazı sorunların basit çözümleri ‘’imkânsızmış’’  gibi algılanıyor. Dalgakıran da bu konulardan bir tanesi.. İlçemiz  ‘’mevsimlik turizm’’ ( yaz turizmi) için  biçilmiş kaftan. Kumsal var. Deniz var. Yaz sıcaklığı var. İlçemiz  -İl içi-  ‘’günübirlik’’  dinleme eğlenme ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda.  Böyle bir potansiyelin canlanması için çözüm basit; sahilin belirli yerlerine dalgakıran yapmak. ‘’ Dalgakıran olur mu? Olmaz mı?’’  yıllardır onu tartışıyoruz. Olur. Neden olmasın?  Adana, Karataş’taki eski DSİ plajı...
  • HANİ VERDİĞİNİZ SÖZLER!

    03 Ağustos 2018 Köşe Yazıları, Üst Haberler, Yerel

      Yazmayalı çok oldu ! Yoğunluktan koşturmaktan bırakın yazı yazmayı kendimi unutuyorum bazen. Seçim öncesi günleri hatırlıyor musunuz? Bilmem ama ben çok iyi hatırlıyorum. Verilen vaatler. Sözde refah gelecekti! Sözde döviz düşecekti! Sözde petrol fiyatları düşecekti! Sözde eğitimde iyileştirme yapılacaktı! Sözde Vatandaş refaha ulaşacaktı! Ama hepsi sözde kaldı tabi ki. Binali Yıldırım seçim sonrası şöyle demişti. Seçimde verilen vaatler geçersizdir. O verilen vaatler sadece seçimde oy oranını artırmak için verilir. Tabi seçimden son...